gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Hıdırellez ateşi....

06 Mayıs 2019, 11.10
A- A+

Bu gün hıdırellez... Geçmişin o güzel anıları saklandıkları yerden çıktılar, her hıdırellezde olduğu gibi. İstanbulun herkesçe hatta İstanbul'lu olmayanların bile  bildiği, meşhur semtlerinden birinde büyüdüm ben. Kadırga.. Daracık sokakların içiçe geçtiği, her tür mezhep ve yöreden insanı içinde barındıran, o kendine has büyüsü olan semt... Pencereden, karşı komşunun penceresine uzanan iplere çamaşırların asıldığı, şimdilerde varoş diye tabir edilen az gelirli insanların bir araya toplandıgı o güzelim yer. Çamaşır ipinin  ortak kullanıldıgı ve komşuların bir birine yarın çamaşır yıkıyacam diye haber verdiği, verirkende aslında içinde sen yıkama ip bana lazım mesajını yollardı kibarca.

İlginç bir semtti kadırga. Herkes bir birini tanır selamlaşır, herkes bir diğerinin çocuğuna kendi çocuğu gibi sahip çıkardı. Dini, dili ne olursa olsun her kez dost arkadaştı. Her dinin kendine has bayramlarında biz çocuklar, sanki o dine mensupmuşcasına en güzel elbiselerimizi giyer komşu evleri ziyaret ederdik. Bize ait bayramlarda torpilli şeker ve harçlık dolardı musevi, isevi komşularımızın çocuklarının cepleri. Yada paskalya bayramında aynı torpil bu kez bize olur ve elimizdeki torbalar rengarenk paskalya yumurtaları ve sıcak taze paskalya çörekleriyle dolardı. Mutlu çocuklardık bizler...

Ve hıdırellez....

Büyüklerin senede bir gün, ateşten uzak dur demediği tek geceydi hıdırellez akşamları. Her sokakta yanan irili ufaklı hıdırellez ateşinden atlardı büyük küçük herkes. Bir bayram çoşkusu kaplardı her sokagı. Hıdırellez ateşinden atlamanın hastalıklardan koruyacağı, sağlık vereceği inanışı nedeniyle yaşlısı genci atlardı o ateşin üzerinden. Gül ağaçlarının altına dilek ve istekler yazılıp konur ve gerçekleşeceğine inanılırdı. Bekar kızlar parmaklarına kagıttan yüzükler yapar takar, böylece o sene içerisinde evleneceklerine inanırlardı. Kağıda çizilen yada  taşlardan yapılan ev maketleriyle dolardı ağaç altları. O zamanlar her yer beton yığını olmadıgından olsa gerek, bahçelerde gül de, gül ağacıda bulmak mümkündü. Her gül'ün altı dolardı bu dilek ve isteklerle. Gençler para okul ev vs dilerken, ilerleyen yaşla birlikte yaşanan sağlık sorunları nedeniyle, tüm bu maddi değerlerin önemsizliğini farkeden yaşlılarsa, banada sağlık isteyin derlerdi her komşuya.

Ve hıdırellez ateşleri....

Gece olup akşam yemeği yendikten sonra tüm mahalleli sözleşmiş gibi dökülürdü sokaklara. Yaşlılar kapı önlerine serilen kilimlere oturup yanlarına konan demliklerden çaylarını doldururken bir birlerinede ikram ederlerdi. Her örtünün üzerinde gazeteden yapılmış küllahlarda çekirdek bulunurdu mutlaka. Belkide tek eglencemizdi o çekirdekler. Bakkallarda cam fanusların içinde açıkta satılırdı çekirdekler. Bir çay bardagı çekirdek 25 kuruş. Evdeki insan sayısına göre bir kaç bardak olurdu o çekirdekler, bir bardakta komşu hakkı eklenirdi mutlaka. Biz çocuklar heyecanla beklerdik ateşin yanmasını. Sabırsız bir biçimde ilk atlayan olmak isterdik nedense. Ateş yükselmeden zaten, ilk çocuklar ve yaşlılar atlardı bir olumsuzluğa neden vermemek için. Bu gün bile nedenini bilmediğim bir biçimde o ateşin üzerinden üç kez atlanırdı. Tüm sokak tek vücut tek din tek dil olurdu o gece. Hoş biz çocukken kimse bir diğerini ötekileştirmezdi zaten, aslolan insandı...

Annemden alıntıdır...O anlattı ben yazıya döktüm nice hıdırellezlere sağlıkla...

YORUMLAR

07 Mayıs 2019, 10.21
Merhaba Psiko ; Hikayeyi okuduğum zaman vermiş olduğum tepki , gurbaney caney daha önce neredeydiniz. : ))) Kendimi hikayenin içinde buldum.Bana o güzel duyguyu hissettirdiniz.Yüreğime dokundunuz.

Annemden alıntı diye belirtmişsiniz . Halk dilinde söylenen bir söz " eski insanlar "  O dönemin insanları evet çok kalender insanlardır.Bilgilerini , tecrübelerini bizlere en saf / doğal halleriyle anlatırlar.

Bir hıdırellez gününde bu güzel , yüreğime dokunan insanın içine dönük anılarını hikaye olarak bizimle paylaştığı için önce annenize ve size çok teşekkür ederim . Kalben.

Emeğine yüreğine sağlık. Çok güzel bir paylaşım eskiye dönük.
08 Mayıs 2019, 08.15
Beğendım Ok. Devam Et böyle
18 Şubat 2021, 10.06
İçten, samimi, yalın, bir o kadar da vurucu...

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın