gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Bir Güzelliğe!

11 Temmuz 2026, 16.36
A- A+

Bir Güzelliğe başlarım elbet diye, dün not düşmüştüm kendime!
     Anneciğim, çok titiz ve her yemeği yemez. Neymiş efendim, o öyle mi pişermiş, içine bu da konurmuymuş, eğer bilmediği birinden falan geldiyse, üstelik görüntüsünü de beğenmediyse;  tadına bile bakmaz.
Artık bu durumundan sıkıldığım, belki de yorulduğum için mi bilinmez ’’Anneciğim neden yemiyorsun? Bunu bulamayanlar var. Çöpten yiyen insanla, senin benim ne farkım var, o da insan.‘’ diye çıkıştım. O da üzülerek ve sıkıştırılmış hissederek ‘’ne yapayım kızım, yiyemiyorum işte, elimde değil’’ dediğinde pek de anlayış göstermedim.
     Benim canım, cancağızım, kedilerim de böyleler. Ah kader, neylersin!
Garaj kapımızın hizasında üç çöp Konteynerinin içinde olanlar. Çoktan ulaşması gereken yere ulaşmış görüntüsünde etraf. O da yetmezmiş gibi, güneşin altına atık ev yemekleri parke taşların üzerine boca ediliyor. Yeterince pislenmemiş burası deyip, bir diğer hayvan sever komşumuz da bırakıp gidiyor, sünger tabaklarda bilumum evsel gıda artıklarını. Vicdanlar rahat, gece pür-ü pak evlerde mışıl mışıl uyunmaz da ne yapılır? Harikulade bir eylem yapmış olarak hayata, güne devam edilir. Ne de olsa İyilik ti bunun adı. Uçuşan sinekler, kıpraşan böcüklere baş çevrilip, o tarafa bakmamalar başlıyor. Yağmur yağsa temizlenir bir nebze. Ya yaz günü nice olur oranın hali? Eeee her şeyi devletten beklememeye de alışmışız. Kolları sıvayıp giriştim yıkamaya, niyetlenmiştim zaten. Bu alan ne zaman gölge olur, hesap edip dururken, sabahtan başlayan bir bulutlu hava ile diyor ki İlahi güç ‘’Yanındayım, haydi sana kolay gelsin! ‘’
     Bir ablam ’’Eline sağlık, beni de üzülüyordu buranın hali, ben tavuk haşladığımda tabakla getiriyorum, tekrar inip tabağı da atıyorum kutuya‘’ dedi
     Diğer yaşıtım iki arkadaş hanım ‘’Niye sen temizliyorsun?’’ Ben de ’’Sen, o, bu, biri yapacak. Baktım yapan yok, yapıyorum işte‘’ Ne dese beğenirsin, ‘’Sağlığın yerinde de yapabiliyorsun’’ ’’Kaç tane kedinin dişleri çekildi, kılçıklar batıyor ağızlarına, ne olur atmayın’’ dediğimde ‘’kim atıyormuş kılçık, yemek, a a..’’ lamalar falan .. ‘’o kadar parayı nerden buluyorsun da doktora götürüyorsun ‘’a geliyor laf… Mevzu ben oldum…
Tüylü dostlarımız acı çekiyormuş, birileri zahmet edip doktora götürüyormuş, ben görmüyormuşum tüm bunları. Öz eleştiriye gereksinim duymak abesle iştigale giriyor …
     Bir diğer hanımefendi serzenişte bulunuyor. Balkonundaki çamaşırlarına, duvarlarına böcüklerin geldiğinden. ‘’Apartmana ikinci bir kez ilaçlama yapsınlar ‘’a geliyor samimi söyleşimiz.. Gülümsüyorum, buralar bu kadar temizken(!) ilaçlama fayda verir mi ki’’ diyorum, oralı değil …
     Yaşlı bir beyefendi ise ‘’Hay, eline sağlık, çok iyi düşünmüşsün kızım, sağ ol, var ol!’’ deyip neyse ki gönlümü, yorgunluğumu alıveriyor..
‘’Ne demek, sen de sağ ol! Siz de evinizde rahat edin, hem de sokak hayvanlarımız. Gözümüz, temizlik güzellik görsün değil mi, içimiz açılsın ‘’ başıyla onaylıyor. El sallaşıyoruz…
     Bir Güzellik yapmak istedim ..Yaptım ..

Şimdi gelelim dersime.
     Lafını yuttururlar insana, ben de yutuyorum. Görmekle bakmak, bilmekle idrak etmek farklı şeyler olduğu aşikardır.
İçimde ukde kalmış, demek anneme haksızlık etmiş, onu anlayamamıştım..
Yaşam kutsaldır. Her canlı kendi varlığını sürdürmek için azami güç ve özeni göstermek arzusunda.
     Hastanenin üç yataklı kalabalık odasındayız, anneciğime öğle yemeği yedirirken her yerden ses gelmeye başladı. İnsanlar kaçıştılar .. Biz de olanları seyrediyoruz. Elimde yemek tabağı, kaşık, öylece duruyorum ..
Anacığım ‘’kızım sen niye gitmedin?’’
‘’Sen gidemiyorsan bende gidemem. Öleceksek beraber öleceğiz’’ gülüşüyoruz…
Fark ettim ki!
Sevince, can fedaymış sevgiliye.
Annemin ağız tadına göre yemek yapmanın telaşındayım, beni meşgul etmeyin!
İşinizi öyle iyi, öyle iyi yapın ki! Eğer çöpçüyseniz, bulunduğunuz yeri öyle bir temizleyin ki, Uzaydan bakıldığında bile.!
 ‘’ Burada Dünyanın en iyi Çöpçüsü yaşıyor ‘’ desinler.
Gökten üç elma düşmüş, biri bana, biri sana, biri de işini iyi yapanlara gelsin. Ki

‘’BİR HOŞ SADÂ KALSIN GERİYE.’’


Nihal Erman _ Tatileyim Ayol

YORUMLAR

12 Temmuz 2026, 22.43
eline yüreğine sağlık tebrik ederim çok akıcı ve etkileyici buldum.
13 Temmuz 2026, 17.26
Sevgili PATİŞŞe

"Ne kadar zarif, ne kadar içten bir yazı... Okurken hem çok duygulandım hem de sokakta yaşadığınız o diyaloglara çok hak verdim.

​Aslında hepimiz temiz olduğumuzu, iyi kalpli olduğumuzu anlatıp duruyoruz. Oysa evimizin pırıl pırıl olması yetmez ki... Bir insan sokağına, mahallesine aynı özeni göstermiyorsa, arabasından rahatça izmarit atabiliyor ya da yerdeki bir çöpü alıp kutuya atmıyorsa, kendi evi ne kadar temiz olursa olsun bu bana biraz bencillik gibi geliyor. Masadan artan yemekleri öylece, özensizce sokağa bırakmanın adına da 'iyilik' diyemeyiz maalesef. Çünkü gerçek iyilik nezaket ister, karşıdakini incitmemek ister. Sizin o konteynerin başında verdiğiniz emeği görüp de bir ucundan tutmadan geçip gidenlerin tavrını ise 'komşuluk' kavramına yakıştıramıyorum...

​Ama yazınızda beni asıl etkileyen şey, dışarıdaki bu duyarsızlığa kızıp bırakmak yerine, konuyu kendi içinize ve annenize bağlamanız oldu. Annenizle olan o tatlı, derin bağınız ve yaptığınız o güzel özeleştiri içimi ısıttı. 'Sevince, can fedaymış sevgiliye' cümleniz o kadar doğru ki...

​Siz işinizi de, insanlığınızı da, evlatlığınızı da o bahsettiğiniz alıntıdaki gibi o kadar güzel, o kadar iyi yapıyorsunuz ki... Uzaydan bakıldığında bile fark edilecek kadar parlak bir kalbiniz var. Dünyaya çok hoş bir sadâ bırakıyorsunuz. Kaleminize, o hassas ve naif yüreğinize sağlık, iyi ki yazıyorsunuz...
 
14 Temmuz 2026, 02.58
eline kalemine yüreğine sağlık her zamanki gibi harika olmuş gerçekten smile Resmi
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın