gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

SEN NE ANLARSIN BE

21 Eylül 2021, 03.43
A- A+
Şu tv yarışma psikolojisi hayat yarışı psikolojisinden daha önemli. Biri tv önünde milyonların karşısında ilerlerken diğeri hayatla senin aranda. Zayıflıklarını ve korkularını senden başka bilen çıkmaz, sen paylaşmadığın sürece bile isteye. 

Bir yemek yapma yarışmasında, en iyi tabakları çıkaran kazanır. Aynı zamanda en iyi duygularını saklayan ya da yeri geldiğinde en iyi duygu sömürüsü yapan. Kendi mutfağımda kendi kendime yemek yaparken dünyanın en iyi aşçısıyım. Benim gibi hissederek gaza gelince bu işin tv şov kısmına yönelenleri anlamakta güçlük çekiyorum gerçekten. Bu yarışlar tanınmaktan öte insanı vezir de eder rezil de. Amaç tanınmak değilse sivil hayattaki övgü eksikliğindendir diye düşünüyorum. Aranıyorlar kısacası.

MasterChef yarışmasını beğenerek izlerim. Denk geldiğim bir olayda bir adaletsizlik var. Eğer şov dünyasında çalışıyorsanız (yarışanlar da dahil) işinizi layıkıyla yapmak zorundasınız. Şovun hakkını verin eğlendirin bizi. Takılmayın cümle lafın gelişi söylendi. Şimdi olayı anlatırken isim verip hedef göstermek istemiyorum. Biri diğerine iş vermek istemiyor, ona “sen ne anlarsın be bundan!” diyor aşağılayarak ve işi elinden alıyor. Ve bunu takım oyununda yapıyor. Aşçılık eğitimsizliğinden dem vuruyor aslında. Bir nevi burada ne işin var git buradan demiş oldu bence. Geçen haftalarda ben de dahil programın takipçisi olan herkes şahit olmuştur bu olaya. Her hafta yeni takımlar yeni kaptanlar seçilir. Bu hafta da yeni kaptanlar ve takımları belli oldu. Mavi takım kaptanlığını alan, rakip kırmızı takımın kaptanını kendisi seçme hakkına erişiyor. Keser döner sap döner sahibini bulurmuş ya. Aşağılanan yarışmacı hırs yaptı ve kaptanlığı aldı, aldı almasına da bir izleyici olarak aklım bu olayda kaldığı için karşısına rakip olarak o aşağılayan ismi çıkarıp açık açık meydan okur diye bekledim öyle yapmadı. O ne yaptı, başka ismi seçti. Nedenmiş, neymiş efendim başka bir olayda o onu eleme potasında yazmış diye o da ona bunun rövanşı olacak demiş diyeymiş de mişmiş çünkü bu onu daha çok aşağılanmış göstermiş olmalı ki komik düşünce. Milyonlar önünde yarışma programındasın ve hiç elenme ihtimalinin olmayacağını düşünerek daha çok küçük düşüyorsun ve bunu kendin kendine yapıyorsun. 

Neyse ne diyordum kısacası tv dünyası çok sıkıntılı bir yer. Eli iyi iş yapanın kalıp yarışabildiği ve ağzı iyi laf yapanın da korkulduğu bu yarışmada herkese başarılar. Şeflerden Danilo zaten içimizdeki yabancı. Severiz. Diğer şefleri tanıdıkça daha çok sevdik. Bu sefer favori isim belirtmek yok. Tek endişem şu ki programdan öğrenip öğrenip birgün yemek bekleyen bizimkilere şef tabağı çıkarmak. Kimbilir ne tepki verirlerdi umarım hesap isteyip alay etmezler.

YORUMLAR

21 Eylül 2021, 12.41
Çok seyrederdim. Medeniyete ara verince Master Chef'e de ara vermiştirm. Hangi bölüm yazar mısın,bi bakiyim. Çok agresifler. Galiba en zor bölgeleri sevindirmek için böyle yapıyorlar.
Damak, dil, tiroid bezleri, yanak içleri, dişler, kursak ve gırtlak falan buraları ben de çok özel buluyorum.
O arkadaşlar bir sanayide şase difransiyel nasıl sökülür indirilir ve geri toplanır diye, ya da gömlek nasıl dikilir diye yarıştıklarında böyle davranmazlar. Çünkü yapsan da olur yapmasan da olur. Gömleği herkes diker di mi? 
Ama bir tabakla insanın başını ve nefsini mest etmeyi herkes yapamıyor. Şefleri seviyorum. Biraz daha az şişman olsalar mı acaba?
21 Eylül 2021, 14.38

İşte o damak zevkinin asıl sırrı tuz. Tuz hangi aşamalarda kullanılır bu çok önemli. Sonraki sır görsellik (sos-renk-diziliş). Ben de bu sene başladım, Masterclass bölümlerini izlerken anladım orada şef yorumları çok eğiticiydi. Bahsettiğim olay geçen hafta ya da ondan önceki hafta bir dış çekimde yaşandı tam bölümü hatırlamıyorum ama sonraki bölümlerde konu hakkında çok konuşuldu ve sözde halledildi. Hatırlayıp söylesem de zaten doğru olmazdı. Aşağılanan kişi bu haftanın mavi kaptanlığını kazandı. Ama gördüm bu akşamki bölüm fragmanında kırmızı takımın kaptanı (Hamza) mavi takımdan birine gönderme yapıyordu aynı cümle üzerinden “sen ne anlarsın be soğanlamaktan” diyerekten hiç alakası yokken bir de. Bakalım bu sefer buna alınan çıkacak mı? Olayın psikolojik yönü çok ağır. Korkulan kişi korkutuculuğuna korkutuculuk ekledi: Ajda Pekkan’ın aşçılığını yapmış,bunun reklamını sosyal medya hesabında da yaptı. Kadın işi iyi biliyor ya iyi ki hedef göstermicem dedim ha geriye isim vermek kaldı :))

(Bu arada bakış açın doğru. Zorluğa katlanma sebeplerine değindim ben de blog yazarken. İşin sonunda ünlü olmak var yoksa da kendini tatmin etmek var. Medeniyete ara vermek nedir, medenice yaşadığımıza pek emin değilim de. )
22 Eylül 2021, 16.36
Öncelikle gerçekçiliğine inanmadığım diğer Acun programları gibi sadece show amaçlı yapılan ve izleyicinin ciddiye almayıp sadece eğlenmeyi düşüneceği programlardan biri bence... İkinci konu ise net bilgi sahibi olmamak ile birlikte bu tür yemek programları bunca aç insan var iken toplam 16 kişinin birer tabak bazen ise her jüri üyesi ayrı tabak çıkarttığı ve maalesef ki jürilerin sadece bir çatal veya bir kaşık veya bir lokma almaktan ibaret olduğu israf dolu bir program... Arta kalan yemekler umarım bi şekilde değerlendiriliyordur ve ben yanılıyorumdur...
Bir eleştirim de şu olacak, 3 jüri üyesinin asıl meslekleri yanılmıyor isem aşçı, şimdiki süslü haliyle şef... Peki yapılan yemeklerin güzel olup olmadığına (tat olarak) bunlar niye karar veriyorlar ki... Terzi kendi söküğünü dikemezden yola çıkarak, tadım konusu aşçıların uzmanlık alanı mı??? Benim bildiğim tadım konusundaki uzman kişiler gürmeler oluyordu... 
Neyse bu kadar fesatlık yeter... :)))
22 Eylül 2021, 19.04
yorumumda çok katı olacagımı düşünüyorum. belki  de direk yargı diyebiliriz. Ancak ben koca bir milletin böyle saçma sapan kurgu yapılıp, entrikalarla bogulmasından çok rahatsız bir şahsiyetim. insanların hayatlarını bırakıp iş arasında, Deli Murat'ın hareketlerini ve entrikalarını, değerli vakitlerini harcayarak konuşmalarının samalığına itiraz etmek istiyorum artık. Birde alakasız belki ama TRT yayınlarının çocuklara yönelik olan bazı animasyon filmlerinden de rahatsızım. Bir kaç kez yeğenlerim izlerken gördüm.Bakkal Ali Amca süper bir insan. Kasap Hayri muhteşem bir karakter. Manav Ahmet amca herkese yardımcı olan harika bir insan. Mahallede ki bütün şahsiyetler hepside çok iyi, naif, herkese yardımcı, ögütler veren amcalar teyzeler... bir çocuk bunları izleyerek büyüdügünde, düşünebiliyormusunuz ? herkesi süper sanıcak, her selam vereni iyi insan sanacak. bu bir kandırmacadır. çok kötü bir algıdır bence. ve son olarak kendi psikolojimi bozmamak adına bu tarz show programları vs izlemeyerek tepkimi ben koyuyorum. umarım herkes bunu yapar ve saçma sapan algıarla dolu Tv dünyasına biraz eki düzen gelir. şimdilerde hep evli insanların eşlerini bir kaç kişiyle aldatmasını meşru gösteren programların hepsi son bulur dilegiyle....
22 Eylül 2021, 20.35

Aynen mikrop, şov amaçlı olduğu konusunda hemfikiriz zaten. Bana kalırsa ben daha çok fesatım: tv önünde yapılan her program bir şov amacı taşımakta mecburen. İzlenme oranları düşerse program yayından kalkar vs

Tam bir şov programı olduğundan figüranları işlerini layıkıyla yapmalılar sonuçta izleniyor ve seyirci şov bekler. Show must go on (alnından ter akan gülücük smiley)

Artan malzemelerden yaratıcılık oyunu oynadıklarını biliyorum bu yüzden israflık konusunda tartışmaya kapalı bence 

Tadım yapma hakları konusunda pek bir şey diyemem. Puanlama kriterlerini her defasında dile getirdiklerinden mantıklı bulduğum yönü var 

(Bu arada profil bilginizden geçmiş bloglarınıza bakındım. Yorumunuzdaki gibi bloglarınız da usturuplu görünüyordu. Yorum ya da blog olarak devamı neden olmasın ki...arada sırada buraya baktığımda okumak isterim. Görüşmek üzere)
23 Eylül 2021, 11.05
Artan malzemelerden yaratıcılık oyunu oynandığını bi kaç kez görmüştüm... Orası muhakkak ürün bir bütün olarak israf edilmiyor, fakat yapılan işlemlerden sonraki (özellikle) jüriye sunulan tabaklamada, jürinin taş çatlasa 2 çatal yediği o tabakta kalan onca yemekten bahsetmiştim...
Evet seneler, seneler önce bi kaç ablamın gaza getirmesiyle blog denemelerim oldu... Tekrar yazar mıyım veya yazabilir miyim bilmiyorum... Beyindekileri kaleme dökmek (klavyeye de olabilir) zor bir zanaat her kişinin harcı değil... 
Bu arada medya konusunda bu kadar şüpheci olmamın en önemli nedeni senelerdir içerisinde olmam... İlk iş hayatıma başladığımda hiç unutmadığım bir örnek yaşamıştım... Bu tür konu geçtiğinde sürekli aynı örneği verirdim... Her gün yan yana çalıştığım arkadaşımın ismi bir gün gazetede haberi yapan kişi olarak çıktı ve yanında şu yazıyordu: x kişi isviçreden bildiriyor... :) o günden sonra, rahmetli Kemal Sunal'ın bir film repliğinde dediği gibi "Sana güvenim kalmadı"

23 Eylül 2021, 15.36

Bell-07 tv dünyası bir tür algı oyunu, temenninize katılıyorum. Çocukları koruma sözkonusuysa bu durumun gerekliliğinin sadece tv’de ve internette değil  dünya içinde de şart olduğunu söylemek çok doğru olurdu . Hatta evimizin içinde de. Her şey herkes bozulmuş halde çünkü.

Mikrop, iş dünyası için de aynı şey söylenebilir... İsviçre’den falan bildiren arkadaşlarınıza zaten ben de pek güvenmezdim bir okuyucu veya izleyici olarak smile Resmi . Tv’ye yansıtılan  kısmında özellikle haberler yandaş hal aldıkça hiçbir güvenirlilik yok, kalmadı. Bu arada ben de Türkiye’den tuşladığımı yazmış mıydım? 

İsraf konusuna gelince ev içinden örnek verirsem iş içinden çıkılmaz bir hal alabilir gibime geliyor. Yine de  konum Türkiye’de hala :))

27 Eylül 2021, 17.41
İsraf her evde olmuyor otherand. Markette birer limon ve soğan ve 2 biberle ve bir patatesle kasaya yaklaşma farkındalığı olan insanlar çoğalıyorlar. 
Önceden bakkallarda tane yumurta satılıyordu. 

Şimdi paket halinde. İyi de benim sadece ayda bir kere yumurta yeme hevesim varsa nolacak. Kalanı bayatlıyor. Bu israf biraz da yanlış sistemlenmekten ötürü. Gerçi tek satan şarküteriler de var ama kim gidecek oralara kadar. 

Günlük, porsiyonluk alışveriş yapmak çok iyi. Bu da evet yani sürekli alışveriş durumunu getiriyor ama o kadar olacak artık. 
28 Eylül 2021, 00.23

Unadventurous;
Köy evlerini bilmem ama şehir evlerinde ya da şöyle diyeyim, teknolojinin hüküm sürdüğü evlerde sağlıklı yaşam şartlarını bozmadan tasarrufun pek mümkün olduğuna inanmıyorum özellikle genel su tüketimi konusunda. Bir defa nüfus almış başını giderken virüs burnumuzdan girmiş ağzımızdan çıkıyorken nerede tasarruf hani

Ev içi ve dışındaki tasarruflara boğulmadan konuyu tekrar yarışmaya getirmek istiyorum: yarışmada favori isimlerim görsellikte Hasan ya da Tahsin, lezzette (şef yorumlarına bakılırsa) Eren. Mert Türk mutfağı konusunda zayıf görünüyor. Emroş iyisin iyi. Kadınlardan favori belirtemiyorum. Burcu’nun teknik bilgisi çok gibi ancak bir o kadar da duygusal davranıyor. Çok fazla ego sergiliyor, itici bir profil. Safanur şov yapsın artık. Hafife alınmasın yeni gelen Pelin’in eli hızlı, çenesi de hızlı olursa şova şov oh oh. Kadınlarda sinirleri kuvvetli olan kazanır.

28 Eylül 2021, 09.46
Otherand, tasarruf edecek hal kalmadı hiç kimsede. İnsanların durumu ortada. Altın mutfaklarında, porsiyon küçültülmesi gerekiyor diye tavsiyede bulunanların ve yemek kitabı çıkaranların kendilerine ve nadir çevrelerine sundukları cennetleri onlara göre başarılı çalışmalar arasında gösterilebilir.

Ama Tanrı'nın öyle cennetler yaratmadığı kesin. Organik gıdaya herkes erişim sağlayamıyor. Aşırı pahalı. Girdi maliyetlerinden tabi. Ama bu istense iyileştirilebilir gerekli ticari yasalarla. Gdolu gıdalar bile alt segment ürünleriyle daha zararlı ve ucuz kimyasallı gıda seçenekleri sunmaya başladı alt katmanlara. Sağlıklı yaşamayı zengin olma seçeneğiyle domine edenler ile asgari ücreti Allah'a yakın olmakla tanımlayan aktörler aynı yapım şirketinin oyuncuları. İnsanların durumları içler acısı. Herkes perişan. 
28 Eylül 2021, 14.43

Şimdi sırada ülkeden ve dünyadan ekonomi haberleri :)) Ülkenin hali ortada içler acısı, herkes tarafından görünmeyen kısmı daha da acı. Görmemeye, anlamamaya devam mı edeceğiz iş işten geçene kadar. Ne yapacağız, kimse çok bilmiyor. Yokluk çekmemiş sonraki nesle yokluğu nasıl anlatacağız.
Kuraklık, sıcaklık ve dolayısıyla küresel bozulma, kıtlık, nüfusta patlama, uluslararası siyasi ilişkiler ve savaşlar bunların sonucu neleri doğuracak... ben yağmalama ve yamyamlık başlayacak diyorum, şimdiden dişimize göre birilerine bakalım...

Az abartılı ama ya böyle olursaklı genel yorum yazdım. Organik gıda tavsiyesi her tavsiye gibi boşa gidecek çünkü patronlar işlerine geleni yapıyorlar. Bizler de bilerek ya da bilmeyerek ayak uyduruveriyoruz. Bu arada tohumlar eski tohum değiller balkonda domates yetiştirme çabam boşa gitti
28 Eylül 2021, 17.35
Hadi o zaman Davos'a gidek. Geçenki zirvede odada beremle iki çift çorabımı unutmuştum onları almam lazım. 
29 Eylül 2021, 00.29

A aaa dur dur kavga ediyorlar eyvah şov olayını yanlış anlamışlar
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın