gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Ah şu sevgiler SÖZDE değil de, ÖZDE olabilse keşkelerrr

11 Ekim 2020, 23.53
A- A+

   ''Sevgi'' şu günlerde deneyimlerimle, gözlemle özellikle de gençler arasında kafama takılan bir mesele ...Tabi ki bloğa sığacak bir konu değil ve bende konunun uzmanı değilim (psikiyatri uzmanı ,psikolog veya sosyolog değilim YANİ :)
   Ama yüreğimde gerçekten dürüstçe sevgiler barındıran, adil, iyiliğe yatkın bir yapım var maalesef.
   Sevgi kelime anlamı: İnsanı bir kimseye ya da şeye(galiba tanımda maddeyi kastetmişler) karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten içsel duygu, sevme duygusu.
    Sevgi bir duygu çeşididir. Kısaca ilgi göstermeye yönelten duygu anlamına gelir. Birçok anlamı içinde barındırır. Kardeş sevgisi gibi, şefkat; yemek sevgisi gibi, zevk; spor sevgisi gibi, tercih; ya da etkilenme, eğilim, düşkünlük, meyil, hayranlık, tutkunluk, bağlılık, dostluk, ilgi vs. anlamları vardır..! Gibi görünse de kavram çok derin mevzuu, aslında çokta basit değil.

   Günümüze dönersek sevgi o kadar yerlerde ki; nimet olarak görmeyi unuttuk..!!

   Yere düşen ekmek lokması gibi baş üzerine alıp, yüreğimize koymayı , yerden kaldırmayı değil; ayaklar altına almayı, yok saymayı yüzyılın marifeti saydık..! ( yada sadece ben sayıldığını 
farz ediyorum )

   İki canım, cicim, bir kalp emojisi ile seviyorum seni, bugün seviyorum ama yarın bilmem ;belki de tanımıyorum misali.
   Dostlukların, arkadaşlığın; sevginin önüne geçen çıkar-madde ilişkisi boyutu;  
   Kapı karşı komşuların tanınmadığı, bahçe komşularınızla birbirinize zarar verebilecek ruh hali , aile içi cinayetlere uzayan şiddetle duygu çıkmazı içindeki sevgisizlik ..
   Sevginin olmadığı bir yerde; saygısızlık , güvensizlik ,korku ve endişe yaratan bir hayat..
   Ama olmuyor işte bunun aşısı çocukken yapılmalı !

   Gerçek ile yalanı , özde ile sözde olanı ayırmak gerek..
   Naçizane basitçe algı yaparak şuan yüreğinize biraz belki de kulak verin istedim ..
   Aslında insanlar ne için sevmek yada sevilmek ister diye sormuyorum ,?!
   Sadece kendimle bağdaştıracağım bir  örnek verebilirim..
   Epey yaş almış bir nesil olarak çocukken evet sevginin safı ,saflığı aşılandı ama
ben hiç bilmem babamın, annemin başımı okşayarak, göğsüne yaslayarak beni sevdiklerini..
Ancak o yıllar öyleydi sanki büyükler göstermezdi, söylemezlerdi ama içten severlerdi diye bilirdik ..
   Şekil olarak gösterilemeyen ama yürekte beslenen, size enerji veren bir şeydi...
   Doğrusu değildi belki ama şartlar bunu gerektiriyordu ve sizde bilmediğiniz bir şeyin doğrusu bu diye inandırmıştınız belki kendinizi.. Ben inandırmıştım kendimi.. Belki de bu yüzdendir kimselere ailem, arkadaşlarım herkes dahil pek söyleyemem sevdiğimi, anlasınlar diye beklerim, davranışlarım ve yanındayken hissettirdiğim değerle belli etmeye çalışırım..
   Çünkü alt yapı bu ve günümüzde birçok insan için düşündüğümde,
   
   Bir çocuk kulağından değil, gözünden terbiye edilir. Duyduğunu değil, gördüğünü uygular gerçeğiyle yüz yüze kalırsınız...

   Her birimiz çocuk olduk; belki karnımız doydu, okullara gittik zihnimiz doydu ama ya ruhlarımız, ya kalbimiz...?

   Genelleme yaptığımda aşı demiştim ya sevginin dozu ve öyle bir bağışıklık sistemi var ki; kişiden kişiye, yöreden yöreye şiddeti ve ölçüsü değişebiliyor sanki..
   Bu ömür boyu sürebilecek bir aşı ve zamanla büyüdükçe dozajı ayarlaması sana kalıyor.
   Aşırı olduğunda; hüsran ve hayal kırıklığı, çaresizlik..
   Az olduğunda eksiklik değersizlik olabiliyor; deneyimleyebiliyorsun..
   Yaşayarak öğreniyorsun ve yaşınla beraber sevginin layık olana verileceğini anlıyorsun, boşa heba edilmemesi gerektiğini öğreniyorsun..ki ikili insan boyutundan cinsiyet ayırmaksızın bahsettiğim sevgi bu.. Yoksa yaşam koçlarının dediği gibi sen insanları, herşeyi hep sev, yüreğini aç , hep pozitif ol, sevgini paylaş çoğalarak sana geri gelir demesi en kolayı belki de.. Günümüz insanlığına ,insanlarına bakınca da bu düşüncenin geri dönüşümü pek gerçekçi durmuyor sanki :)
   Haa doğa, hayvan, madde-manevi sevgi başka bir boyut.. Ki onunda aşırısı, hatta çok azı zararlı olabilir diye düşünebilirim..

   Gerçekte eğer insan iyi biriyse, onu herkes sevebilir yani sevginin anahtarı aslında insanın kendisinde; yüreğinde, ruhunda, bedeninde saklıdır ve zihninde kabul görür..

   Somut mu, soyut mu bunu sen bilebilirsin..

   İyileşmediğin bir sevgi ile yıpranmaktansa, iyileşebileceğin arayış senin içinde ..
   Zahmetsiz rahmet olmayacağı gibi, emeksiz sevgi de sözde kalabilir..

   Bunu sadece sen bilebilirsin, başarabilirsin; ruhunla, kalbinle tüm benliğinle..
   Kendini içten içe fethetmelisin, yoksa çıkacağın yolculuk bir hiçtir!
   Ve belki de geçmişin izleri kalmıştır veya geçmemişin yarası ..
   İnsanoğlu bunu anlayıncaya kadar; işinle de o kadar meşguldür ki içini unutur..
   Gerçek sevginin iyilikler getirebileceğini özümsemez..
   Gerçek sevginin ; işine geldiği gibi davranmak mı?
   İçinden geldiği gibi davranmak mı olduğunda çelişir .!
   Sen bu duyguyla kazanmayı da kaybetmeyi de göze almışken
   Bir başkası haksız kazancı göze alır; işine geldiği gibi davranır;
   Bir diğeri doğruluğundan ,dürüstlüğünden kaybetse de , eksilse de, incinsede ; benliğindeki özde değerini ömür boyu sürdürür..
   Davranışının ve bu yolda adanmışlığın bedelini öder...

   Yani bu yolda; İyiliğin temelinde sevgi, sanki kötülüğün temelinde sevgisizlik vardır diyebilirim..
   Hayatın bize hesap sorma sırası geldiğinde de HAK'tan yana olan adalet bir bakmışsınız artık kötünün yanında da olabilir..
   Kötülerin ve kötülüklerin dünyası denmesi de bu yüzden belki de!
   Galiba bu dünya iyi olanların değil; rolünü iyi oynayanların dünyasıymış ;)

   Yine de her şeye rağmen, herkese rağmen yüreğinizde ki ''sevgi'' hiç bitmesin,
   Allah her daim layığınızı versin .!
   Korona günlerinde Gamyunla ;) ve SAĞLICAKLA kalın.

   DİPNOT: Anlamlandırmak için çabalamanıza lüzum yok. Hiçbir çıkar ve polemik gözetilmeden sadece bir karalamadır. Şahsi uzun ara tıkanmışlığın; çok çok sıradan yazılarımın, karalama olarak temize dahi çekemediğim bir başlangıcıdır. Hayatımın temelinde yatan bir duygunun uzun zaman sonra vücut bulmuş halinin ; kalemle (klavyeyle) buluşmasıdır. Bu saatten sonra yazın ihlallerim için yorumlarınız hükümsüzdür ;) Saygılarımla ammeye duyurulur !

YORUMLAR

12 Ekim 2020, 14.21
Böylesi klişe bir konunun eski bilinmişliklerle anlatılması hoşuma gitmedi. Ve o not da bir kadar gereksizdi. 
12 Ekim 2020, 22.50
Sevgili galactic_pact  gamyun ailesi olarak sizler zaten klişe olmayan konulara eğiliyorsunuz...
Benim bloğumda klişe olsun ,,
Kimse beğenmek, beğenmemek zorunda değil..
Hatta okumak zorunda da değil tabi kii
Zaman israfınız için kusura bakmayın efenim..
Zahmetiniz için yine de teşekkür ederim..
Dipnot meselesi daha önceki bloklarıma istinaden yazmış olduğum, kendimle eğlendiğim, eğlenenler adına da bir hatırlatma sadece ..)) gereği düşünülmüştür..
13 Ekim 2020, 10.31
Şu: "kimse okumak zorunda değil" keyif bağışlaması mantığını da oldukça 'rahat' bir duruş bulurum aynı zamanda. Ne demek ya, herhalde her şeyi okumak zorundayım. Herkesin de bu zorundalığı var. Üstüme vazife olsun olmasın her konu yazısını okurum. Okumadıkça birbirimizi nasıl düzelteceğiz. İnsanlar böyle gelişiyor. Yazı burada topluma açıldığından itibaren her beğenmediğim kısmına yorum yapma hakkım hududum var tamam mı?
Evet zaman israfım oluyor ama riske girip her şeyi mecburen okuyorum. Hayat zaten bu. Öğrenirsin beğenmezsin, başka öğretilerden beğeni geliştirirsin. 
Okumak zorunda değilmişmişim. Negatif yorumlar eğer bu kadar bağlayıcı ise yoruma kapatıp öyle yazılır. 
Böyle bir saçmalık var mı ya. 
14 Ekim 2020, 14.44
 ''Sevgi; sevdiğin kişilerin mutlu olduğunu gördükçe, onların mutluluğu ile, mutlu olabilme sanatıdır'' der BALZAC......


KLAVYE İLE BULUŞAN KALEMİNİZE SAĞLIK...
14 Ekim 2020, 23.41
 Galactic_pact siz her paylaşılanı okumaya;  olumlu-olumsuz yorumlarınızla katkıda bulunmaya de_
vam edebilirsiniz, tercihtir size sadece saygı duyabilirim.. Herkesi bilemem ama  şahsım düzeleceğim ve gelişeceğim konusunda çok aydınlandım sayenizde teşekkür ederim ;) 
 Sevgili zeRRya güzel paylaşım ve dileğiniz için size de ayrıca çok teşekkür ederim. Sevgiyle ve sevdiklerinizle mutlu kalın
 Klişe bir konu  gibi  görünse de  çağımızda  fazlasıyla ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek ve  gelecek 
nesiller için dahi  bu  ÖZDE SEVGİ meselesi yadsınamaz !! 

15 Ekim 2020, 09.13
Ya yok ben öyle fille avize dükkanına girmişsem çok rica edeceğim kusurum olarak kabul görülsün. İnsanları düzeltmek aydınlatmak falan bunlar benim görevim değil. Buna zaten ne birikimim ne de yetkinliğim yeter. Estağfurullah öyle algılandıysam. 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın