gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

En Çok Kendime Geç Kaldım..

21 Eylül 2026, 00.22
A- A+

“Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…”
— Ömer Hayyam’a atfedilen Gün Gelir şiirinden...

Belki de hayatın en tuhaf tarafı bu.

Bazı şeylerin düzelmesi için onları düzeltmeye çalışmayı bırakmak gerekiyor. İnsan bazen bir kapının önünde öyle uzun bekliyor ki, artık içeride ne olduğunu değil, neden hâlâ beklediğini unutuyor.

Bazen bir şeyin bitmesi, gerçekten kaybetmek değildir.

Belki de sadece artık aynı yerde durmaman gerektiğini anlatıyordur hayat. Bunu o an anlayamıyorsun tabii. İnsan önce dönüp dönüp geçmişe bakıyor. Nerede kırıldım, nerede sustum, hangi cümleden sonra her şey değişti diye düşünüyor. Sonra bir gün fark ediyor ki, geçmişi anlamaya çalışırken geleceğinden eksiltmiş.

Bazı yolların devam etmemesi, yanlış yolda olduğun anlamına gelmiyor. Belki sadece başka bir yola sapmanın zamanı gelmiştir.

Ama insan alıştığı şeyden kolay vazgeçemiyor. Bazen sırf tanıdık olduğu için yanlış yerde kalıyor. Çünkü alışmakla ait olmak arasındaki farkı anlamak, sanıldığından daha zor.

Geçenlerde bir rüya gördüm.

Her şey bir iskelede başlıyordu. Yanımda biri vardı. El ele tutuşmuşuz. Başını göğsüme yaslamış, saçlarını usulca okşuyordum. Etrafta kimse yoktu. Deniz sakindi. Konuşmuyorduk ama o sessizlikte bile bir şeyler anlatılıyordu sanki.

Sonra garip bir şey fark ettim.

Ben orada bir yakınlığı yaşarken, karşımdaki çoktan gitmenin yollarını düşünüyormuş.

Belki de bazı insanları kaybetmeden önce kaybediyoruz.

Rüyadan uyandığımda oda aynı odaydı. Şehir aynı şehirdi. Hayat da yerli yerindeydi. Değişen sadece bendim.

Galiba bazı sabahlar insan, hayatında hiçbir şey değişmeden uyanıyor ama içinde bir şeylerin artık eskisi gibi olmadığını anlıyor.

Ben de bazı şeyleri eskisi kadar önemsemediğimi fark ettim.

Her şeyi anlamlandırmaya çalışmıyorum artık. Her sessizliğin bir sebebini, her gidişin bir açıklamasını aramıyorum. Bazı cevapların gelmeyeceğini kabul etmek de bir çeşit huzurmuş.

Belki yeni bir başlangıç tam olarak böyle bir şeydir.

Büyük kararlar alarak değil.

Sessizce...

Bir sabah daha erken kalkarsın. Uzun zamandır gitmediğin bir yere gidersin. Yeni bir şey öğrenirsin. Ertelediğin bir şeyi sonunda yaparsın. Kimse bilmez ama sen bilirsin; artık aynı yerde değilsindir.

Sonra bir bakarsın, hayat sandığın kadar bitmemiş.

Sadece sen, eski bir hikâyenin son sayfasında gereğinden fazla kalmışsın.

Geçmişi değiştiremeyiz. Kaybettiğimiz zamanı da geri getiremeyiz. Ama bundan sonrasına hâlâ dokunabiliriz.

Her sabah dünü devam ettirmek zorunda değiliz.

Bazen yeni bir hayata ihtiyacımız yoktur. Aynı hayata yeniden bakmayı öğrenmek yeter.

Ben artık geriye eskisi kadar bakmıyorum.

Çünkü bazı şeyleri anlamak için sürekli hatırlamak gerekmiyor. Bazı cevaplar, insan uzaklaştığında kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Ve galiba artık kendime şunu söylemenin zamanı:

Geç kaldım diye üzülme.
Hâlâ buradasın.
Hâlâ başlayabilirsin.

Çünkü bazı sonlar gerçekten son değildir.
Bazıları, insanın kendisine yeniden başladığı yerdir...

YORUMLAR

21 Eylül 2026, 20.32
["Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…”
— Ömer Hayyam’a atfedilen Gün Gelir şiirinden...]

Burdan sonrasını okumaya gerek duymadım. Dezenformatif bilgi yayan insanın söyleyeceĝi hiçbir şeyin değeri yoktur gözümde. Bu yorumu da okuyanları bilgilendirme mahiyetinde yazıyorum. Bir nevi yükümlülük. 
Bu ifade ve o şiir Ömer Hayyam'ın değil, Nilgün Bodur'un iğrenç şiirlerinden biri. Kitabında var, sesli olarak da youtube'da var.  Gerek üst mesajlarda gerekse burda dezenformasyonla mücadele etmekten ve düzeltmekten ben bıktım siz bıkmadınız. Vatandaşın Ömer Hayyam'ım tek rubaisini okumadığına yemin edebilirim ama ispatlayamam. 


22 Eylül 2026, 15.14
merhaba bilgegunes

— Ömer Hayyam’a atfedilen.. demek zaten çeşitli kaynaklarda dezenformasyona uğramış, kaynağı hakkında kesinlik yok anlamı taşıyor.. Nilgün Bodur'u okuyacağım teşekkür ederim bilgi için..

ayrıca tüm yazıyı bir cümleye bağlamayınız ki aslında yazının ilham kaynağının
"Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…” cümlesi olduğuna vurgu yapmak istemiştim.. yazının devamı bu şiirden bağımsız bir duygu bütünlüğüdür.. 
22 Eylül 2026, 17.02
Ömer Hayyam'ım kendi yazdığı bir eser günümüze ulaşmadı diye biliyorum. Başkalarının derlemelerinden biliyoruz rubailerini.  Hiçbir eserinin kesinliği yok zaten. Yaklaşık 1000 rubai var onun olduğu iddia edilen fakat ancak 100 tanesi Hayyam'a ait olabilir diuorlar. Okuduğumuz 10 rubainin 9'u onun değil. Durum böyleyken bir araştırma yapmak çok mu zordu? Her gördüğümüzü böyle sorgulamadan aldığımız için dünyayı bok götürüyor.
Bir zaman önce bir blogcuya da dediğim gibi, Can Yücel okusaydın böyle bir şiiri Can Yücel'in yazmayacağını bilirdin. Yani şairin zihniyetinden, duygu ve düşünce dünyasından yola çıkarak neyi yazıp neyi yazmayacağını bilebiliriz. Hadi onu da geçtim. Siirde geçen içoğlan Osmanlı'ya ait türkçe bir saray terimi. Hayyam Osmanlı'dan önce Fars topraklarında yaşıyordu. İçoğlan anlamında bir kelime varsa da bunu içoğlan diye çevirmezlerdi heralde. 
Ülkenin en boş yazarlarından birini okumak istiyorsanız en doğal hakkınız tabi ki kimse buna engel olamaz fakat dediğim gibi bilgi aktarırken biraz özenelim, bir iki sayfa karıştıralım. YZ'ye çok güvenmeyelim, daima  teyit edelim. 




23 Eylül 2026, 01.04
Tekrar ediyor ve noktalıyorum. bu yazının Ömer Hayyam ile veya Gün Gelir isimli Şiirle bir ilişkisi bulunmamaktadır. şiirin içinde geçen bir cümle kullanılmış ve şiirden alıntı olduğu belirtilmiştir.... iyi okumalar..
23 Eylül 2026, 13.15
Tekrar ediyorum, yazı umrumda değil sadece hatalı giriş kısmına yorum yaptım.  Girişin yazıyla ilgisiz oluşu da beni baĝlamıyor. Dezenformasyon gördüm mü adaplı adapsız dalarım bu benim özelliğim.  "Evet hatalıydım, gidip düzelteyim" dememek için  aynı gereksiz manipülatif cevabı tekrarlamak da sizin özelliğiniz herhalde. 
Not: Blogda "düzenle butonu" var be insan evladı! Yani saçmalarsak düzeltebilelim diye yapmışlar. Bana cevap yollama, gidip küçük bir not ekleyerek ya da eklemeyerek hatanızı düzeltin, başkalarına kötü örnek olmayın! Şöyle yazılabilir:
“Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…”
 Nilgün Bodur'un "Gün Gelir" şiirinden...
Şöyle de olabilir:
“Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…” Nilgün Bodur
Bu nasıl?
“Gün gelir ki sen bakmazken, her şey hallolur…”

Görüyorsunuz değil mi bazı sorunlar da siz bakmamaya görmemeye çalıştıkça daha çok büyüyor. Hatayı görmek istemezseniz çözemezsiniz. Gösteriyoruz, insan bir teşekkür eder. Valla benim hatamı düzeltseler böyle bırak teşekkürü alnından öperdim. İyilik de yaramıyor. Cık cık cık! -_-


23 Eylül 2026, 15.00
Doğru bir tanedir deriz ve bunu savunuruz... Fakat herkes kendi doğru bildiğini savunur ve karşı tarafın doğrusunu kabullenmez... Yazışmaları okudum... Şimdi en doğrusu hangisi... Arkadaş sözün blog ile alakası olmadığını savunuyor... Siz ise o sözün gerçek sahibinin yazılması hususunda diretiyor ve araştırıp net öğrenmeden paylaştığınız sözün sonuna söyleyeni en azından belirtmeyin bari diyorsunuz... Bence herkes haklı :)
23 Eylül 2026, 16.45
! Murti
Vatandaş sözün doğru olduğunu iddia eder söze iman eder, bu onun doğrusudur. Ben de saçma ve boş bulurum bu da benim doğrumfur.  Bunu tartışmıyorum. Neyini tartışayım kanıtlanabilir bir şey yok ortada. Değerler kişilere göre değişebilir. "Onun gerçekliğidir" der geçeriz.
Söz Nilgün Bodur'un, bunu biliyoruz çünkü elimizde kanıtlar var. Bir saat bunu araştırdım kitabın pdf'ini indirip sözü bulduktan sonra iddia ediyorum bunu. Bu herkes için kanıtlanabilir tek bir gerçekti bu, benim gerçekliğim değil. Ha çürütebiliyorsa ona da açığım ama o da yok. Of neyse çekemicem hiç bu saçmalığı, ne hali varsa görsün.

24 Eylül 2026, 10.22
Üslup her şeydir. 
Ne söylediğinden daha çok nasil söylediğin önemli oluyor bazen. Bir yazının altına bu denli sert ve        kırıcı yorumlar nasıl yazılabilir inanın bunu anlamıyorum. 

24 Eylül 2026, 13.33
Merhaba Lilaa__
ilk kez yorumlaşmıyoruz isim belirterek direkt bana hitap edebirsin.
 Üslup önemlidir ama her şey değildir, buna katılmıyorum. Ayrıca ne varmış üslubumda?
Hakaret mi etmişim, şahsına mı saldırmışım? 
Evet, sert ve nezaketsiz bir eleştiri yaptığımı kabul ediyorum inkar etmiyorum zaten yorumda söyledim NŞA'da böyle dalmam hiçbir bloga. İstisnası nefret söylemi ve  dezenformasyondur. Bunu bilerek yapıyorlar. Durumun ne detece vahim olduğunu ne zaman idrak edeceğiz acaba? Üslubumu sorguladığın kadar yaygınlaşan bilgi kirliliğini ve sonuclarını da sorgulamanı umuyorum. 
Şunu bilmeden ben yapsam utancımdan yerin dibine geçerdim ve o dakika düzeltirdim.. Ama yoook, beyfendi üstüne üstlük beni salak yerine koyarak manipülasyona girişiyor. Peki bu bana saygısızlık olmuyor mu? 
 İlk yorumda hatasını düzeltseydi, teşekkür edip gidecektim. Karşı bir argümanı yok ve öğrenmesine rağmen hala inat edip değiştirmiyor.  Ego mu yaptı aceba, oyy kıyamam...:)



Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın