Z KUŞAĞINA MASALLAR
14 Nisan 2026, 14.05 A- A+
Kaplumbağa ile tavşanın hikâyesini bilir misiniz?
Kim bilmez ki diyeceğim ama hani şu meşhuuur Z kuşağı dinlememiş olabilir. Ya da dinlese de mantıklı gelmemiş olabilir. Zaten bu Z kuşağı teknolojinin tam içine doğduğu için mantık hatalarını bizim gibi sorgulamadan kabullenmiyor.
Hadi Z kuşağı için analizli ve mantıklı bir tavşan kaplumbağa hikâyesini de ben anlatayım.
Ön bilgi: Tavşan saatte ortalama 50-60 km, kaplumbağa ise saatte ortalama 0,8-1,6 km hıza ulaşabiliyor. Bunu arabalar ile ilgili bir matematik problemi gibi ele almak tabii ki saçma. Çünkü sürdürülebilir bir hızdan bahsetmiyorum. Sen bir saat durmadan koşan tavşan ve ya kaplumbağa gördünmü hiç?. Bir tavşan tehlike altında maksimum 3 dakika yardıra yardıra ( ki bu terim pek bilimsel olmadı sanki) koşsa 2 km yol kat ediyor. Kaplumbağada aynı koşullarda 60 metre yol kat ediyor. Sonra soluklanıyor bir sigara yakı… Öyle değil tabi ama maksimumu ya da mantıklısı bu olur sanki.
Müsaade var ise başlıyorum.
Tavşan iphone 17 promax ile konuşa konuşa cafe ye geliyor. Tavşan havalı, tavşan cix
.
Cafe de ki herkes hayranlıkla tavşana bakıyor. ‘’Oooo tavşan reis hoş geldin’’, ’’vay kardeşimdeki karizmaya gel’’,’’kanks yakıyorsun’’,’’brommmmm ateş ediyorsun’’ ve sair ve sair. Herkes tavşan ile selamlaşıyor.
Bir tek köşedeki masada arkadaşları ile oturup okey oynayan 132 yaşındaki kaplumbağa göz ucu ile tavşana bakıyor. Burun kıvırıyor
-bizim zamanımızda kahve ye giren bir Selamın Aleyküm derdi diye söyleniyor.
Tavşan telefon ile konuşmasını bitirip masasına geçiyor. Masaya oturuyor ki normalde sandalyeye oturması lazım
. Neyse tiksinç espirileri bir kenara bırakayım. Etrafını göz ucuyla bir süzüyor, kaplumbağayı görünce dalga geçmeye başlıyor.
-emmi hayrolsun, sabun fabrikası yan tarafta, senin ne işin var burada
Kaplumbağa kafasını ıskartadan kaldırıp tavşana bakıyor
-önce selam vermeyi öğren terbiyesiz deyyüs!
Ortalık buz kesiyor. Tavşan ufak bir bozulur gibi oluyor ama çaktırmıyor. Yavaşça kaplumbağanın masasına yaklaşıyor. Masanın üzerine Ferrari F180 in anahtarını bırakıyor. Gülümsüyor.
-yavaş gel diyeceğimde, senin yavaşında çok yavaş olur be emmi
Cafe de gülüşmeler ve sair. Kaplumbağa ağır abi. Şöyle hafifçe bir doğruluyor sandalyesinden
-Kardeşşşşş! Yalnız öyle araba anahtarı ile falan olmuyor yavaşı hızlısı, sen anca araban ile hızlı olursun gerisi tırt
Tavşan çaktırmadan etrafındakilerin tepkisine de bakarken konuşmaya devam ediyor
-ben hala koşabiliyorum emmi de sen kımıldayabiliyor musun, bak arkadaşların taş at diye seni beklerken 10 dakika geçiyor
Oydu buydu derken ortalık kızışıyor. Nasıl olduysa ‘’hadi yarışalım’’ kısmına kadar geliyorlar. Kahvede gırgır şamata ve sair derken birden olay ciddiye dönüyor. Tavşan alırım evini diyor, kaplumbağa alırım arabanın anahtarını diyor. Sonuç iddia ya dökülüyor. Cafe deki herkes gözü kapalı basıyor parayı tavşana. Hatta bazıları üç milyar yedi yüz elli milyon, milyarrrr parayı kredi çekiyor. Ne yapıyor bu parayı, çocuklar açken, mutfağın tüpü bitmişken gidip tavşana bahse yatırıyor.
Yarış alanına gidiliyor. Deniliyor ki ahanda şu AVM nin etrafından dönüp cafeye ilk gelen kazanacak. Öyle böyle başlıyor yarış. Tavşan yardıra yardıra(bak yine…) baya bir gidiyor. Bakıyor gelen yok arkada, yan gelip yatıyor. Yersennnnnn!
Gerisini Organize Suçlarla Mücadele Şube müdürlüğünden dinliyoruz.
Yapılan araştırmada, suç dosyası kabarık olan tavşan ile kaplumbağanın bahis oynatmak için organize bir şekilde hareket ettiği tespit edilmiştir. Mevzu bahis olan yarışmada tavşan belirli bir mesafe kat ettikten sonra kaplumbağayı beklemiş, şahsına ait 07 TVŞ 07 plakalı arabasının anahtarını vermek sureti ile yarışı kazanmasına yardım ve yataklık etmiştir. Zapta alınan üç milyar yedi yüz elli milyon, milyarrrrrrrr parayı paylaşırken kaplumbağa ve tavşana suçüstü yapılarak, bahis oynamak- oynatmak, hile yapmak suçlarından mütevellit tutuklanmışlardır.
Demeyseki neymiş? Bir kaplumbağa günde maksimum 5 km yol gidiyor ise, tavşan 3 dakika koşup 12 saat uyusa kaplumbağa anca 500 metre önde oluyor. Yarış mesafesi 2500 metre değil ise matematiğe fiziğe ilime ve de bilime aykırı şeylerden konuşuyoruz. Oooooo o olmaz o! Simülasyonda hata var…
Benim bahis teorim daha gerçekçi
Tavşan ve kaplumbağa masalındaki azmetmek ve ya pes etmemek mesajını ya da masal bu olayını, ufo görmüş masum köylü gibi anlatmaya çalışan yorumlar görürsem ,kızarım sinirlenirim, İstanbul beyefendisi kişiliğimi bırakıp sert eleştiririm ,üstüne de sütümü helal etmem ….
Masaldan Z kuşağı dâhil bütün kuşaklara mesaj
Kumar iyi bişii değil
(Almanya 2. Liginden yüksek oranlı müthiş maçlar var elimde o ayrı. İlgilenen var ise özelden yazsın
)
Aman canım, zaten kaplumbağanındı ne işi varmış cafede! Yanda kıraathane var mis gibi, çayı da güzel, sucuklu tostta yapıyorlar… Yalandan hikayeler işte… Pehhhhhhhhhhhhhh!
Açıklayıcı dip not: Baktım bloglardaki yazı kalitesi baya bir artmış, biraz aşağı çekeyim oranı diye yazılmış ofsaytımsıya benzer mizahımsı bir yazıdır
Bu arada laf atma falan olarak algılanmasın, blogda yazan arkadaşları da cidden beğenerek okuyorum. Ellerine sağlık. Elim boşta idi, iki yazasım geldi olay bu
Açıklayıcı dip not: Baktım bloglardaki yazı kalitesi baya bir artmış, biraz aşağı çekeyim oranı diye yazılmış ofsaytımsıya benzer mizahımsı bir yazıdır


YORUMLAR
Her yazını elimden geldiğince okurum. Bu tür yazılarında ise aklıma ilk gelen, "Kendiyle mutlu olanın başkasıyla derdi olmaz." sözleri olmuştur. Sen, kendiyle mutlu olmayı becerebilen birisin. Ayrıca paylaşımlarınla bu mutluluğu bizlere de yansıtıyorsun. Kalemin de güzel olunca okumanın keyfi bir başka oluyor. Böyle bizleri gülümsetiyorsun ya Allah da seni hep güldürsün. Eline sağlık...
kendimle iyi kötü anlaşıyorum ama şu ara başkaları ile derdim çok. zaten etrafımızda (ülkemizde) yaşananlara bakınca insanın kendiyle bile mutlu olmayı becerebilmesi mucize. Allah cümlemizin yüzünü güldürsün inşallah.Yorumun için teşekkürler.