gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Loax & Z¡ßż - Bölüm 1

09 Mayıs 2021, 01.19
A- A+

Akşamdan söz vermişti. Ona, 27 milyon yıl önce dünyaya bilmem kaçıncı atılan format yüzünden nesli biten Kariuku penguenlerinin 21.yüzyıldan bir çift fosilini getireceğini söylemişti. Arkadaşı olan paleontolog İdan bu fosilleri ne zamandır istiyordu. 21.yüzyıla geldiğinde, caddenin köşesinde küçük ekranların başındaki insanları gördü. Ona hep söylüyorlardı, o da her defasında bununla dalga geçiyordu. ‘’insanlar mesaj göndermek için ellerini kullanmak zorundaydılar öyle mi.. yoksa yemek yerlerken de ağızlarını mı kullanıyorlardı?’’ diyip gülerdi. Ama şimdi bunun doğruluğunu gözleriyle gördü. Bunu denemek istedi. İlk iş gitti bir ev tuttu, hızla dekore ettirdi. İnternet olarak adlandırdıkları haberleşme ağına girdi. Arama yerine o çağın son alfabesini yazdı. Karşısına zurna sohbet odası çıktı. Sohbet? Ne ki diye baktı. İlginçmiş diye düşündü. Şu fosilleri alıp geleyim sonra bakarım dedi. 4 Feynkaf dakikasında Yeni Zelanda’dan fosilleri çoktan alıp evine geri döndü. Bilgisayarın karşısına oturdu sohbete başladı. Eğer 34.yüzyıla ayak uyduracak birkaç insan bulabilirse onları kendi zamanına götürmeyi planladı. Bu ilkel yüzyıldan iki insanı kurtarmak da bir şeydir diyip güldü. Karşıdan gelen ilk selam’ı cevapladı. Sohbet ilerledikçe konuştuğu kadının 21.yüzyıldan olmadığını anladı. Belli ki o da kendi zamanına bir şeyler getirmek için buradaydı. Acaba o da benim zaman yolcusu olduğumu anlamış mıdır diye kadının düşüncelerini teyit etmek istedi. Evet, anlamıştı. İsehtûn buluşmak istediğini söyledi. Matunar, tamam, Soenbi restoranında tanışalım dedi.

İsehtûn erken gitti. Mahtunar’ı beklerken bir kahve söyledi. Aradan 5 dünya dakikası geçti geçmedi, restoranın sokak kapısında bir kalabalık olduğunu fark etti. O gelen? Ne? Dağlar ormanlar hayvanlar restoranın kapısında neden bekliyorlar? Ve üstelik: adım be adımca zorla sürüklenilmeden geldikleri belli olup; kadının kollarına ayaklarına dolanan kokularını kör olsa alacağı ya o okyanuslar? Sahip olduğu habitatlarında yaşayan onca varlık içinden, isimlerini Alnirarx, Lizan ve Loax olarak sadece onların alınlarına yazmayı seçtiği fil ailesinden gözlerini alamadı. Uçmalarını ve yüzmelerini sağlayan kulaklarıyla kâh dağların zirvelerinde, kâh okyanusların zifiri karanlık kanyonlarında gezen bu ailenin ayrıcalığı nedir diye düşündü. Daha yüksekleri sadece merak etmekle hayallemek zorunda kalan kartalları, beyazdan hallice kurtulmuş kedi grisi rengindeki kulaklarına bindirip onlara başka diyarları gösteren, annesi Lizan ve babası Alnirarx'ın tek ve biricik çocuğu Loax, bu gözü karalığıyla anne ve babasını merakta bırakmayı gerçek bir oyun zannediyordu. Bu halini seyreden Mahtunar'ın da eğlendiğini gördükçe şımarıklık levellerini bir bir geçiyordu.

Bunların gerçek olmamasına taptaze bir %100lük ikna edilişle kani olacağı bir gerekçe bulmalıydı İsehtûn. Bu sebep bulunmak ve bulunulmak zorundaydı. Hızla aradı. Kız, masasına yaklaşamadan, oturması için sandalyesini çekme a'n-ı gelmeden, ilk yakın göz temasında önce dil kulak göz krizi, sonrasında ise kalp krizi geçirerek orada saçma bir ölüm değerine ait komik bir simetrisizlik ile gebermeden, o sebep kesinlikle bulunmalıydı. Çünkü adı gibi biliyordu, böyle bir mucizeyi bir kere kesinlikle hak etmiyordu ki. Mucizeler aslında hata da yaparlarmış. Aaaa aptalmışlar diye düşündü. Hayatın bilinen tarihlerinde ortaya çıkan işe yaramaz mucizelerin varlıklarını hiç duymamıştı. Hepsini, hatasız zamanlamalarla kemiğe dayanan çaresizliklere yetişen faydalı uslu canlılar olarak bilirdi. Tea ki o a'n-a dek! Tabi ya!! Canlı olup da olasılıksızlık kuralını er ya da geç çiğnemeyecek tek bir organizma yoktu. Mucizenin o an itibariyle yasak elmayı yemesi, doğasına aykırı böylesi korkunç bir hata yapması tuhafına neden gitmişti ki. Bu başına gelene kadar mucizeleri kafasında nasıl hatasızlaştırmışsa artık, nolur nolmaz demeyi, bir b planı yapmayı taaa ne zamanlardan beri umursamamışsa artık >>0±0÷0×0%0=0

O anda kızla dalga geçme potansiyeline erişme şartı ile nolurdu ki bu gerekçe teyitlenseydi keşkesi, aklının tüm tendomlarını yırtmakla kalmadı; dağ keçilerinin patikalarında o zirve senin bu zirve benim deyip endemik gönül örtüsüyle dolu organik niyetlerden düşüp düşüp ölemeyen kalbine de bir adet ecel promosyonu verdi. Hayal mahsulü bir serabın cehenneminde hapsolduğundan emin olduğu bu keşkeciği hediyesiyle gelmişti ama maalesef hayalen gelmişti.

İnanılamazlınırlık ülkesindeki yaratık kralı ve kraliçenin beslenmeleri için onlara erkek insan eti bulmak zorunda olan bir büyücünün aklına İRC sohbet odası neden gelsindi ki. Dışarıda o kadaaar fazla kandırılacak kurban edilecek erkek varken hem. Hem de, Zurna'nın zırt dediği ilkel mi ilkel yaşanılan bu dönem realistiğinin kara deliğinde, hem de buranın milletindeki sanal kişiliklerin her cinste her hayvanda enkarne olma yeteneğinde olduğu bir dönemde, yetmiyecek, internete her bağlanışında fax monologlarını duyduğu bir çileye neden razı gelsindi ki.

Ki olası bir yaratık kral ve kraliçenin tabaklarında her öğün en az iki erkek insan etinin olması gerekiyorken, bir büyücü buuunca zahmete buunca zaman kaybına neden girecek ki? Bu kadın bir büyücü değildi. Çünkü omuzlarından asılan okyanuslardaki o yunus balıkları kızın burnuna yanaklarına su atıyorlar. Yunus balıklarının, bir cadıyla bir insanı birbirinden ayırt edebildikleri herkesçe biliniyor. Tamam da bu olan tam ne? Böyle bir mucize flört etmek için bir chat odasına neden başvurmuştu? Onunla, bir şarkılık dans sonrası ruhlarını teslim etmeye razı on milyonlarca erkeği çoktan öldürmüş olabilir miydi? Bu cinayetlerin artık sıskalaşan rutininden mi kurtulmaya çalışıyordu? Ona tesadüfen rastladığına inanacak binlerce erkek arasından seçilmediğini, bu rastlantıya inanmayacak gerçekçi olması gerekiyordu.

O içinden böyle huysuz huysuz söylene dursun, restoranın kabul bölümünden kızı masasına doğru yaklaştıran müdürle göz göze geldi. Güzelliği ve zarafeti tartışma götürmez biçimde eşsiz olan böyle bir kadın, bu derecede tipsiz bir adamda acaba ne buldu diye içinden sorular sorduğu yüzündeki şaşkınlıktan anlaşılıyordu. Adam haklıydı. Bir an için kendini müdürün yerine koydu. Kızı masaya yaklaştırırken bu denksizliğe kesinlikle tahammül edemezdi. İkisinin arasında, güçsel çeşitlerin hepsinde de bariz belli olan devasa uçurumlar vardı. Kız, altın oranla var ola gelen bir tek'liği, bir sadece o'luğu temsil ediyorken, kendisi ise milyarlarca insanın rutinini temsil ediyordu. Daha 22’sine yeni ulaşmasına rağmen, mucizeleri hak etmediğine kendisini inandıracak gerekçeli kötücüllük limitini hızla doldurmuş olması mıydı acaba kadının dikkatini çeken? Ondaki bu ürkütücülükten haberi ya var dıysa? Ya bilerek seçilmişse? Ama niye? Sınanılacak mıydı? Teoride hak etmediğini bildiği böylesi gerçek üstü bir harikuladeliğe pratikte direnebilecek miydi? Direnmeyi seçmek ve seçmemek. Bu iki tercih, zıt uçlardaki farklı akıl yanılsamalarını ve/veya olumlamalarını beraberinde getirecekti.

Kendisine karşı böyle acımasızca adil olan bir insan, cezasını sürdürmesi için bu eşsizliğe direnebilirse, artık onun da tek olarak kabullenilmesi söz konusu olabilirdi kadın tarafından. Eşsizlik evresine geçilindiğinde tüm prensipler işlerliklerini kaybedecekleri için kuralsızlık temel kural yasası olarak benimsenebilinir. Bu ihtimali düşündü. Cezasının devamı için savaşmaya karar verdi.

Kadın, masasının karşısında ayakta onu seyrediyordu. İsehtûn'un ayağa kalkmayıp Mahtunar'ın sandalyesini çekme işini müdüre bırakması, Mahtunar'ın yanaklarına yerleşerek restorana giren ormanındaki ceylanlara gün yüzü doğurmuştu. 8 milyarda 1 ihtimali düşünerekten, hani olur da o akşam Mahtunar, karşıdaki erkeğe tüm gerçekliğiyle görünülmek istediğinde mucize eseri heyecandan taşa dönüşmeyecek bir erkeğe rastlarsalar diye yanlarında yegâne sevdikleri Mahtunar'ın tahtını getirmişlerdi. Hodrean ve Piusal isimli bu iki ceylan, elleriyle yavaşça yere inen kırmızı kehribar kaplı tahtı İsehtûn'un karşısına koydular. İki omuzunda, su kartallarıyla yarışan, dişisi Kezu ve eşi Tiar olan yunus balıklarını restoranın yüksek tavanlarında yüzmeleri için serbest bıraktı. Kuralsızlık kesişmesi 1

Mahtunar:
- Kimsin değilsin. Kimdin?
       
      - Eşitsiz gücünün belki yarışsızlıkla cezalı rağmenliğine kıyasla mı 'kimdim'?

- Sonsuzluğa attığın bu ok, bendeki uzun cevapları vurabilecek bir soru değil.
      
     - Ellerinin üzerindeki şu buz denizinde, az önce midesine attığı foklardan ona sorulacak sorulara cevap vermesini öğretmeyi seçmediğin o büyük beyazlarla hâlâ ve hâlâ beslenmem söz konusu iken, az önce sana bir soru sorduğumu zannetmen neden gerekti?

Mahtunar, şimdi gerçek bir soruyla....



------------------------------------------------------
AspunZ¡ßż > Kadim bilgelerin önderi
Eskaru > 16'ıncı gökte uyanacak canavar
Hozba > Kadim bilgelerin şehri
Mahtunar yılı > İçhon'u inşa etmeden önce, kendisine ait tarihçesinde saklı bıraktığı zaman birimi
İçhon > Mahtunar'ın ülkesi
Upesgan > İçhon'un başkenti
Mahtunar > Kadın (insan)
İsehtûn > Erkek (insan)
Hodrean, Piusal > Ceylanlar
Kezu, Tiar > Yunus balıkları
Alnirarx, Lizan, Loax > Fil ailesi 
Ougtelist > Jaguar
İdan > İsehtun’un arkadaşı
Z¡ßż > Aspun'un varisiydi

YORUMLAR

09 Mayıs 2021, 13.35
Tüm olumlamalarla yanılsamaların bileşkesini kuramsallığın denkleminden  nedenliliğin vs nedensizliğin düzlemine taşıma lüksünü ya da taşımama tercihini sunmakla sunmamak arası sıkışan hücrelerin özgürlüğünde tüm tutsaklığı eriten beynini...... :)))))

Noldu Galacticcus noldu :))))   Yeni nikini telaffuz edemiyorum henüz kusura bakma. Allah'ım adam bi gidiyor sonra bi geliyor evrenin içine mayın döşüyor..

Eylül canım benim, yazıyı okurken hangi duyguları hissettin cidden merak ediyorum.  :)))

Zor ya çok zor, ama keyifli okuması. Ordan hortlak burdan dırtlak çıkıyor, öteden salyangozlar geliyor sümüklerini yenlerine sürüyor. Sonra leylekler göç etmekten vaz geçip hayatlarını miç etmeyi seçiyorlar. Yılanlar evet yılanlar kirpilerle sevişme dansına başlıyorlar,sonra sonra sonra....

Yazının önermesi:  Bir kadın gelirse eğer onunla birlikte tüm dünya gelir size. Dağıyla, deniziyle, filiyle, ceylanıyla, ağaçlarıyla, kuşlarıyla gelir.....

Oh be :)))

21. yüzyılda işler böyle yürüyor Galacticusssssss  :)))) 

Sen çok ötelere gitmişsin,  o kadın çoooooook gerilerden geliyor bilesin.

Kalemine sağlık, zihnine sağlık....

 Allah kabul etsin, amin... :)))


09 Mayıs 2021, 14.56
Sen daha ilk seriden, Allah niyetini kabul etsin, beynime attığın noktalarla artık napmışsan :), yazının ikinci üçüncü serilerinde işimi tamamen bitireceksin demek ki öyle mi :) Sırf, beni hapsettiğin şu ...iccus Romalılığından kurtulayım diyip nick değiştirdim cadı :) Oyun bozanlık yok, yeni nickime başka medeniyetlerin isim takısı yok tamam mı :)
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın