gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

ÜÇ KAPI

07 Mart 2026, 22.25
A- A+
Üç Kapılı Dünyada Bırakılan En Güzel İz

Biliyor musun, bazen gecenin en koyu saatinde,  
kalbim göğsümde bir kuş gibi çırpınırken soruyorum kendime:  
“Bu kadar kısa bir yürüyüşte ne kadar çok şey sığdırabilirim ki?”
Birinci kapıdan geçtiğimiz anı hatırlıyorum.  
Ağlayarak, çırpınarak, annemin sıcak kucağına düşerek…  
O kapı kapandı ve bir daha açılmadı.  
Ama içimde hâlâ o ilk ağlayışın yankısı var.  
Sanki o gün başlayan bir özlem, hiç bitmeyecek bir hasret gibi.
Şimdi ikinci kapının koridorundayız.  
Adımlarımız bazen dans eder gibi hafif,  
bazen dizlerimizin üzerine çökerek ağır.  
Her adımda bir şeyler bırakıyoruz geride:  
gözyaşları, kahkahalar, yarım kalmış sarılmalar,  
“keşke”ler, “iyi ki”ler…  
Ve en çok da, dokunduğumuz kalplerin içindeki küçük titreşimler.
Üçüncü kapıya yaklaştıkça içim titriyor.  
O kapı öyle sessiz ki…  
Ne bir gıcırtı, ne bir davet, ne bir tehdit.  
Sadece bekliyor.  
Beni, seni, hepimizi.Ama korkmuyorum artık o kapıdan. Korktuğum şey, o kapıya vardığımda arkama dönüp bakmak ve “Hiçbir iz bırakmadım” demek. Bir tek kişinin bile gözlerinde “sen geçtin buradan ve ben buna değdim” dedirtememiş olmak.  
Bir annenin çocuğuna anlattığı masallarda bile anılmamak. Bir yabancının en kötü gününde, yıllar önce duyduğu bir cümleyle ayakta kalmış olduğunu bilmemek.Güzel bir iz bırakmak…  
Ah, ne kadar basit, ne kadar zor.Bir çocuğun saçını okşarken gözlerinin içine bakmak.  
“Sen çok değerlisin” derken sesinin titremesine izin vermek.  
Birinin gözyaşını silmeden önce kendi gözyaşını saklamamak.  
“Ben buradayım” demek ve gerçekten orada olmak.Belki birine sarıldığında onun omzunda bıraktığın sıcaklık,  
yıllar sonra bile soğuk bir gecede hatırlanacak.  
Belki “seni gördüğüme değdi” dedirten bir gülümseme, kalbin en kuytu köşesinde saklanacak bir hazine olacak.
Üçüncü kapı açıldığında elimde hiçbir şey olmayacak. Ama geride bıraktığım her güzel an,  
her içten kelime, her susarak dinleyiş,  
her affediş, her “seni anlıyorum”…  
onlar yaşayacak. Onlar, benden sonra da nefes alacak.Ölüm belki bir son, belki bir başlangıç, belki sadece bir kapı. Ama ben şuna inanıyorum artık: Asıl mesele, o kapıya vardığımızda içimizden yükselen o küçük,  
titrek ama gerçek ses:“Ben buradan geçerken…  
birkaç kalbi ısıttım. Birkaç gözyaşını dindirdim.  
Ve sevgili insan,  
güzel bir iz bıraktım.”O ses duyuluyorsa,  
gerçekten yaşadık demektir.Yürüyoruz hâlâ.  
El ele, yan yana, bazen yalnız.  
Ama her adımda, bırakacağımız izi daha da güzel kılmaya çalışalım. Çünkü geriye kalan tek şey, o iz olacak.  
Ve o iz, yeter ki bir kalpte hâlâ sıcak kalsın.

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın