INSAN ILISKILERI KULLANIM KILAVUZU (GUNCELLEME HÂLÂ BEKLENIYOR)
08 Kasım 2026, 16.05 A- A+daha taniyorsun ve aslinda ilk tanistiginiz gunun oldukca basarili bir halkla iliskiler calismasi oldugunu fark ediyorsun. Insan dedigin biraz boyle. Ilk basta herkesin bir kullanim kilavuzu varmis gibi
davraniyor. Zaman gectikce kilavuzun kayip oldugunu, garantinin de coktan bittigini anliyorsun.
Ustelik bazi insanlarin fabrika ayarlarina donmesi de mumkun degil. Cunku sorun bazen ayarlarda
degil, dogrudan isletim sisteminde.
Mesela iletisim.. Herkes iletisimden yana. Acik iletisim, saglikli iletisim, durust iletisim.. Ama nedense kimse gercekten dinlemek istemiyor. Herkes anlasilmak istiyor, kimse anlamak icin yeterince sessiz
kalmiyor.
Birisi sana "Ben acik sozlu biriyim" diyorsa biraz dikkatli ol. Bu cumlenin devaminda genellikle
baskasinin duygularini incitmek icin alinmis ucretsiz bir ruhsat bulunuyor. Oysa durustluk ile
dusuncesizligi birbirine karistirmamak gerekiyor. Bir gercegi soylemek cesaret olabilir. Ama her
aklina geleni soylemek, yalnizca filtresiz bir zihnin disa vurumu da olabilir. Arada ciddi bir fark var.
Tipki ozgurluk ile gorgusuzluk arasindaki fark gibi.
Bir de hayatimizdaki su ilginc insan kategorisi var: Sana surekli kendini anlatan ama seni hic merak
etmeyenler. Onlarla sohbet etmek biraz tek kisilik podcast dinlemek gibi. Bolum uzun, konu
degismiyor, konuk yok. Ustelik reklam arasi da vermiyorlar.
Bazen dusunuyorum da, insan iliskilerindeki en buyuk luks pahali restoranlar, uzun tatiller veya
gosterisli hediyeler degil. Birinin yaninda kendini surekli aciklamak zorunda kalmamak. Bir cumle
kurdugunda alt metin aranmamasi, sessiz kaldiginda kusmus ilan edilmemek, bir sinir cizdiginde
bunun kisisel bir savas olarak algilanmamasi.. Ne kadar basit gorunuyor, degil mi? Fakat artik bunlar
neredeyse premium uyelik ozellikleri.
Herkesin bir fikri var, herkesin bir yorumu. Herkes bir seyleri cozmus durumda. Dunyanin butun
meseleleri hakkinda son derece emin konusan insanlarla dolu bir cagda yasiyoruz. Sadece kendi
hayatlarinin kullanim kilavuzunu okumayi unutmuslar.
Bir de baskalarinin hayatina duydugumuz o tuhaf ilgi var. Kim kiminle, kim neden ayrilmis, kim ne
paylasmis, kim kime bakmis.. Insanlik Ay'a gitti ama hâlâ birinin hikayeyi kac dakika icinde izledigini
analiz ediyor. Teknoloji gelisti, merakimiz ise pek evrim gecirmedi.
Belki de bu yuzden kendimizle bas basa kalmak giderek zorlasiyor. Telefonu kapattigimizda dunyanin sesinin kesilecegini saniyoruz. Oysa asil gurultu bazen iceride. Yarim kalmis konusmalar, verilmemis
cevaplar, gereginden fazla dusunulmus ihtimaller.. Zihin dedigin de oldukca caliskan bir calisan.
Mesai bitiminde bile cikmiyor. Ustelik fazla mesai ucreti de istemiyor. Sadece uykunu aliyor.
Hayat insana zamanla ilginc seyler ogretiyor. Mesela her tartismanin bir kazananinin olmasi
gerekmedigini, her yanlis anlasilmanin duzeltilmeye deger olmadigini, her davete gitmek, her soruya
cevap vermek, herkesin beklentisine yetismek zorunda olmadigini.. Bazen en buyuk gelisim, artik her
seye tepki vermemeyi ogrenmek.
Cunku her kapiyi calan misafir degildir. Bazilari sadece sabrinin hala calisip calismadigini kontrol
etmeye gelmistir.
Ve bence olgunluk biraz da burada basliyor. Insanlari olduklari gibi gormek ama herkese hayatinda
ayni yeri vermemek. Birini anlamak, ona hak vermek degildir. Birini affetmek, ona yeniden erisim izni
vermek degildir. Mesafe koymak da her zaman kirginlik anlamina gelmez. Bazen sadece insanin
kendi huzuruna gosterdigi nezakettir.
Sonucta hayat, herkese yetismeye calisirken kacirilacak kadar kisa. Bazi seyleri cozmek yerine oldugu yerde birakmanin da bir zeka bicimi oldugunu dusunuyorum. Her sorunun cevabi yok. Bazi insanlarin da gercekten bir aciklamasi yok.
Ve belki de dunyanin en rahatlatici cumlesi su:
Anladim. Ama ilgilenmiyorum.
Ne kaba, ne kirici. Sadece zihinsel bir kapatma tusu. Cunku insanin her seyi bilmesi gerekmiyor. Her
seyi anlamasi da. Bazen bilgelik, bir konunun daha fazla uzamasina izin vermemektir. Bazi meseleler gercekten bekleyebilir.
Hayat zaten yeterince ciddi. Bir de biz her seyi ciddiye alirsak, kim gulecek bu olanlara?
Ben kendi adima, biraz daha az aciklama, biraz daha cok kahkaha ve mumkunse daha az gereksiz
toplantidan yanayim. Insanlarla aram iyi olsun isterim. Ama kendimle aramin bozulmasi pahasina
degil.
Cunku gunun sonunda herkes gider. Geriye sen, dusuncelerin ve kafanin icinde hala kapanmamis
on yedi sekme kalir. Bilgisayari yeniden baslatmak kolay. Insan zihni icin henuz boyle bir secenek
gelistirilmedi. Gelistirilirse ilk siradan rezervasyon yaptiracagim.
Saka bir yana.. Belki de hayatin sirri, herkesi anlamaya calisirken kendini ihmal etmemekte ve her seyi biraz daha az kisisel almakta.
Cunku dunya senin etrafinda donmuyor. Ama bazi insanlar gercekten oyle olduguna inaniyor.
Onlara da iyi sanslar. Yercekimiyle tanistiklari gun biraz sasirabilirler.


YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir