gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Bloglara Dair Eleştiri

13 Ekim 2012, 13.30
A- A+

Eşli oyun oynarken, aynı ip’den, yani aynı yerden internete bağlanan kişiler, karşılıklı oynayabilsin diye izin veriyoruz. Bunu yaparken de amacımız; arkadaş olanlar, aynı ortamda bulunanlar, aynı masada oyun oynama zevkini tatsınlar isteyişimizdi. Ama bizim iyi niyetle yaptığımız ve sunduğumuz bu özellik zaman zaman bazı kişiler tarafından su istimal edilmeye başlandı. Aynı kişiler, sanki farklı kişilermiş gibi, karşılıklı oturup oynuyorlar, yani bir nevi hile yapıyorlar. Sonuç ne peki? Bizim hizmet için sunduğumuz bir özellik, suistimal ediliyor ve kötüye kullanılıyor.
Bu girişi neden yaptığıma gelince. Bloglarda son zamanlarda beni rahatsız eden bir durum oluşmaya başladı. Bu yazıyı yazma amacım da, bu rahatsızlıkla ilgili sizin görüşlerinizi almak, sizin doğrunuz ne onu öğrenmek.
Daha önce bir kaç blogumda, blogları neye göre onayladığımızı anlatmıştım ama tekrar özet geçmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Öncelikle belirtmek istiyorum ki, hiç bir blog, bizim hoşumuza gidiyor diye onay almıyor, hoşumuza gitmediği için de redlenmiyor. Bir çok blog var, okuyucu olarak okumaktan zevk almadığımız ama onayladığımız ya da tam tersi. Biz blogların özgün olmasını, başka yerden alıntı olmamasını, kişiye ait olmasını, hatta kişiye aitse bile, sadece bizde ya da en önce bizde yayınlanmasını istiyoruz. En önemli değerlendirme kriterimiz de bu. Onun dışında baktığımız şey de, içeriğinde, dini, siyasi ve futbol tartışması yaratacak ifadeler var mı? Bunlar çok hassas konular olduğu için tartışma çıkmasını istemiyoruz.
Zaman zaman blogların onaylanma süreleri değişiyor. Bu, blogları değerlendiren arkadaşlarımızın, yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 5 dk da onaylanıp, bazen de 2 gün sonra onaylanan bloglar oluyor. Bundan dolayı da, kimi yazarlara torpil yaptığımız, kimisini sevmediğimiz için beklettiğimiz gibi iddialar oluyor ki, hiç alakası yok.
Bazen de şöyle birşey oluyor. Blogların onayına direk ben bakmıyorum. Onaylama görevi olan arkadaşlar, okudukları blogda şüpheye düşüyorlar. İçeriği siyasi bir göndermeye sahip olabiliyor veya kullanılan bir ifadeyi sıkıntılı görüyorlar ve böyle durumda, diğer blogları değerlendirip, şüpheye düştükleri blogun onayını bırakıyorlar ve benim okumamı, uygunsa onaylayacaklarını söylüyorlar. Yani, sizin blogunuzdan sonra yazılıp onaylanmış ama sizinkine hala bir işlem yapılmamışsa, nedeni budu. İşleyişimiz kısacası bu. Kimseye torpil geçtiğimiz, kayırdığımız yok, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum. Hata yapılmıyor mu, yapılıyor, yanlış değerlendiriyoruz, bazen hakaretleri fark edemiyoruz, bazen üstü kapalı göndermeleri sonradan fark ediyoruz, fark ettiğimizde de gerekeni yapıyoruz.
Epey uzun açıklamadan sonra beni rahatsız eden durumu anlatayım. Ama ondan önce de kendimle ilgili bir kaç kelam edeyim. Ben sosyal hayatımda, küfürden, argodan kaçınan biri değilim. Duyunca, “hiii ne dedi” demem, rahatça da kullanırım. Ancak bu demek değil ki, her yerde, her ortamda rahatça kullanıyorum. Mesela bir arkadaşım, bir şey anlattığında, o olayla ilgili küfürlü bir yorum yaparken, babam benzer bir şey anlattığında, “Bittabi babacığım, mamafih, bu husus da görüşlerimi şu şekilde, izin verirseniz, anlatmayı arzu ederim” diye kuruyorum cümlelerimi.
Hala bana rahatsızlık veren durumu yazmamışım, şimdi fark ettim, yazıyorum. Bloglarda son zamanlarda, argo, küfür içeren yazı ve yorumlara çok fazla rastlar olduk. Olduk diyorum, eskiden de vardı ama bu konuda kurallarımız daha katıydı, biraz gevşettik. Yerinde ve güzel kullanılınca, rahatsız etmediği için de izin vermeyi tercih ettik. Ama ortaya çıkan durum, bizim çok farklı bir düşünce ile aynı ip’den kaşılıklı oynamaya izin verip de, bu durumu suistimal edenlerin durumuna dönüştü.
Bloglarda, piçler, boklar, allah belalarını versinler, klası gitti orası kaldılar uçuşmaya başladı. Diyeceksiniz ki, e kardeşim onay veren sizsiniz, şimdi de şikayet mi ediyorsunuz. Evet ediyoruz. Tutarsızsınız diyebilirsiniz ama durum ne yazık ki bu. Çünkü aşağı tükürsek sakal, yukarı tükürsek bıyık durumunu almaya başladı.
Bir kaç blog önce mizahi bir şekilde bahsettiğim; "tuvalette çıkarttığınız sesleri bile yazabilirsiniz bloga" cümlem, nedense kesilip, biçilip yanlış algılanmış durumda. Çünkü o cümlenin devamında, “ama kendinize özel blogunuz varsa” vardı.
Biz bloglar için, zevkle takip edilir bir yer olması için çalıştığımızı düşünürken, galiba ipin ucunu kaçırmaya başladık. Daha doğrusu böyle bir hisse kapılmaya başladım. Yazanlara, içerik konusunda daha fazla özgürlük verdikçe, o özgürlüğün, okuyucuları kaçırmaya sebep olduğunu düşünmeye başladım, son zamanlarda okuduklarımla.
Bunların dışında bir de, blog kısırları ortaya çıktı. Bloglara fotoğraf ve video eklemeye izin verdik vereli, bir fotoğraf ya da video ekleyip, altına da 3-5 benzer cümle yazıp, bu da benim blogum denen, bloglar türemeye başladı. Ya da çok klasik, herkes tarafından bilinen, aslında düşünce içermeyen, kuru laf kalabalığı içeren bloglar. Örneğin; sigara çok zararlıdır, öyle zararlıdır ki, off, off, çok pis zararlıdır. Akciğerleri bitirir, kalp krizi riskini arttırır, nefes darlığı yapar. Aman içmeyin!
Şimdi bu minvalde bir blogu onaylasan bir türlü onaylamasan bir türlü. İçeriğinde ne bir bilgi kırıntısı, ne kişinin kendi düşüncesi, ne konuya özel, az bilinen bir bilgi var. Ama yazı mı derseniz yazı, blog mu blog, onaylıyoruz ama onaylayıp, blogda diğer yayınlanmış bloglara haksızlık yapıyormuşuz gibi geliyor.
Tüm bu yazdıklarımı, ey ahali, benim düşüncelerim bunlar, hadi bakalım böyle yazanları taşlamaya başlayın demek için yazmadım. Sizin düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum, siz ne istiyorsunuz? Devamlı blog ve yorum yazan arkadaşların fikirleri değerli olduğu gibi, devamlı blog okuyup, sadece okuyucu kalan, yorum yazmaya üşenen arkadaşlar, 2 kelime de olsa, fikirlerini yazarlarsa güzel olur. Ama ricam, ben şöyle bi blog yazmıştım, o neden yayınlanmadı gibi, bize şu an hiç bir yarar getirmeyecek, manasız konulara girmeyin. Sizin fikrinizi soruyorum, siz ne düşünüyorsunuz?
Hatta bununla ilgili facebook sayfamıza bir de anket ekledim, üşenmezseniz, şu link’e tıklayıp, bir de oy verirseniz, daha net bir sonuç ortaya çıkar; http://www.facebook.com/questionssmile Resmi1635962876285/ Haydi, pamuk eller klavyeye, yazın yorumlarınızı ama küfür etmeden :)
Ha bir de! Benim "pembe eşofmanla" ilgili espirimin artık her blogda kullanılması, sizin için de kabak tadı vermedi mi? Demin kapı çaldı, bir baktım, değişik bir tip, hayrola dedim, gına geldi abi dediiler (Küfürün yanında, böyle iğrenç espiriler de yasaklanmalı bence blogda ama ben hariç)

YORUMLAR

12 Ekim 2012, 02.19
Siz, "tuvalette çıkardığınız sesi bile yazabilirsiniz" demiştiniz. Ama blogu tuvalete çevirin dememiştiniz. Özellikle bayan blog yazarları ya da yorumcularının argo kelime kullanmasını yadırgıyorum. Hatta bayanlar için "hatun" kelimesinin kullanılmasını bile çirkin buluyorum. Yazarların kalitesi arttıkça, aynı oranda argo kelimelerde arttı. Bunları "estetik" bulanlarda yok değil. "Bak! ne ağır adam, ne düzgün, ne de güzel şeyler yazıyor" dediğimiz insanların bile ağız dolusu küfürle gezmeleri ve bunu "samimiyet" adı altında yapmaları beni hayal kırıklığına uğratıyor.
"Yılda ortalama şu kadar dışkı çıkartıyoruz" diyenden tutunda, son olarak "Allah belanızı versin"  diyerek bloga pis kokular kokular yayanlar için geç kalınmış bir yazı oldu. Ama buna "dur" demenizde ayrıca beni çok sevindirdi. Şimdi üşenmeyip blogunuzu beğeniyorum.
12 Ekim 2012, 02.21
Fotoğraflı , resimli bloglara izin verilmesi bence çok hoş oldu. Bu izni güzel bir şekilde değerlendirmeyip  görüntü kirliliği yaparak kullananlar varsa  kaldıracak mısınız lütfen kaldırmayın  fotoğraf görsellerini ayarında kullananlarda var kullanmayanlarda öğrensinler bir zahmet. Öğrenmek istemeyip bildiğini okuyanları da zaten ben okumuyorum onların okuyucu kitleleri başka napalım şimdi o başkalarını bloglardan mı kovalım kovmayalım   öğretelim.
Argo kelimelere gelince bu esneklik de kaldırılmasın bir başkasına beddua ya da hakaret içermiyorsa ve yerinde kullanılmışsa neden kaldırılsın ki.Bu izni de suistimal edip gerekli gereksiz yere argo bir kelime yazan varsa e onlarda öğrensinler bir zahmet nerde nasıl neyi yazacaklarını.Argonun olmasına ben karşı değilim evimde kadın argosu sözlüğünden tutunda diğer argo sözlüklerine kadar birçok kitap mevcut.Niye çıkarmışlar bu kitapları yazanlara kolaylık olsun diye yani neymiş yazarken argo kullanılabilirmiş.
Ayarında olduğu sürece bu izinlerin bir sakıncası yok ama sizde zaten bunu demişsiniz ayarlayamıyorsunuz suyunu çıkarıyorsunuz demişsiniz ve çözüm önerileri istemişsiniz.
Ben çözüm bulamadım bu böyle gider :))
Sadece şunu diyebilirim abartmayalım arkadaşlar ayarı oturtalım.Yazamıyorsak da yazmayalım iki fotoğrafın altına iki cümle yazmak marifet değil ki e ama sizde sitenin üyesisiniz şimdi onaylanmasa yazılarınız küser gidersiniz.
Ne olcakmış peki yazmayı bilen bilmeyen herkesin yazısı onaylanacakmış çünkü burası edebiyat dergisi derneği değilmiş üyeler küstürülmemeliymiş.
12 Ekim 2012, 02.38
      Harflere koyulaştıran eğen özelliklere daha yeniler eklenebilir mi.  Blog sahibi bloğunu sildiği gibi bloglara yaptığı yorumları da silebilir mi. Forum sitelerinde olduğu gibi, her hangi bir yoruma alıntı ile bir yorum yapılabilir mi. İmla kurallarını otomatik düzenleyen bir programa sahip olabilir miyiz. Onaycı oplarımızın tam bir listesine ulaşabilir miyiz. Siteye girdiğimizde blogla ilgili oplarımıza dilediğimiz zaman bütün salonlardan ulaşabilir miyiz.

       Site oplarının bir paneli var mesela. Onun gibi bir pencere yapılıp online iletişim olabilir mi. Mesela şu dediğimi her blog portalda görmek istemişimdir. Mesela bir blog yazıyor blogcunun biri. Yazdığı kelimenin eş anlamlı başka türevlerini bulacağı bir panel olsa, böylelikle zengin bir anlatım olsa. Bu hem yazım dilini hemde konuşma dilini zenginleştirecek. Meramımızı ne kadar zengin anlatırsak karşıya o kadar fazla duygu açılarını yakalarız. Bu olabilir mi. Başarılması zor yazılımları istediğimi biliyorum. Ama Gamyun.Net de ki yöneticilerin uzmanlıkları da ortada. Bu zor olmamalı. Evet biraz masraf açar belki, ama bunun geri dönüşü olacaktır. 

       Oyun geliştiricilerinize sorularımız ve istediklerimiz de çok aslında. Davet alınan kutunun içeriğinden tutunda masa biçimine kadar bir çok sorusu olacaktır herkesin. Umarım geliştiricilerle buluşacağımız buna benzer bir platform ayarlarsınız. İyi çalışmalar. Başarılı ve sağlıklı üyelerinizin artması ümidimle iyi çalışmalar dilerim.

       Teşekkürler v2.Gamyun.Net  
12 Ekim 2012, 03.33
Masaldaki Kral, eklenmesini istediğim her özelliği saymışsınız. Gerçekten tüm bunlar olsa gamyun blog portal daha fazla gelişim gösterebilir ve daha eğlenceli bir hal alabilir yazarken-okurken. 

Özellikle, blogla ilgilenen genel oplara ulaşımın kolaylaşmasını istiyoruz ( dur hepimiz, sanırım, yani öyledir, değil mi ? Ben sadece gmsnn'e offlinedan ulaşabiliyor(dum)um, geri kalan opları nerede bulabilirim, nasıl ulaşabilirim bilmiyorum (halaa), bildirilemiyorum, bildirilemiyoruz... Offlinedan cevap vermiyorlar zaten. Bulundukları dolu salonlara girmeye de şeyim, yetmiyor. Şey, fıstık mahsulüm yetersiz, ekip biçilmiyor da tarafımdan tarlam, neyse öyle işte ).

Konu içeriği hakkındaki görüşüme gelince; bu sayılanlardan birini ben de yaptığım için bana da söz hakkı düştüğünden cevap vermek istiyorum, soru sorucam ama sormasam mı acaba, günahı boynuma; küfür ve hakaret olmadığı sürece neden rahatsızlık verir bu durum birilerine (hayatlarında hiç duymamışlar gibi)? Ayrıca gereksiz yere kullanmak da ne demektir ? Gereksiz yere kullanmak demek birine direk küfür-hakaret etmek demektir ki, buna genel oplar okurken onay vermezler zaten.Biz blog yazarı-yorumcuları-okuyucuları olarak küfür-hakaret-beddua üçlemesini uzatır dururuz şimdi, çok biliyoruz ya o bakımdan. Siz en iyisi mi uygun görmediklerinizi yayınlamayın olsun bitsin, bizim de ne çenemiz ne parmaklarımız yorulmasın burda. 

-Ayrıca, umarım Gamyun'a eklemeler konusundaki görüşlerimiz de dikkate alınır ! -

Not: 
Kibarca, çook kibarca kabaca konuşmak serbest midir örtmenim ? Örneğin; "arkadaşım altına işedi" desem,ispiriklesem, tek ayak üstünde durma cezası verir misiniz ? İşemek, bir eylem değil midir örtmenim ?... Örrtmenim, sabah oldu, günaydın..
12 Ekim 2012, 03.43

            Nihayetttt!!!!! Bu hassas konuda ne zaman yetkili bir kalemden ses çıkacak diye beklemekten umudumu kesmişken yazınızı gördüm şükürler olsun dedim..Az daha yönetimden ses çıkmasa yazarlık konusunda hiç olmayan yeteneğimle,yüzsüzlük yapıp muhtemelen ilk ve son blok denememi yozlaşan blok yazarlığı-yazarları ve bu vahametin doğal sonucu;yozlaşan yorumcu kitlesi üzerine ben kalemi pardon klavyeyi elime alacaktım ki imdadıma yetiştiniz gmssn op..Teşekkürler:)

    

            Demokrasi ve düşünce özgürlüğüne olan katıksız inancım oldukça geniş limitlerde  olmasına rağmen,beni bile neredeyse artık "İmdat lütfen Sansür"dedirtecek oranda isyan noktasına getiren,son günlerde paylaşım adı altında sunulan; Türk Yazın Dilinin tüm imla ve gramer kurallarını katletmeyi,akabinde göz zevkimizi ve okuma alışkanlığımızı yok etmeyi kendine düstur edinmiş karalamalara müdahalenin zamanı geldi de geçiyordu derken  imdadıma yetiştiniz:)..[Acaba bu yazılarda dış mihrakların komplosu mu?Hmm kesin ...x devletin işidir..Hadi bir teskerede ona çıkaralım elimiz değmişken:)) ]..İşin şakası bir tarafa da...

 

           "Sansür,yasak,baskı"..vs..bu kelimeler bende allerjik etki yaptığı için naçizane önerim odur ki gmss op:"Blok portalını 2 bölüm  hatta belki taleplere göre 3,4,..bölüm yapsanız..Her bölümün de kendi içerik alanı olsa..Düşünce fikir yazıları,duygusallar köşesi,anı/biografi köşesi...vs... gibi.Yazar yada okuyucularda kendi yazmak yada okumak istedikleri konulara dair blok bölümüne girip zaman kaybından,göz yorgunluğundan kurtulup beğenisine göre güzel paylaşımlar ile  hoşça vakit geçirmiş olsa..?Ne dersiniz!!Hem kimseyi incitmemiş hemde şişi de kebabı da yakmadan, herkesin ruhuna uygun olan cümlecikler manavının tablasından istediği çeşitlilik ve oranda faydalanmasını sağlamış olabilir miyiz?

 

       Sizin şahsınızda tüm yöneticilere kolaylıklar dilerim..Teşekkürler gmsnn op..


 

12 Ekim 2012, 03.44
  Bizler acaba ne zaman sapla samanı ayırt eder hale gelebiliriz diye merak ediyorum ben. "Yılda şu kadar dışkı üretiyoruz.." diye başlayan bilgegunes in yazısında benim de yorumum var. Bu argo değildir, ha evet altta yazdığı argoya dair düşüncelerine ben de katılmadığımı ifade ettim. Yazıyla ilgili yorumumu da yaptım. Aslında düşündüğüm kesinlikle bir farkındalık yaratmak niyetinde olduğuydu, sadece aklı karışmıştı yazarken. Konunun kendisi veya ana teması "dışkı" iken, bunu argo diye tabir etmek abesle iştigal olur.

  Gelelim benim bedduama. O yazının amacı önemli bir konuya dikkat çekmek, ona buna beddua etmek değil. Beddua küfür degildir. Ha dersiniz ki "hoş değil bu etmesen daha iyi olurdu" ona da amenna. Fakat yazıdaki öncelikli  algı bu olmamalı. Okuduğunuz doğru düzgün yazılmış bir yazıdır, kabul edersiniz ki bu tip yazılarda vurgu yapılabilir, ha şunu da demiyorum "öyle düşünmüyorum sırf vurgu olsun diye yaptım" hayır hiç fikrim değişmedi aynı şekilde düşünüyorum. O yazının altında bu yüzden eleştiri almış olmam, beni kendi adıma hiç rahatsız etmedi. Sadece o yazının başka bir şeyler anlatma çabası vardı, iş başka noktaya çekilince konudan uzaklaşıp, beddua tartışmaya başladık. Ben yine yazarsam eğer bu blog sayfalarında, yerli yerinde argo da kullanırım, bela da okurum. Uygun görülürse onaylanır yok görülmezse onaylanmaz. Size tavsiyem Zülal eğer Cezbe rumuzu görürseniz bir yazıda acilen uzaklaşmanızdır. "Pis kokular yayanlar" diye tabir ettiklerinizden biri olarak argoyu, küfrü geçip hakaret sınırına vardığınızı hatırlatırım.  Saygılar..
12 Ekim 2012, 05.00
Bir daha baktım tekrar baktım pc ye baktım yanlşmı görüyorum diye. Kalktım takvime baktım gmsnn 1 gün  sonrasınımı yaşıyosun:)) BLog eklenme tarihi 12.10.20012 olacaktı.
12 Ekim 2012, 06.29
     Bu mevzu çözüme kavuşmaz abi. Siz ne yazarsanız yazın, "millet bildiğini okuyor." Yazdığım ilk blogda da belirtmiştim: "Kim ne istiyorsa" yazabilmeli. Tabi belirtilen kurallar çerçevesinde. Sonuna kadar bu fikrimin arkasındayım.

     "Torpil" konusuna gelince: Bir keresinde buna çok bariz bir şekilde şahit oldum. Bloglarını benim de ilgiyle takip ettiğim bir yazarımızın blogu, blogun yazılma tarihine müdahale edilmek suretiyle liste başı yapıldı. Ben, şahsım adına bundan rahatsızlık duymadım tabi. Daha çok kişi tarafından okunmayı hak eden bir yazıydı bence. Fakat, objektif olarak baktığımız zaman, bunu çok etik bulmuyorum. Blogların, vitrinde sergilenir gibi bir süre anasayfada kalması ve bu vitrin alanının kısıtlı olması, bir takım sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bunun için şöyle bir çözüm önerim var: Gamyun.Net kullanıcısı, anasayfaya girdiği zaman karşısında, gözüne sokulurcasına yerleştirilmiş bir "Blog Portal" butonu görmeli. Ve anasayfa, ilk üç blogun vitrini olmaktan çıkarılmalı. (v2'de bant halinde akıyor ama yetersiz) Hatta; oyunların bulunduğu tabloda "101 oyunu" bir kare sağa kaydırılmak suretiyle "Blog Portal" bu tabloda ilk sıraya yerleştirilmeli. Böylece blog portaldan haberi olmayan kullanıcılarımızın da ilgisini çekerek buraya yönlendirmiş olabiliriz.

     "Küfür ve argo" kullanımında, "küfüre hayır" diyorum. Argo kelimelerin kullanılması ise belli bir "ayar" gerektiriyor. Yerinde, akıllıca ve mizahla harmanlanarak kullanılmasında bir beis görmüyorum.
12 Ekim 2012, 08.26

       Herkese Günaydın.Yazdıklarının altına ''%100 katılıyorum'' diyerek imza atmak istiyorum ve yukarıda değindiğin konularla ilgili,yanlışa düştüğüm durumlar için de kendimi kınıyorum:).Yaşadığımız toplumda şöyle bir durum var; toplumca yanlış ya da ayıp olarak kabul edilmiş şeyleri yetkili konumundaki insanlar yaptığında bu doğallık olarak nitelendirilip ''aaa ne kadar doğal ve dobra bir insan'' denilip örnek teşkil edip takdir görebiliyor, sonrasında da İmam-Cemaat ikilemesi karşımıza çıkıyor.Argo ile ilgili durumun önünü biraz da senin açtığını düşünmekteyim.Eğer örneklerini verdiğin durumları yazı ve yorumlarında yaratan bizler Aslanların önüne atılacaksak,senin de yanımızda olman lazım:).Daha açık yazayım ben buradaki bir blogda b.k ve p.ç laflarının kullandığını ilk senin yazılarında gördüm.''Tam bir bok yoluna gitme hadisesi yani'' lafı senin BİR BLOG OKUDUM BAŞIMA GELMEYEN KALMADI Bloğundan,'' bi tane Zafer diye çocuk vardı, Piç Zafer'' cümleside BEN GEÇEN GÜN ÇOK SALAK BİR ÇOCUKTUM yazından alıntıdır.Ortada doğru olmayan bir durum varsa,bunun değerlendirmesini yaparken geniş açıdan bakmamız gerektiği kanaatini taşımaktayım.Argo'nun normalleştirilmesi mutlak sakıncalıdır ve önüne geçmek için de en derin hassasiyeti yetkili konumundaki kişiler göstermelidir.Ayrıca ''Argo'nun yerinde kullanımı'' lafı çok görece bi durumdur,burada herhangi bir kriter belirlemenin mümkün olduğunu düşünmüyorum.

       Diğer konular ile ilgili düşüncelerimi zaten yazdığım bir yazıda açıkça dile getirmiştim.Benim de farklı bir konuda görüşüm olacak.Hemen hemen hepimizin 1'den fazla rumuzu vardır,bazen oyun oynarken,bazen sitede sörf yaparken bu rumuzları kullanıyoruz.Fakat Blog ortamında özellikle kişisel saldırılar ve hakaretler esnasında kullanılan rumuzların genelde oyun sayısı minimum rumuzlardan gelmesi beni o kişilerin aslında devamlı ortamda bulunan fakat bilinen rumuzlarıyla yorum yapmaya yüreği yetmeyen kişiler olduğu düşüncesine itti.Neticede biz o kişileri bilmesek bile yetkili kişiler kim olduklarının farkındalar.Bunun önüne geçmek mümkün müdür diye sormak isterim.Her ne kadar bu yazıdan çok sıkıntı varmış yorumu çıkarılabilsede GAMYUN BLOG her geçen gün daha popüler olmakta ve üye dahi olmayan kişiler tarafından ana sayfa açılmak suretiyle takip edilmektedir,bu konuda katkıkısı olan yetkili arkadaşlara da teşekkür etmek borçtur.Sıkıntıları konuşmak,masaya yatırmak açısından yerinde bir yazı olmuş,naçizane önerim yazının Anasayfa'da en az 4-5 gün kalmasıdır.Daha çok kişiye ulaşıp,daha çok kişi yorum katkısı sağlarsa net sonuçlar alınır.Sevgiler:)

 

12 Ekim 2012, 08.37

1) Yorum sınırlamasının kaldırılması ya da, bilinen niki varken yedek nikle yorum yapanların, yorumlarının sonuna asıl niklerinin eklenmesi.

2) Blog onayı konusu... Bazen yorumlar aksamadan onaylanıyor. Yani ilgilenen biri var diyorsunuz ama saatler önce yazılan bir blog beklemede kalıyor. Okunma sayısına takmayın deniliyor ama bazı üyelerin yazıları sistemli bir şekilde en az 1-2 gün kalıyor. Öyleyse siz de okutturma sayısına takmayın diyeyim:) Galiba en güzeli, anasayfada görünen blog sayısını fazlalaştırmak. Belki sadece başlık görünse yeterli olur.

3) 24 saat yerine 48 saatte bir yazma hakkı verilmesi daha iyi olacaktır.

4) Konuyla alakası var mı bilmem ama, nik değişmelerin fıstık karşılığı yaptırılması. Mesela 50 bin fıstık:)

5) İçerik onayı konusunda şunları söyleyebilirim. ''Blogunuz site yöneticileri tarafından'' diye başlayan red cümlesi yerine ''blogunuzdaki olumsuz ifadeleri kaldırıp güncellemeniz durumunda yayınlanacaktır'' gibi bir ifade ve olumsuz cümlelerin ne olduğu söylenebilir.

Bu cümleyi en çok okuyan benim sanırım, biraz sinir bozucu. Hele o sondaki ünlem:)

6) Ve en önemlisi, alay ve saldırı yorumlarına izin verilmemesi.

7) Silinen bloglara tekrar ulaşma şansı verilebilir mi ?

8) Üyenin diğer blogları başlığı gibi, üyenin diğer yorumları başlığı şeklinde yaptığı tüm yorumlar görülebilir mi ?

9) Blog başına  yüz bin fıstık dağıtılabilir mi ? Tamam on bin olsun:)

12 Ekim 2012, 09.24
Bütün yazıları zevke okuyup artı çok uzunlarıda  zorlanarak okuyorum bence blok portal çok yerinde:Saygı ve sevgi çercevesinde  oldukdan sonra herşey daha  da yerinde olacağını tahmin ediyorum.En azından mesaj vermek gibi bir durum sözkonusu oluyor.Herkesin bir güzelliği vardır herkes görmesede .sevgiler
12 Ekim 2012, 09.36

Bir Şikâyet Dürtüsü

‘’Önce şunu belirteyim BLOG yazıları en en çok red edilenlerden biriyim ‘’ ve hiçbir zaman küsme hissi duymadım. ..:)

 

Bu aralar benim kafamda bir şikayet dürtüsü belirdi. Gamyuna yazı yazmak ve yorum yapmak bunu da kıt kanat yapmaya çalışıyorum.. Bloga sürekli yazı veren kendine göre bir stil geliştirmiş ve o çizgide devam ediyor haklı olarak bu onun tercihidir. Bir süre önce bloga yazı vermek istedim bir türlü başarılı olamadım sayfada bir hata oluştu endişesiyle, yeni sayfa açtım değişen bir şey yok. NEDENİ: ÇOK SAYIDA RED EDİLEN YAZI NEDENİYLE . onları sildikten sonra yazımı bloga verdim.             

Herkesin desteklediği bazı şeyleri çoğunlukla vardır. Hiç kimse hiç ilgisi olmayan yazıları yazmaz.  İşte o kişi ilişkisi sıkıntısı olduğu yazıları yazar. Ve bu konuda kendini ne kadar geliştirmeye yönlendirirse ''mumu o kadar daha çok ışık vermeye başlar''

Okumaya değer bir yazı görmüş kendi dünya görüşü ile çakışır ve oda fikirlerini yansıtır. Okuduğu yazı ona uyar ya da uymaz bu hem yazarı hem okuyucuyu hem de takipçileri olumlu-olumsuz etkiler. Daha çok işimizin olduğunu henüz bitmediğini anlayıp ölümü aklımıza getirmeyip yazmaya devam eder

Gamyun’un kendine göre kuralları var ve o kurallara aykırı yazı yazamazsınız. Eğlence sitesidir ancak belli kurallara göre yazı yazılabiliyor. Ben sayısını unuttum ama sanırım 10. Kez ‘’BİR AVUÇ BUĞDAY İÇİN’’ isimli yazıyı bir türlü onaydan geçiremedim. En son onaydan geçti ve benim bir yorumum yüzünden tekrar silindi. Çok aykırı bir yazı değil sadece bir dramı anlatıyorum ve blog okuyucularıyla paylaşmak istiyordum.   Gamyun’un bu yazı için kendi kurallarını çiğnesin gayretinde değilim. Fakat öyle bir çağda yaşıyoruz ki halen tabuların etkisinde kurtulamamışız. Bu günah, bu yazık, ona dokunma, buna dokunma yanarsın fobisinde kurtulmak gerekir. 

BİRAZDA BUNLARI KONUŞALIM isimli yazımda defalarca makas vurmak zorunda kaldım. Çünkü bazı söylemlerim yüzünde yazının onaydan geçmeyeceğini biliyordum. Haliyle yazı kısırlaşıyor anlatmak istediklerim(iz) anlaşılmıyor. Ancak çok dikkatli bir okuyucu (ataya) ‘’detaylandırmaktan kaçınmışsınız sizde sanki’’ diye biliyor

                Bundan eminim ki her türlü görüşe yer verilirse blog sayfasının tadından geçilmez. Kendi kurallarını çiğnemediği gibi değerine değer katar. Buradaki yazıların etkisinden kalan çok insanın olduğuna inanıyorum. Kim kaybeder kim kazanır derseniz? Bence hem gamyun kazanır, hem yazan kazanır, hem de okuyan kaliteli ilkeli yazı okuma olanağına sahip olur.

Ben aslında bu yazıyı blog olarak verecektim doğrusu blog paylaşımın tam da bu yazıma uygun düştüğü için tam zamanı deyip birazda makaslayarak veriyorum. Teşekkürler gmsnn…

 

12 Ekim 2012, 09.46
Sırf yorumda bulunmak için giriş yaptım gmsnn kıymetini bil :) Aslında bu blog benden empoze edilme, ben bu durumu bir kaç yorumla dile getirmiştim;baktım olmuyor yorum yapmıyordum ondan sonradır.
Benden yaşça büyük bir bayanın "b.k .ok piç ensest vs.." demesi hoşuma gitmedi.Ben saygı gösterdiğim insanların yanında böyle konuşmam.Demek ki saygı duymuyorlar.Siyasete izin verilmeyip küfre ve argoya izin verilmesi de başka bir tartışma konusu...
Birde neyi fark ettim şu beğen butonları var ya onlarda suistimal ediliyor.Bir keresinde 11.okuyandım 4 facebook,2 gmail ,1 twit tarafından tıklanmıştı.700. okuyan sayısında baktığımda sadece facebook 1 artmıştı.Böyle bir oran yok ve gerisi hayal gücü...İkinci görüşümde de farklı bir blogta ve kişide okuyan 4.kişiydim ve 3 facebooktan beğeni almıştı :s ve o kadar saçma bir yazıydı ki; ben abime,ablama,akrabalarıma ve dostlarıma o yazıyı beğenip paylaşamazdım.
Bunları şunun için yazdım.Herkes uyanık,herkes zekidir.Herkes anlıyor ve susuyor.

12 Ekim 2012, 09.49

 Çok yerinde ve zamanında bir yazı olmuş uyarı, öneri ve fikir alışverişi adına. Ben bloglarla tanışalı henüz bir yıl dahi olmadı. Ana sayfada böyle bir köşenin varlığından bile haberdar değildim bir çok üye gibi (halen). Önce okumakla başladım sessiz sessiz, sonra dayanamayıp bir -iki yorum. Bir de baktım yazan grubun içinde buldum kendimi. Gamyun sadece oyun sitesi değildi benim için. Okumayı değerlendirmeyi, durup düşünmeyi seven biri olarak, blog ortamı önceliği haketmişti benim gözümde. Çok şey kattığını düşünmekteyim ki, yüzlerce yazı okumuşuzdur, hepsini beğenerek okumamışızdır fakat bizim için doğru-yanlış, hatalı uygunsuz ne şekil olursa olsun bir şeyler verdiği, gösterdiği kanaatindeyim.

  Son zamanlarda innaılmaz bir ilgi var bloglara. Yazmaya yeni başlayanlar, yazmayı bırakanlar, bir kaç deneme yapıp bırakanlar, arada bir yazıp kendini özletenlerr, sessiz takipçiler. Yöneticilerin onay verme zamanı sizin de belirttiğiniz sebebplerden dolayı onay almada aksamalar olabiliyor. Yazı bazen çok üzün süre ben diyorum ''vizyon'' siz diyorsunuz ''vitrin'' de kalıyor bazen de çok az kalıyor yazılar yığıldığında. O zaman yazının sahibi  haksızlığa uğradığını düşünüyor doğal olarak. Yazı aşağı çekildiğinde eminim hala çok kişi o yazıları nerden bulacağını bilmiyordur.Bulup okuyanlar sıkı blog takipçileridir onlar için yazının nerde olduğunun bir önemi yoktur. Fakat sadece ana sayfadan tıklayıp okuyanların bunu öğrenmesini rica ediyorum zor bir şey değil bu. Öyle ki, bazen ben üzülüyorum bu duruma çünkü öyle güzel yazılar oluyor ki, bir bakmışsın güme gitmiş okunma sayısı çok az..

Argo konusuna gelince, hiçbir türlü küfür ve benzeri sözcüklerin bu bloglarda kullanılması taraftarı değilim. Bu benim şahsi düşüncemdir. Sonuçta birebir konuşmuyorsunuz espri ya da eleştiri diyalog şeklinde olmuyor, ayrıca yüz yüze olunmadığı için mimikler kullanılmadığı için, sadece yazarak kendimizi ifade ettiğimizden yazdıklarımız bazen yanlış anlaşılabilir. O yüzden yazarken okuyucuların bu durumunu göze almamız gerekir. En taze örnek '' Ağır iz'' yazısındaki '' Allah belanızı versin'' cümlesidir. İşte yüz yüze olmadığımız için o vurrgunun bir bela olarak algılanması çok doğal. Yazının içindeki   para  ve gösteriş uğruna insana yapılan zulme dikkat çekmek için (özellikle yazıya) yapılmış. Bana sorarsanız ben asla beddua etmem. Yanımda eden olursa da etme derim. Bela okuyan bela çeker.

Yorum yapan arkadaşların fikirlerine katılıyorum ortak noktamız blog olunca.Trapper'in dediği bir şey de çok doğru. Ben de zmana zaman bunu düşünmekteyim. Kişisel saldırılar yapılmakta bazen.Bunu yapanlar da yan niklerle yapıyor bana göre. Ama kim olduğu önemli olmasada kendini ele veriyor ve olay çok çirkinleşiyor. Kıskançlık galiba:)Kişilerin yazı üzerinden yazıya değil de yazan kişiye bloglar üzerinden sataşmaları da hoş değil. Özel meselelerini özelden halletsinler. Gündemi meşgul etmesinler. Son olarak seviyeli tartışmaların olduğu , yorumları yaparken eleştirilerin saygı çerçevesinde yapıldığı ve fikir beyan etmede katılımın daha yüksek olması gerektiği temennilerimle son veriyorum. Herkese hayırlı günler...

12 Ekim 2012, 10.04

Haliyle bazı blog yazılarında çok yazı hatası çıkıyor hiçbir imla kuralına dikkat edilmiyor. Ne kadar önemli olsa bile insanın okuma isteği yitip gidiyor. Eskiden gazetelerde yazıyı okuna bilir hale getirmek için EDİTÖR vardı.acaba diyorum EDİTÖR gerekli mi? Çok şey mi istedim. 

12 Ekim 2012, 10.35
  1.  Sevgili Gmsn, çok yerinde, zamnında yazılmş bir paylaşım olmuş. Tamamen katılıyorum size. Ben okuyucu olarak düşüncelerimi aktarmak istiyorum. Argo yernde bile olsa bu ortamda, blog yazılarında birçok nedenden dolayı yine de olmamalı düşüncesindeyim. Resmli bloglar dediğinz gibi,  bazı blog severlerin paylaşımlarında öyle güzel bir bütünlük oluşturuyor kii, fakat sonrasında dedğinz gibi o da  maalesef anlamını yitirmeye başladı.   Aynı iple girilme durumuna gelince bir ay kadar önce öğrendm bu olayı, fakat tam olarak bilemediğim için bazı şeyleri ilk önce yanlış geldi,  sonra düşününce iyi taraflarıda var diye düşündüm. Ama kendim çok severek oynadığım oyunda biliyorum ki puan bazıları için çok öenmli ve duyduklarıma dayanarak söylüyorum bunu(korkuyorum da:) ) puan için kendi kendisi ile oynayanlar bile olabilir diye düşünüyorum.. Birde Gmsn gerçekten burada çok değerli blog yazarları var ve genelde takip ediyorum bazı isimleri özellikle. Bakıyorum bazen başlıklara sürekli takip ettiklerimi zaten aksatmadan okuyorum. Şunu söylemek istiyorum, yazıyı okuyorum bazen çok güzel, aklıma benimde belrtmek, paylaşmak istediğim şeyler geliyor ama, yorumlardan,terslenmekten, can sıkıntısı oluşması durumndan dolayı kaçınıyorum. Yani diceğim o ki  okuyucu olarak katılımımızı istemişsnz ben de naçizane fikirlerimi paylaşmak istedim.  Teşekkür ederim, sevgiler...                                                      
12 Ekim 2012, 11.19
Bloğunun her cümlesinin altına imzamı atarım, fakat ben o yorum yapmaya üşenenler bölümüne girdiğim için, kısacık bir yorum yapayım; bence argo hakaret olarak kullanılmadığı sürece güzeldir :) Hiç birimiz saray ağızı ile konuşmuyoruz, eminim ki herkes kullanıyor hayatında bu kelimeleri. Durum böyleyken gerçek hayatta kullandığımız kelimeleri burda neden yazmayalım ki, şahısa hakaret etmiyorsak. b.k meselesine gelince gayet normal bir olay, artık bu dışkıdan bahsetmenin ayıp olmaması gerektiği kanaatindeyim, bu yüzden insanlar tuvalete gidiyorum bile diyemiyor. Neden? Çunku dışkı çok ayıpp :) Neyse ama şu resim paylaşımı olan, gittiği yerlerdeki  bazı kareleri fotoğraflayıp yöre tanıtan, burası şurası şurası burası vs. bence  gereksiz, onaylanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ha bir de şu "ben çok  biliyorum" havasında blog yazan ,okuduğumuzda bizi kasım kasım kasan, türkçemizi unutturup bizi eski dili aşılayan blog yazarlarına da engel olabilsek keske.:) Ben hiç ama hiç keyif almıyorum o blogları okurken, eminim bir cok arkadaş da bu düşüncededir ama yapacak bişey yoktur di mi. İyi ki kısa yorum yapayım dedim insanın yazdıkça yazası geliyor buraya :)
12 Ekim 2012, 11.26

Genel bir yetkili tarafından yazılmasını beklediğim bir blogtu bu ve çokta iyi oldu ... Okumayı çok seven biri olarak hergün mutlaka bir göz atarım bu köşeye, yorum yapmam pek ama mutlaka okurum . Yazmayıda severim ve bu konudaki başarım tartışılır olsada arada yazarımda. Yani bu köşe hakkında söz söyleyebilecek kadar bende varım bu köşede ...

Küfür ve argo bu bölüme asla yakışmıyor ! günlük hayatta duymadığımız bilmediğimiz yapmadığımız şeyler değil tabiiki fakat herşey yerinde ortamında olur. Kavgacı bayanlar için mahalle ağzı denir ya hani bende burada kahvehane ağzıyla yazılmış yazılar görmek okumak istemiyorum . Özellikle dün yazılan bir yazı vardı ki, ben bu köşe yetkilisi olsam yayınlamak şöyle dursun üzerine uyarı mesajıda gönderirdim ! Hiç şık değil, bu bölüme yakışır değil bizlerde o arkadaşın kahvehane arkadaşları değiliz . Eminim O'da bu yazıdan sonra daha dikkat edecektir üslubuna ...

Aslında teşekkürlük birşey değil bu sizin göreviniz ve onu yapıyorsunuz ama ben yinede teşekkür ediyorum bu bloğu yazdığınız için çünkü; siz sustukça başkaları ahkam kesmeye çalışıyor burada, en kızdığım sinir olduğumda bu benim, benle aynı haklara sahip birinin bana ne yapacağımı nasıl yapacağımı öğretmeye çalışması ! Bunlarada müsade edilmesin lütfen , emeğe haksızlık oluyor buda... Oturup kafa yorup ama eğencesine ama içini dökmek için ama sosyal bir konuya dikkat çekmek için yazan arkadaştan sonra hiç blog yazmamış birinin sırf o yazan arkadaşı yerden yere vurmak için blog yazdığına 'sen yazma' bir daha dediğinede  şahit olduk burada , yetkilinin blog nedir nasıl yazılır diye bir bloğu olmasına rahmen yinede blog nasıl yazılmalı konular ne olmalı gibi saçma sapan ahkamlarıda okuduk...Bence bunlarda en az küfür ve argo kadar önemli lütfen izin verilmesin bu tür bloglarada ne yazma şevki kalıyor ne bloğun tadı cidden kızıyor soğuyor insan ...sevgi ve teşekkürlerimle..

 

12 Ekim 2012, 11.52
Yanlışım varsa düzeltin, aynı ıp adresinden puanlı oyun oynanmıyor diye biliyorum. Çünkü defalarca kardeşimle oynadık. Argo konusuna da  gelince  dışkı   ve bu tarz kelimelerin blog sayfasında  genel oplarımız tarafından kabul görüpte,   oyun esnasında tartışma çıkarmak için konuşan rakibe, seninle idrar yarışına girmeyeceğim dediğimde özel oplar tarafından atılmamıda  anlayamıyorum.  Seviyeyi düşürmüşüm kullandığım kelımeyle. Bu arkadaşlar  dr. kendilerinden tahlil istediğnde dr. lütfen seviyeyi düşürme mi diyorlar acaba:))). Blogu okuyan  arkadaşların  seviyeleri ya da adı her neyse  argo sözler içeren bir cümleyle bozulacaksa  o zaman sorunu kendınde arasınlar. Ben her seferinde melankolik yazılar okumaktan sıkılıyorum abuk sabuk çiçek böcek resimleri görmekten sıkılıyorum. Bazen  argo içerikli yazılar  beni güldürüyor  dolayısıyla  karşı değilim. Zaten kendini bilen kişinin iki argo söz okumakla ya da yazmakla  karakteri değişecek değil . Yorumlarda bir üyenin dediği gibi, bloglar kategoriye sokulabıilir. Bu bana çok mantıklı geldi. Bende  aşka dair blogları okumamış olurum en azından:)
12 Ekim 2012, 11.53

     Sayın yönetici, öncelikle bu konuda görüşlerimizi almak istemeniz gerçekten takdir edilecek bir yöneticilik davranışı. Bu konuda arkadşlarım, zaten gereken herşeyi söylemişler ve en güzeli de yasaklardan değil, eksiklerden bahsetmişler. Bunu çok hoş buldum. Elbete kurallar ve prensipler olacaktır. Zaten yazının onaylanması da blog yöneticilerinin takdirine kalmış bir durumdur. Fakat ben (yeni katılan biri olarak) gördüm ki; bizler burada çok hoş bir otokontrol sistemi oluşturuyoruz zaten. Yasaklamak, ortadan kaldırmak, insanların düşünceerini değiştirmez maalesef. Sadece bu konuda gerçekten ciddi fikirler sunan ve insanlara gerçekten bir şeyler anlatmaya çalışan insanların önü kesilmiş olur kanaatindeyim. Bence herkes dilediğini yazmalı. Bizler zaten yorumlarımızla (ya da yorum yapmayarak) o kişiye beğenmediğimiz hissini veriyoruz.Dahası bir önceki blogda haksızlık etmişse bir sonrakinde özür dilediğine bile şahit oluyoruz.Bu ülke hiçbirşeyden çekmedi yasaklardan çektiğini. Burası gelişme çağındaki çocuklara açık, görsel medya kurallarının işlediği bir yer değil. Burası okumayı ve yazmayı seven ve birbirleriyle kaynaşmış insanların bulunduğu, şirin bir blog ortamı. Bir de şuna katılmıyorum. Yazı alttaymış, üstteymiş, basit bir fotoğrafın altına birkaç cümle sıkıştırılıyormuş. Bakın bunlar hiçbirşey ifade etmez. Böyle takdir etmiş yazmış arkadaş ne çıkar. Biz asıl yorumlara bakalım. Yazıda etkili bir vuruş yapmışsanız günler sonra bile yorum aldığını görüyorsunuz. Hatta ben, kalemini beğendiğim arkadaşların, geçen yıl ki yazılarını bile okuyorum. Bu imkanı vermişsiniz. Beğenilmeyen zaten okunmaz takip edilmez. Ve kurumuş bir sivilce misali düşer gider. Aldığı ya da alamadığı yorumlardan da gereken dersi çıkarır. "Eyyyy özgürlük" diyorum. Okulda defterime, sırama, ağaçlara adını yazıyorum. Saygıyla kalın

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın