gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Dava Dosyası: 2537 Durum: Açık

28 Şubat 2021, 06.06
A- A+

İki el silah sesi duyuldu. Marketin, camları tuzla buz olan sensörlü kapısı arızaya geçmiş, arasında kalan yüzüstü uzanmış bedeni yutup, tekrar tekrar kapanmaya çalışıyordu. Polis geldiğinde, markette çalışan çocuk, aradan bir on dakika geçmesine rağmen, elinde silah, donmuş halde, patronunun kanlar içinde, kapının darbeleriyle sürekli devinen başına bakıyor ve öylece duruyordu kasanın yanında. Kapıya dönük namlu, çocuğun market sahibini vurduğunu işaret ediyordu. Olay Yeri İnceleme gelip cesette kurşun değil, kurşun izine dair bir sıyrık bile bulunmadığını söylediğinde herkes şaşırmış, şaşkın bakışlar soru dolu bakışlara evrilip, market çalışanı çocukta odaklanmıştı. Bir türlü sakinleşemeyen M.Ç kocaman olmuş gözlerini bir an olsun kırpmadan BİR ŞEY... BİR ŞEY vardı, diyordu.


Otopsi raporu geldiğinde, market sahibinin kalp krizinden öldüğü anlaşılacaktı. M.Ç'nin iki el ateş ettiği silahın kurşun ve kovanları bulunmuş; iki atışın da cama isabet ettiği tespit edilmişti. Çocuktan alınan ifade; birinin, marketten ödeme yapmadan çıkmaya teşebbüs ettiği, market sahibinin ona doğru ilerleyip omzundan tutarak adamı kendine çevirdiği ve birkaç saniye sonra patronunun müthiş bir çığlık atarak yere düştüğü yönündeydi. Tam o anda, BİR ŞEY diye söz ettiği yaratığı görmüş, daha önce duymadığı bir böğürtü, homurtu karışımı bir ses duymuş ve alelacele kasadan aldığı silahı ateşlemişti. M.Ç'nin bu ifadesi, ancak olaydan on gün sonra ve bir psikiyatri kliniğinde, doktor nezaretinde alınmıştı.


Dava Dosyası: 2537
Durum: Açık
.
.
.

YORUMLAR

28 Şubat 2021, 13.06
Anladığım kadarıyla bu fragman smile Resmi
İlk bölümü ne zaman? Yoksa bu kadar kısa yazdın diye kızasım varsmile Resmi
Beklenti büyük, ben misal çocuğun donma halini yüz ifadesini şaşkınlığını detayları ile keyifle okumak isterdim senin kalemimden ( ki özellikle senin kaleminden) Ya da adamın düştüğü yerdeki durumu yanına raftan düşen çilekli sakız kutususmile Resmi vs vs...
Üç harflilere bağlıyacaz mı diye spoiler alabiliyor muyumsmile Resmi

Şaka bir yana dava durumu açık, devamını merakla bekleyenlerde ilk sıraya adımı yazın reca edeceğim.  Farklı ve güzel yazıları okuma fırsatı verdiğiniz için kaleminize kelamınıza sağlık efenim.

28 Şubat 2021, 13.22
"Az tamah çok ziyan getirir." Ala Ala nolurdu sanki ödeme yapmadan giden müşteriyi takip etmeseydi, can alıcı kuşlar gibi ensesine tünemeseydi.
 Hayır az kaldı zaten bir "higmilos" çıkışı bu sahneler yaşanacak Cezbem, nedir canım bu doymazlık..

Dönüşür bebeğim dönüşür, kuşlar kurda, insanlar canavara dönüşür.  Ha eserinin çıkış noktası bu değil muhtemelen ben de noktayı dönüştürüyorum işte :))))) 

Kalemine sağlık, senin de beyninin kıvrımlarına sağlık canım benim. :)))  

Mucukkkkkkkkkkk mucukkkkkkkkkkkkkkkk muccuuukkkkkkkkkkkkkk :))  Bi de sigara smile Resmi  bi de çay smile Resmi
28 Şubat 2021, 14.09

Ben ki elime aldığım roman hikaye türevli bir sonu olan kitapların önce sonunu okurum şimdi yapılır mı bu bana... 
Girişin de girişi olmuş sanki. Devamını getireceksin di mi yazının sayfadan düşmesini beklemeden...Aman ha diyim bekleme yoksa meydan yine ben gibilere kalır mazallah :)

Cidden Cezbecim varsa imkan arayı açmadan bir seri bekliyoruz senden. İhtiyacımız var değişikliğe.

Şaşırmak isteyenler için malum dijital platformda popüler olmuş bir dizi var. Çerezlik tavsiye edebilirim.


01 Mart 2021, 16.26

Sevgili Cafocum :) ciddi ciddi güzelleme yapmışsın bana ha, aferin smile Resmi Eksiklerle ilgili dediklerinde yerden göğe haklısın, spoilerimsi bu yazdığım.p Ben başka bir yazı yazmıştım gayet sanatsal .p sonra uykum geldi, uyur uyanık yazdığıma kenar süsü yapayım derken bu çıktı. Yani sonu var ama araları totomdan uydurmam lazım artık. İkinci uyduruşumda, bunun eksiklerini tamamlarım, değiştiririm filan. Oturmaktan sıkılmasam neler yazıcam ben .p


Babettem higmilos ne, o kim, beni aydınlat. Bir de bi şiir yazmıştın, şairini ilk kez duydum. Dedim bu benim şahanem, neler neler biliyor yav! Her kuşun eti yenmez, gibi bir çıkarım da yapılırdı bak senin yazından, şimdi aklıma geldi. Bu yazdığımın nerden çıktığının detayını, şimdilik ben bileyim, hala akıl erdiremiyorum zaten .p Öperim Babettemi smile Resmi


Ahh Gri ahh, ne oluyorsa bu final merakından oluyor zaten. Terlemeden sevişilir mi hiç! Kitabın sonunu okumak da nedir! Yıkıl! :) Sen sitem ağacı mısın Gri? Ben hepimize söyledim o lafları. Git bak bakiiim en son ne yazmışım ben. En baba çaresiz aşk benim son yazıda di mi, kuşburnunun faydalarını mı yazmışım yoksa .ppp Ben sıkılıyorum Gricim, hele hele bu pandeminin içinde iyice bi sıkıntılı oldum. Rutine karşı çıkan anarşik bi yapım var .p Bu yüzden yazma öyle sitemli sitemli bana. Hangi diziymiş onu da söyle, ben bulamıyorum bi şey izleyecek. Gerçi şu sıralar sörvayvır var neyse ki :) Sıkılmazsam onu izliyorum.ppp Uydurucam inşallah çabucak yazıcam söz :) smile Resmi

01 Mart 2021, 16.28
Cafo'nun çiçeğini unutmuşum smile Resmi Ağlar mağlar smile Resmi smile Resmi
01 Mart 2021, 18.02

Ah be kuzum okunur tabi önce son; okunmaz mı... Ayrıntı insanıyım ben. Severim didiklemeyi, ilk bakışta göze çarpmayanı görmeyi, göze çarpanın ayrıntılarına inmeyi... Velhasılı bazen sonu merak edip acaba sonunda ne olacak diye düşünüp ayrıntıları göremez insan, kelimelerin diziliminin betimlemelerin sırasının tadını çıkaramaz...
Terlemeden sevişmek değil bu; tepeden tırnağa sevişmek... 
Hepimiz sıkıldık. iş güç sorumluluk vs bile insanın aklını dağıtmaya yetmiyor. Şu durumda en çok gideri olan şey delilik ama o da deliyim ben demekle olmuyor işte.  
Biz Türklerin ''gözlerinin arkasında'' diye tercüme ettikleri bir dizi: ''Behind her eyes''. Gideri var izlenir. Adele karakteri çok iyi.

Beklemedeyim ben de... smile Resmi



01 Mart 2021, 18.51
Çiçekte önemli ama en önemlisi;
maske, mesafe, huni...smile Resmi


02 Mart 2021, 14.15
Sonraki yazıyı ben size yazayım hemen
Başlık : Dava Dosyası: 2537-A Durum: Hala Açık
İçerik: Aynı yazının copy+paste'i ama sonuna video eklenmiş hali, bi de yaratık diye adlandırılanın temsili çiziktirilmiş resmi. Ondan sonra, gelsin 1. celse, 2. celse, yok işte tanıklar çağrılsın, tanıklar gelmedi, derdest edilip getirilmesi kararları. 17. duruşma (yani 17.yazı) da savcının istediği ceza, sonra itirazlar filan derken, 9 sene sürre bu yazı, demedi demeyin.Yorumlara da sevişme filan diye göndermeler yapıldı ki, seyirci merakla beklesin, acaba ne çıkacak altından diye.

Silah var, ölüm var, din yani 3 harfliler var, e yorumlarda da sevişme var, Temel'in meşhur fıkrası gibi; "Allah Allah Bu kontesi kim sevdi". İlgi çekici, gel gelli giriş yapılmış, kanmayın bu yazara benden demesi.
02 Mart 2021, 15.26
Huni evet. En mühimi huni Cafo. Huniler gibi olduk zaten, spontane olarak hem de. Evde kal Türkiye'm, covid var. Evden çık Türkiye'm deprem oluyor. Camları aç Türkiye'm içerisi havalansın, dur dur Türkiye'm Afrika'dan çöl tozu geliyor açma camları. Türkiye'm damlara tırman, sel geliyor, Türkiye'm in aşşaaa ordan düşeceksin smile Resmi smile Resmi smile Resmi Ama çiçek de mühim tabii, her şeye rağmen smile Resmi


Biraz felsefe yapalım Gri, yazıyı takip etmek isteyenlerde 'boş beleş yazı değil, bak içinde felsefe de olacakmış' algısı uyandırmak istiyorumsmile Resmi Şimdi Gricim; sence sonuca odaklı olmak tek başına bir yanlış değil midir? Yani sen, hikayenin finalini makul ölçülerde merak ederek kitabı okuyan birinin, detaylara vakıf olamayacağını söylüyorsun, ki bence çok yanlış. Sevişmekle ilgili örnek vermeyeceğim çünkü bu konuda hassas bünyeler var; kırkbin satırın içinden, 'sevişmek' kelimesini buluyorlar itinayla .p Evet ne diyordum; bildiğin bir sona doğru yol olmak ne kadar heyecan verici hem? Hikayenin sonunu bilmen; yolda olanları senin için önemsizleştirmiyor mu, heyecanından, problem çözme arzundan ve hatta hayalinden çalmıyor mu? Anın tadını çıkarmak her zaman iyidir, finalde ne olduğu/olacağı çok da önemli değil. Bir şey beklemezsen, hayal kırıklığı da yaşamazsın. Mutluluk anahtarlarından biri bence bu. Çok güzel bir kitabı okusan ve son sayfalarını asla bulamasan, okurken aldığın hazdan eksilir misin?


Gmsnn; nasıl bi haylaz kişiliksin sen bilmiyorum. Benle uğraşacağına kamuoyunu aydınlat bu videolarla ilgili. Ne güzel takip ediyorduk videoları. Kim aşık, kim küstü, kim kime ne mesaj veriyor filan festek eğleniyorduk. Bi de diyor ki; son bölümlerin altına video ekleyecekmişim, sanki ekleyebiliyormuşuz gibi. Külliyen laf smile Resmi Yok 9 yıl sürermiş de, yok bana kanmayacaklarmış da, yok cinmiş periymiş de, yok bu kontesi kim sevmiş de (ayıp ayıp!) Pis işte, var mı ötesi! Al sana da çiçek, ye smile Resmi smile Resmi

02 Mart 2021, 16.23
Örtmenim cezbe ağlıyor, tuvalete gidebilir miyizzzz smile Resmi smile Resmi smile Resmi
02 Mart 2021, 16.56

Felsefe diyorsan Galactic'i mi çağırsaydık acaba ne dersin? :)

Şimdi Cezbecim; bazı durumlarda o durumun yanlışlığı ya da doğruluğu onu ortaya çıkaran şartlara ve kişiye göre değişiklik gösterebilir. Ki ben de zaten kurduğum cümlelerde kendimi tarif etmiş ve yine kendim için olan tercihi ifade etmiştim. Yani tüm okur yazar taifesine salık verilen bir durum değildi zinhar. Halihazırda  benim için de okuma eylemlerimin geneline yayılmış bir uygulama değil. Keyfime, ruh halime göre... 

Madem salonlarda karşılaşamıyoruz buradan sohbet edelim hesabı hazır yazmaya başlamışken sorularla ortaya koyduğun tüm yaklaşımlara  görüş bildirmeye çalışayım. 

''bildiğin bir sona doğru yol olmak ne kadar heyecan verici hem? Hikayenin sonunu bilmen; yolda olanları senin için önemsizleştirmiyor mu, heyecanından, problem çözme arzundan ve hatta hayalinden çalmıyor mu?'' demişsin. Yine tamamen öznel bir yaklaşımla diyorum ki her zaman değil. Merak etmeden okuyunca o sona doğru giderken sayfalara düşen tüm kahramanlar daha belirgin hale geliyor benim için aslında. Tırnak içine alacağım ya da ne bilim sağa sola not düşeceğim cümlelerin sayısı daha da artıyor sanki.
Aklımın bir tarafını o sonu merak etmeye götürmeyerek o anda daha çok kalmış olmuyor muyum sence de?

''Anın tadını çıkarmak her zaman iyidir, finalde ne olduğu/olacağı çok da önemli değil. Bir şey beklemezsen, hayal kırıklığı da yaşamazsın. Mutluluk anahtarlarından biri bence bu'' bu cümleni okuma eyleminden çok hayatın geneline bir bakış olarak algıladım ve öyle katkıda bulunmak isterim... Evet aynen katılıyorum anın tadını çıkarmak her zaman iyidir. Hep sonrasının ne olacağını düşünen hatta bütün olumsuz sonlar üzerinden varsayımlarda bulunan birine bir cümle kurmuştum bir zamanlar...Biz demiştim sadece yola çıkabiliriz, yola çıkmaya niyetlenebiliriz. Gerisi bizi aşar. Yol da yolculuk da O'nundur. 
Yurdum insanı sonunu düşünen kahraman olamaz mematiii de diyor buna galiba :))
Beklentisiz yaşamakla bilmeyi isteyerek yaşamak birbiriyle çelişir mi bundan her durum ve şart için çok emin değilim açıkçası. Bazı insanlar bilmeyi karşılarındakine bir sorumluluk yüklemek ya da ona dair bir beklenti içine girmek için değil kendilerine yol çizmek için isteyebilirler. Evlenmeyeceksek sevişmeyelim gibi bir şey değil tabi bu... Sorumluluk alanı geniş insanların talihsizliği gibi birşey belki. Tüh yaa gördün mü bak yine sevişmek dedim...

''Çok güzel bir kitabı okusan ve son sayfalarını asla bulamasan, okurken aldığın hazdan eksilir misin?'' sonu bilmek nasıl eksiltmiyorsa beni ve dahası yazarın yazdığı sondan başka sonları hayal etmeye kapılar aralıyorsa okurken; bir sonu hiç bilemeyecek olmak da okurken aldığım hazzı eksiltmiyor elbette.
Yani Cezbem bende durum bu. İstersen Cafo'nun ağzıyla ''değişik'' diyiver gitsin :))


Veeee;  sen bakma kimseye.. Yaz.
 smile Resmi smile Resmi  smile Resmi

02 Mart 2021, 17.16
Şimdi özellikle kızlar size bir profil çağrıştırmaktadır istiyorum. Çocukluğunuza dönün, 1. 2. Sınıf. Anneniz özenle saçlarınızı taramış, kurdelenizi kocaman bir fiyonk yapmış atkuyruğunuzun üstüne. Formalar, önlükler ütülü, yakalar kolalı. Çiçek gibi kız çocuğu bildiğiniz işte. Kitabını, defterini güzelce sırasına koymuş öğretmenini dinliyor. Bir de sınıfın en yaramaz oğlan çocukları var. Yüzleri sürekli kırmızı ve terli olur onların hani, sürekli koşturup, azıp kudurduklarından, bir türlü o yüz normal rengini alamaz. Teneffüsten birbirleriyle boğuşarak gelir, gürültüyle yerlerine otururlar. Anneleri onları da özenle hazırlamıştır ama ne çare ki 20 dakika içinde yaka bir yanda, paça bir yanda hırpaniye dönüşürler. Kah gelip saçımıza yapışırlar, kurdelemizi çekiştirirler, kah eteğimizi açmaya çalışır, kah sıramıza sakız yapıştırırlar. Bildiniz di mi kız çocukları bu profili. Şimdi bakın bakalım benzer tipler var mı aramızda smile Resmi
02 Mart 2021, 17.20
Makine “çağrıştırmak” kelimesini yeterli bulmamış. Çağrıştırmaktadır, daha zengin göründüyse demek...
02 Mart 2021, 17.35
Örtmenim cezbe konuşuyoo, dersi anlayamıyorum smile Resmismile Resmi
03 Mart 2021, 12.29
Cezbem bilirim o kız çocuklarını:)) Her sınıfta olduğu gibi bizim sınıfta da vardı onlardan. Ama ben hiç onlardan olmadım. :)) 

Hayatımın hiçbir döneminde yeterince kibar bir insan olmadım, çocukluğum da bunu dahil.  Bildiğin eşkiya, çok keyifliydi ama. Kavgaların içinde, genellikle erkek çocuklarıyla olmayı seven bir tiptim. Saçlarım da genelde kısaydı bu yüzden.
 Fırfırlı elbisemin eteklerini savururken ( ki fazla savurmuşum) komşu ninenin ayıp ayıp demesiyle de pantolon çocuğu olmuştum zaten. Fıtratıma da uygundu hani.   Uzun saçlı, düzenli kızlar da zaman zaman hedef kitlem olurdu haliyle. Saçlarını çekmişliğim var yani.

 Bak ya :)) Birinde hedefi şaşırıp öğretmenin üstüne zıplamıştım kavga esnasında. Kulağımdan çekip yerime götürdüğünde baya bi kızardığımı hatırlıyorum.
 O yüzden, bahsettiğin o haşarı çocuğa kızmam mümkün değil. 

Bi ara yazıya döneceğim tekrar, dava dosyasına bi gözattım da :)))) Açık yani :))))
Daha neler anlatasım var benim, neden böyle oldu acaba..... 

Kocamannnnn muccucuuuuuukkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk bi de çiçek smile Resmi

03 Mart 2021, 16.35
Ööörtmen: Sus Gmsnn! Cezbe yapmaz öyle şey. Arkadaşlarını da konuşturuyorsun, işiniz gücünüz ders kaynatmak. Velini çağıracağım Pazartesi günü!


Maksat muhabbet olsun Gricim :) Herkes kendince okur kitabı da, hayatı da. Konuşuyoruz işte :) Babettem; senin bu sıralarda bi işlerin var. Kurtlarla, kuşlarla uğraşıyorsun. Higmilos nedir yazmamışsın bak .p  smile Resmi Ben bildim senin kategorini. Bu haylaz yaramazların yanlarında, mutlaka yancı kızlar da olurdu. Sen onlardandın demek :) Ben usluydum valla, küçükken yani... Ne olduysa sonradan oldu .p Gerçi biraz büyüyünce, o zamanlardaki gibi kızmadık o kırmızı yüzlü oğlan çocuklarına; biz onları, onlar da bizi sevdi :) smile Resmi
03 Mart 2021, 16.38
Ya ben bu smiley şeysilerinin numaralarını bir türlü tutturamıyorum. Ne o öyle ağzı bi karış açık bi şi çıkmış püfff!!! Şu kolları açık olandan olacak, hani sarılıyor gibi 27 miydi neydi yapiim bakiim smile Resmi :)
04 Mart 2021, 11.09
"Kitabın sonunu okumak da nedir! Yıkıl!" demiş sınıfın çok bilmiş, çift örgü saçlı kızı, hele hele. Bu kafa Pulp Fiction'ı da; "bu ne ya, sonunu başında göstermişler, böyle filmin içine tükürürüm" de demiştir, şimdi inkar eder ama öyle bir şey demedim ben diye.

"Hikayenin sonunu bilmen; yolda olanları senin için önemsizleştirmiyor mu, heyecanından, problem çözme arzundan ve hatta hayalinden çalmıyor mu?"
Tarantino, 6.633 km uzakta bir ülkede yaşayan ve bu cümleyi kuran birinin, filmini izleme ihtimali olduğunu bilse, filmi çekeceği kameraları kırardı, yazdığı senaryoya benzin döküp yakardı, kör olmayı ister, bu yorumu okumak istemezdi.

Allahtan 1994'de Gamyun yoktu, internet henüz topluma yayılmamıştı da, bu kirli ve sığ düşünceler, orada burada paylaşılamadı. Hasılı, Ucuz Roman, ucuz kurtulmuş smile Resmi
04 Mart 2021, 13.43
Demiştim ya; o uslu kız çocuğu, o masum sıralarda kaldı. Yoksa çooktan ağlatmıştı bu pis beni smile Resmi smile Resmi Gel bakiimm örüklü ukala Cezbe buraya, al oklavayı eline /oklava şeysi


Dersi dinlemediği belli oluyor işte. Kıyasa gel kıyasa! Eğer kitap uyarlamasına "senaryo" denmeseydi mümkündü tabii anlattıkları. Benim eleştirdiğimle, bu söylenenlerin ne ilgisi var! Neyi, nasıl anlatacağını kitabın yazarı, filmin senaristi bilir. Dolayısıyla, hikayenin sonunu canı isterse başa alır, canı isterse sonda verir. Hakkını vererek kurgulamak şartıyla tabii... Yani okur veya izleyici, tercih ettiği yazarın, senaristin, yönetmenin eserine saygı duymalı. Öncelikle bunun için, doğru düzgün okumalı veya izlemeli. Zaten eser/yazar/yönetmen seçimlerinde iyi olan biri; seçtiği sanatçıya güvenir ve onun sunumunun en iyi şekliyle kendine verildiğinen kuşku duymaz. İşin gerçeği; bunun harici sondan okuma yapanlar, filmi sarıp sarıp sonunu izleyenler, iflah olmaz merak abidesidirler. Bir tanesi hemen yanıbaşımda olduğu için gayet biliyorum. Film ancak ortasını geçince, bu filmi izlemiş olduğunu anlar. Çünkü mutlak bir yerlerinden tırtıklamış ama totosunun üzerine bir dakika oturamayan tabiatından ötürü tamamını izlememiştir. Bütün dizilerin 1. bölümüne illa ki başlanmıştır mesela. Ne tesadüf ki, bu yanıbaşımdaki merak kumkuması da kırmızı suratlılardandır :) Yani sökmez bana, ağlatamazsın beni Gemesenene smile Resmi


Zaten çok zor şartlarda yazmaya çalışıyorum. Çaprazımızda opera sanatçısı var. A AA AA A AAAAAAAAA HAA HAAA HAAAAAA  diye bağırıyor. Bunu duyan alttaki komşunun kanişi havlamaya başlıyor. Eh bunca gürültüye duyarsız kalamayan üst komşunun bebişleri koşturmaya başlıyor tepemde. Domino etkisi gibi bi şey smile Resmi Bi de üzerine Gmsnn, ahh ahh!
04 Mart 2021, 19.21
Ben Cezbe'yi vurayım, Cafo ile babette de kuyuyu doldursun. 
Taş kuyuda kalsın, dosya da kapansın... ;) 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın