gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Adraha Ailesinin Kaçak Çocuğunun Yakın Çağ Tohumu

28 Mart 2021, 17.40
A- A+
Tedbiri uç bir paranoyaya dönüştürerek haklılığa sahip olma arzusunu sağlamcılığın pornografisine dönüştürenlerin 'altın çağındayız'. Paranın, menkulun, arabaların, hiç okunmayan e kitap arşivlerin, ve dahi bilgi ve fikrin, aslında beyni ve gönül gözünü yoran kalabalık ev ofis dekorlarının stoklanma ihtiyaçları başka hiçbir çağda böyle abartılı olmadı. 100 200 yıl sonrasının anlatıldığı bilim kurgu filmlerinde mekanların çok sade gösterildiği dikkatinizden kaçmıyordur. 


Günümüzden yaklaşık 2,5 milyon yıl önce ve devam çağlarda var olan Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve Kalkolitik (yazı sonrası devirler) çağı insanları zaman yolculuğu yapmayı keşfedebilip bizim çağımızda çokça yorulan bu toprağı havayı denizi ormanları görselerdi belki şu 2 seçenekle bu saçmalığı durdurmak isteryeceklerdi.

Birincisi: Dünyanın her tarafındaki çağdaşlarına bu günümüzün görüntülerini ulaştırarak toplu intihar seçeneğini masaya yatırmayı isteyebilirlerdi. Çünkü onlar, tabiatı kendileri gibi canlı görüyorlardı. Bizim şimdi anladığımız canlılık tanımının çok ötesinde bir farkındalıklı canlılık algılıyorlardı. 

Onların gözünde, tabiatın kulakları, ağzı, gözü, üzüntüsü, sevinci, ailesi, beklentisi, insanlardan tutarlı teşekkürler bekleyen bir patronajı vardı. Onlar, tabiatın kızgınlıklarını sezinleye biliyorlardı. Şimdilerde sıfır atık olarak hayatımıza giren kazan-kazan döngüsünü, onlar kazanırken-+kazandır yoluyla uyguluyorlardı. Tabiat onlar için, sofralarında sohbetlerinde merasimlerinde hakkında konuşulan bir dost gibiydi. "Bugün neşesi yerindeydi, bize çok iyi davrandı, dünkü kızgınlığını sürdürmedi. Adraha ailesinin çocuğunun onu asık yüzle kazarken mutsuz etmesi gerçekten korkutucuydu, hepimiz çok endişelendirmişti. Sahi o çocuk nasıl bu kadar aptalca davranabildi. Ailesini ve onu bu gece kabilenin ortasında yeniden eğitelim. Tabiata karşı bu ilk ve son hatamız olsun" gibilerinden konuşmaların geçtiği bir canlılık betimlenmesi vardı tabiatın. 


Bugünümüzü görselerdi, tabiatın yok olması üzüntülerinin asıl gerekçesi olmazdı. Tabiat tarafından bu kadar aptalca görünecek olmaları çok zorlarına giderdi. Çünkü tabiat onlara göre ulaşılması imkansız bir cömertlik ve zeka abidesiydi. Sonsuz bir kaynaktı. Onlara göre, bu süper zeka ile boy ölçüşebilir gözükmelerine en yakın minnet göstergesi kazanırken-+kazandır çalışkanlığıydı. Oradaki + yı adak olarak da mecazlayabiliriz. Gerçi somutsal olarak da uygulanırlığı olmuş ama onları şimdilik geçelim. 

Teşekkür etme farkındalıkları böylesi bir uçtayken, tabiat tarafından bu günümüzdeki hallerinin görülecek olması, kendi benlikleri için tam bir utanç olurdu. O kadar utanırlardı ki, tabiat onlara kimbilir nasıl aşağılayarak bakıyordur hüznünden vakit ayırıp toprak ağaç su gökyüzü için üzülmeye bile vakit ayıramazlar dı. Onlar için kederi mutlak ölümcül olacak olan günümüz doğasının bu travmasıyla karşılaşmak yerine belki bu yüzden toplu intiharı düşünebilirler di. 


İkincisi: O günlerinden bugünümüze kadar tabiatta var olan habitatların bozulup çürümesine neden olan bu vahşi sanayileşmeyi meydana getirmek için gerçekleştirilen her eylemi masaya yatırırlardı. Üremenin, gereksinimlerin/mutlak ihtiyaç kalemlerinin ve eğlence araçlarının kontrol edilebilirliğini ta o günden çizelgelere dökmeyi düşünebilirler di. Günümüz ve sonrasındaki binli yılların dünyasında da işletilmesi için kati, mutlak kararlı bir çaba ile tüm değişkenleri öngörüp, tabiatların öz dokusu tarihini ve insanlık tarihçesini barışçıl olarak senkronize etmeyi başarmayı isterler di. 


Bizim, tabiata uyguladığımız bu kazan-kaybettir eylemlerimizi tahmin edemediler diye her şey bitmiş demek değil. Çünkü avantajın 10'da 0,9'unu hâlâ elimizde tutuyoruz. Niye mi? Çünkü biz, bizden sonrakilerin tabiatı bizden daha hızlı ve şiddetli mahv edeceklerinden adımız kadar emin olduğumuz için bana göre henüz oyunun dışına itilmedik. Hâlâ vaktimiz var. 


Şöyle bir metaforla ve biraz da gevezelikle yazıyı bitirmek istiyorum: şimdiki zamanımızda kendimizi Paleolitik dönem olarak, yeni doğan veya 10 yaşlarında olan çocuklarımızı ise Yakın Çağ/Bilgi Çağı dönemi olarak varsayalım. Dönemin kendisi olarak değil, yine insan olarak kalarak çağ karakteristiği ile davranmak zorunda kaldığımızı düşünelim. Kurgusal düşünelim. 

Çocuklarımız doğal olarak bizden faydalanmak istediklerinde, rezervlerimizi (para pul eşya nesne madde stoğumuz değil, kurgudan kopmayalım. Biz tabiatız, toprak su orman hayvan ve havayız) şartsız koşulsuz onlara sunarken, onlardan "hayır teşekkür ederiz, birazı da sende kalsın" gibi cevapların gelme ihtimali tam olarak sıfırdır. 


Çünkü günümüz insanının egosu, doyduğunu anlayamayıp sonunda suyla şişip ölen öküzün ineğin midesi gibidir. Bizler önce, çok eski atalarımızın egolarını yeniden inşa etmeliyiz peşimizden geleceklere. Ondan sonra işler düzelir. 

İnşa edilen ya da keşfedilen bu yeni dna dizilimli egonun genomları taşınabilir hale gelir. Bizden, yani çağımızdan bir alırken 2 kaybettirmek yerine, 1 alırken 1,5 verme yetenekleri ancak böyle gelişir. Hıı, ama daha önemlisi, doğadan 1 alırken 3 kaybettirme alışkanlığımızı görmediklerini zannetme kurnazlığından vazgeçmemiz gerekiyor. Bundan vazgeçersek, onların da bu vazgeçişlerde başarılı olma adına umutları güçleri hevesleri olur. Bu yeni rutini onlar da sonrasındaki nesillerine aktarabilirler. 

Aaa bu ne güzel bir biblo, vaaa süper bi bot, oooo manyak bi kaban, yaaa bu da çok bi çok tencere tava, hiiii bu inanılmaz tv demek yerüne, sonraki yüzyıllarda mahvolacak bir dünyada ömürlerini sefilce zar zor oksijen aramakla geçirecek insanlar tarafından kesinlikle lanetleneceğimize kafa yormak bizi iyi ve saygın atalar yapar.

YORUMLAR

06 Nisan 2021, 17.54

Allah bizim belamızı versin diyeceğim ama verdikçe veriyor yaradanım bu aralar zaten.

Yeni bir gen dizilimi diye çok doğru birşey demişsin aslında. Ama bunun olabilmesi için halihazırda hiçbir insancıl kabuledilebilir ne bilim masumane çözüm olası gelmiyor bana. 
İnsanlık tarihinde de hiçbir uyanış büyük yıkımsız olmamış gibi zaten.

Bu nihai noktada kaybetme sonuçlu yaşam tarzından anlayıştan seçimlerden genlerimizi temizleyebilmenin tek yolu ırkımızın yaşayacağı büyük bir yıkımla olur ancak. Başka türlü bu matrixten çıkış olabilir mi bugünkü aklım ve öngörümle bulabildiğim bir çözüm yok. 
Sistemin hayatın her anına ve noktasına yaydığı öğreticisi, çeldiricisi öyle çok ki siz bir inşa ederken onlar bin yıkıyorlar...

Insanlığın çok büyük bir vaftize ihtiyacı var....

Eyvallah Galactic.

06 Nisan 2021, 17.59

Bu arada cahilliğimi bağışla kim bu Adraha ailesi? ( utanan Gri) 
Var mı cidden böyle bir şey?
Hani varsa, fakultedeyken uyuduğum eski çağ dersleri için esefle kınıyacağım kendimi.
06 Nisan 2021, 20.34
Gri, bi 4 sene daha böyle dağınık kalsın bakalım :) Sadece kendi kurallarımın işleyeceği yepyeni bir yarışma icat etcem. Şimdiden çok heyecanlıyım. Hele ki o yarışmaya vereceğim start biçimini düşündükçe içim içime sığmıyor :)) Kimi istersem onun kazanacağı bu yarışmada, içlerinde birbirlerinden ölümcül bermudalar olan okyanuslar oluşturcam :)))) Işık hızını geçen bir güç yok denir ya hani. O gücü herkese suncam :)) Beğenilmelerine bile fırsat bulunamayacak bir biri ardına gelecek fikirlerin kabul göreceği yepyeni empoze/öğretim biçimlerim ışık hızını geçecek. O yanındaki çocuğun süper insanlardan birisi olacak :) Sana yok :)))

Notumcuğum: Kendi blogum altında saçmalama hakkımın olup olmadığını bilmeden saçmalamak istedim :)) Ama acaba? :)))) Beni güldürdün, Allah'da seni güldürsün :))
06 Nisan 2021, 21.03

Hımm... Ben yine anlamamışım seni herhalde sanırsam galiba.
07 Nisan 2021, 12.03
Est kurban, bi cehalet varsa o bendedir. Senin tahsilinin yanında ben sadece çoban kalırım. 

Adraha ailesi uydurma :) Ama zaman makinemin olmasını, onların zamanında yaşamayı o kadar isterdim ki. Başka hiçbir şeyi bu kadar istemiyorum. 

Beni anlamamanı hiç dert etme reis. Ben kendimi anlayamaz iken yani :((
07 Nisan 2021, 16.28

Bunu sen deme bari arkadaşım... :) 
Biliyorsun o işler tahsille falan olmuyor. Bizimkisi ilk etapta sadece bir etiket. İçini ne kadar doldurduk ne kadar dolduramadık tartışılır. 

Her şartta ve ahvalde kendini anlayabilen varsa beri gelsin :)
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın