Deneme 001
03 Ağustos 2025, 10.11 A- A+
Sindirilmemiş artıkları var yalnızlığın içimde. Bir yalnızlık ki kadim tanrıların kıskandığı. Sanrıların kol gezdiği havası kekremsi diyarlarda yolunu kaybetmiş bir çocuktu umudum. Heyhat! Antik acıları taşıyordu sanki ceplerinde.
Bre ahmak velet! Peşi ardına serpseydin ya onları Hansel misali! Zor bulursun yolunu şimdi. Cadılara yem olasıca!
Neyse efendim ne diyorduk? Hah, işte böyle şiirsel feryat figanlar, sözüm ona acı çekmeceler, kalplere dokunacak üst perdeden atıp tutmacalar, masum ölüler üstünde daireler çizen atmacalar... Yok, onlar akbabaydı. Neyse ne! Ak mıydı kara mıydı göreceğiz bakalım. Başka kimler yok kimler! Hep aynı beş kelime ile methiye düzenler mi dersiniz, beş kelime değiştirip aynı teraneyi anlatanlar mı - ki bunlar kendi aralarında geçişkendir - ya da okuduğunu anlamayanlar mı... Say say bitmez efendim. Bir de bendeniz gibi her gördüğünü eleştiren part-time eleştirmenler var. Ukala işte efendim affedersiniz. Beşer şaşar elbet de sanki kendisi Andromeda'dan göçmen. Bu kadar da mizantropik olmayayım eleştirel mizah yapayım derken. Iyiler olmaz mı hiç, var elbette. Okuyunca dersiniz ki keşke her gün yazsalar. Hatta günde üç beş öğün. Oldu olacak bunları sahiplenelim de tam olsun. Ne kadar ayıp! Iki paragrafta burayı sirke çevirdim ya bu da bana dert olsun. Şimdi bunları kazara okuyanlar diyecek ki " Ne anlatıyor bu herifçioğlu!? " Inanır mısınız ben de bilmiyorum. Adı üstünde deneme işte lakin ne kadar denesem olmuyor kuzum. Belki de çok zorlamamak lazım.
Ister sevin, ister kızın. Ister sevinç, ister hüzün. Heyhat! Hey hayat! N' aber?
- Bir delinin kaynama noktası


YORUMLAR