gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

İKİ CÜMLE

29 Nisan 2026, 15.26
A- A+
 “İki sosyalleşeyim, hem değişiklik olur” deyip, ayırırsan boş vaktini bir boş boğaza, fikir fakirine,

kendine geldiğinde, O’nun karşısında zoraki onay makamında bulursun kendini.

Elinde fincan. Keyifsizce yudumlar, isteksizce yutkunursun içeceğini.

Lügatında yer vermediğin, diline değmemiş kelimeler, kulağına çalınmasından hoşlanmadığın 

amiyane tabirler, esfele safilin düşünceler, riya soslu mimikler, hor gören yaklaşımlar, dolu olur yağar 

kafana kafana. Araya girip toparlayayım, ortalığı temizleyeyim, lafın sözün tadı değişsin, 

sohbet edebini takınsın deyip, bir hamleyle lafa söze girmeye çalışsan da, ağzını açtığınla kalırsın.

Hal böyleyken bir de üstüne üstlük, “Ne susuyorsun sen de bir şey söylesene Allah aşkına” zılgıtı

yersin. Açık kalan o ağız artık bir süre daha kapanmaz.

Biraz da kibri varsa –ki ziyadesiyle vardır- karşındaki bu fikir fukarasının, konuştukça çatallı dilinin 

sesi, senin elindeki çatalın sesini bastırır. Yediğini boğazına dizer, başını öne eğip usulca çatalını 

bırakırsın tabağa.

Konuşmasının gürültüsü arttıkça, kibrinin zirvesinden düşecek olan çığın altında kalman ise an 

meselesidir.

Gözlerinle “Ne olur sus artık” dediğini anlatamaz, vücut dilinle “Lütfen kalkalım” ı duyuramazsın.

Nahifsin çünkü. İnsancılsın elbet.

Mümkün mü, “Lütfen bitirelim” hatta “Kes ulan” demek.
………..
………..
………..

Tebrikler…

O hevesle istediğin değişiklik artık olmuştur. Asosyal tezgahında çürük bir sosyalsindir artık.

Tansiyonun ,nabzın, moralin, varsa şekerin, eski halleriyle yeniden bir araya gelmemek üzere

değişmiştir.

Yüzünün ifadesi mi?

Hiç bahsetmeyeyim, tasviri mümkün değil. Ancak aynaya baktığında anlayabilirsin neden mümkün

olmadığını. Bir asosyalle sosyalleşme cesareti, kendini yeniden kazanıp onarma mücadelene

ruhunu gebe bırakmıştır.

Yaşayacağın sancıların için şimdiden geçmiş olsun.

Koyarsan adamın önüne karalama sayfalarını, karalar da karalar.

Ufak bir not kağıdı koyacaksın önüne, avucu kadar.

Bir de bitti bitecek bir kalem.

İki cümle diyeceksin iki…

Fazlası yok!

Neden mi?

O’na hem sayfalarca müsaade edip hem de saatlerce yazdığını anlamak adına vaktini

öldüreceğine, bırak O’na müsaade ettiğin iki cümle arasında intihar edip, karalayamadığı satır

aralarına gömsün kendini.

Vakit kıymetli, hem de paha biçilemeyecek kadar.

Kirli ruhların sızıntıları ruhumuza karışmamalı, saf kalmalı.

Akıl sağlığı çok çok önemli, bitkiden hayvandan ayırır.

Cühela ile sohbeti kesmeli.

Edep adap kirliliğinden arınmalı.

Anını zamanını katledenlerle olmaktansa, yalnız kalıp, anı zamanı yaşatmalı.

Hak edene saatler, sayfalar, hak etmeyene kalem kağıt avuç kadar.

Hak edene cümleler, hak etmeyene iki cümle kelam yeter.


Saygılarımla


YORUMLAR

29 Nisan 2026, 17.25
Ya bayildim ne kadar güzel bir tükcedir bu Benimde böyle söylee söylemek istediklerim var ama ya türkcem yetmiyor yada karsimdaki anlamio 
Elinize saglik 
30 Nisan 2026, 07.51
Bonkörlüğümüzden , aldığımız edep ve eğitim den olsa gerek asla değmeyecek ruhsuzlarjn önüne  boş kağıdı koymuşum sonrada vefasızlıktan hadsizliklerden yakınıp durmuşum .Gençliğimde öğrenmem gereken düsturlarla donattığınız yazınızı çok beğendim, Hayat dersi veriyor ,alabilene...
Yazılarınızı devamı gelirse öğreniriz ,sevabı da  sizin olur.
Elinize ,aklınıza , beyninize sağlık...
Gönülden sevgiler, selamlar
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın