gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Aşk Dediğim...

20 Ocak 2021, 16.11
A- A+

           

               Gizlice düşündüğüm,
                Fark edilmesinden korktuğum
                Hakikat sen miydin?
                                                   Cahit Zarifoğlu


Ne oluyor biliyor musun; hayat devam ediyor…
Güneş doğmaktan vazgeçmiyor ve gece inmekten omuzlarımızın üzerine… Sabaha ulaşıp akşama yetişmekten sebep borçlandığımız şükürler de avuçlarımızda birikmekte hala.
Ben yine her gün zamanda yolculuğa çıkıyorum kelimelerle. Kah Spartacus olup meydan okuyorum Roma’ya kah bir Emevi kılıcının ucunda kanı damlayan Hüseyin olup matemi taşıyorum nesilden nesile.
Artı ürün dedikleri şeyin nemenem bir şey olduğuna takılıyorum bazı günler. Anlat anlat bitiremiyorum dünyanın başına nasıl bir bela sardığını bunun. Sonra düşünün diyorum, azıcık aşla kalabilseydi insanoğlu dünya bu kadar çekilmez bir yer olur muydu diye… Onlar düşünedursunlar ben koşaradım vazgeçiyorum bu kanaatkar hallerimden. Çünkü biliyorum bunun aslında çokla yetinemeyenlerin bir öğretisi olduğunu. Sen aza razı ol ki çoğu onlara kalsın… Ve mutlu ol; kader deyip boyun eğdirildiğin; kutsalların en kutsalı. Evet, belki alakasız ama düşünüyorum işte.


Kafamın içinde dolanırken tüm bunlar ve bir kısmını kendime saklayıp kalanını anlatırken isim dolu bir ekrana saatime de bakıyorum sık sık ve zamanı geldiğinde, Cicero’nun da dediği gibi ‘’Geçmiş geçmişte kalmıştır. Biz işimize bakalım! ‘’ nidasıyla teneffüs ilan ediyorum tüm o isimlere ve kendime. Biliyorum ve eminim ki onlar whatsappa koşuyorlar ben de dört duvardan ibaret bir aitliğe. Kalkarken de masadan hayıflanıyorum: Belki de gönülden bir âmin diyemedik senin ‘’farz etmeye fırsat bırakmayacak doyasıya bir özgürlük dileğine’’ diye... Sahi öyle dilemiştin değil mi bir zamanlar benim için. Şimdi bir kapı da sen kapatmış olsan da üzerime; âmin yine âmin; çokça âmin bu dileğe.

Ne diyordum… Evet, hayat devam ediyor. Soğanlar pembeleşinceye kadar kızarıyor hala mutfakta ve hala keklerimin üstleri aydaki kraterler gibi. Babette ve Cezbe'ye de teklif etmiştim ıspanaklı olanından ama onlar bu fikirden pek hoşlaşmadılar galiba. Yanına çay da demlemiştim üstelik... Olmayınca gelen, demlik demlik boşalttım hepsini lavaboya. E ne de olsa acıya çalmıştı hepsi: yenilip yutulmayan sözler gibi…

Ve aslında bir tek benim fark ettiğim durağanlığıyla akıp gidemezken hayat, ben de sonsuz ve süresiz bir iç döküşle, sana cümleler biriktirmeye devam ediyorum gördüğün göremediğin her yerde. Soyunduğum her kimlikte dışarıda bırakıp kendimi, O anlatadursun, yapadursun bir şeyler ve oyalansın hayatla diyerek; zaman zaman da bir nazar atıp şekilden şekle giren hallerime içimde ve dışımda kurduğum cümlelerle konuşmaya devam ediyorum seninle. İsminin üstünde gezinen parmaklarımla monolog monolog uzayan manikdepresif, şizofrenik haller biriktiriyorum yokluğunda.

Yani sevgilim şimdilerde aşk dediğim: tenimin adına değmesi sadece.


İSTANBUL

HAMİŞ: Bundan böyle sokak sokak sana emanettir şehir…Uyusun diye yokluğumda, ninniler söyle!


YORUMLAR

21 Ocak 2021, 07.32
Tamam Sevdalı Bulut. Ben pes ettim. Yine güzel ağzımı açtıracak bi yazı yazmışsın ama açmıyorum, pes! Direk ıspanaklı kek konusuna giriyorum. O gün ben kekten yiyecektim, lakin ağızda tat bırakmıyorsun ki! İnsan keki filan unutuyor, bu kadar kahır içinde kek mi yenir! diyor kendi kendine. O kısım öyle yani... Cahit Zarifoğlu'ndan yazınca sen, aklıma en sevdiğim şiiri geldi; her okuduğumda, her dinlediğimde daha da çok seviyorum. Onu şuracığa ekleyeyim, gideyim.

https://www.youtube.com/watch?v=Jlxzi-3UKU4


21 Ocak 2021, 12.32

Valla niyetim millete kabak tadı verdirmek değil... Oluyor işte yazılıyor; birazı gün ışığına çıkıyor birazı içe atılıyor...

Seviyorum hatun seni.
 

Yarım bırakmayayım ben de bari. Ruhumuzu prangalasın yine Zarifoğlu...



https://youtu.besmile Resmikrv_MMJ7gY


22 Ocak 2021, 12.25
Çaysızlıktan başım ağrımışken senin bir demlik çayı dökmüş olman ne büyük bir israftır. Sen nasıl bir müsrifsin hatun! Madem demlikte çayın kaldı , hiç mi boş kavanozun yok ala ala. Koysaydın içine demlikteki çayı; limon, nane vs. ilave etseydin, buzdolabına koyup bıraksaydın. Al sana soğuk çay... Allahım ya her aklımı sizlere vere vere akıl kalmayacak bende.
Çekiliyorum ben çekiliyorummm...  Kıymetimi bilin azıcık yaa..

Cezbem, canım, şahanem nedir çektiğimiz bizim....  cıkksss cıksss cıkssss smile Resmi 
22 Ocak 2021, 19.42
Ay kabak tadı mı dedim ya Gri. Üffff zaten linki okuyamadım gözlük takmışsın. Çözeceğim ama .p Babettemin başı ağrıyor bi yandan. Bol bol su iç Babettem, kulak memecağızlarını da ov parmaklarının arasında. Şimdiye geçmiştir gerçi. Neyse yine ağrırsa yap. Zor işimiz Babettem zoorr smile Resmi
24 Ocak 2021, 10.15

O gözlük oraya nasıl geldi hiçbir fikrim yok inan.
Cahit Zarifoğlu- Yaşamak; başa tutturduğum alıntının evveli yani.

Sen demedin elbette öyle: Benim kendime hissiyatım diyelim.

Babette kuzum neyleyeyim ben çayın soğunu. Sanki az üşürmüş gibi içimiz bir de soğunu içireceksin bize. 

Aklınızı seveyim sizin emi.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın