gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

MEZAR TAŞLARI...

22 Mayıs 2007, 22.59
A- A+

Artık mezar taşları bile öğretici (didaktik) bir hayat şiiri olmaktan çıkıp bireyin bu dünyadaki toplumsal statüsünün birer yansıtıcısı haline gelmiştir. Bu durum geleneğimizde varolan insan topraktan geldi eşitlik anlayışıyla çelişmektedir. Artık zengin ve fakir mezarları belirgin bir şekilde birbirinden ayrılmaktadır. İnsanların hercümerç olması burda da engellenmektedir. Yine fakir topraktan çevrili bir ortamda yatmakta ama zengin ise mermer bir kabuğa bürünmektedir. Oturduğunuz ev denize nazır, müstakil bir evse mezarınız da denize nazır olmaktadır.

Hep merak etmişimdir; insanlar böyle bir olayı nasıl algılamaktadır diye. Biz ne kadar bu dünya malı bu dünyada kalır anlayışını kabul etmiş görünsek bile bilinçaltımızda bilinç üstüne çıkmaya hazır bir gerçeklik bulunmaktadır. Mal ve para biriktirmek. Bunun psikolojik ve sosyal nedenlerine indiğimizde, en önemli nedenin güvence sağlamak olduğu ortaya çıkmaktadır. Oysa olanaklı bir dünyada yaşıyoruz. Hiçbir şeyin kalıcı olmadığı bir dünyada en kalıcı olan şeyin insanlığın ilerlemesine düşünsel ve pratik alanda katkıda bulunmak olduğu ortaya çıkmaktadır. Yani bir resim ya da şiir sokaklardan, evlerden ve saraylardan daha kalıcı ve dönüştürücü olmaktadır. Binlerce insanın cenazemize katılmasını, hep hatırlanmayı isteriz. Böyle olmanın iki yolu vardır: Birincisi, para sahibi olmak ve toplumsal menfaati düşünür gibi davranarak, vicdan mastürbasyonları yapmak ve bir taraftan da bu uzlaşmaz toplumsal çelişkilerin devam etmesini sağlamak ve büyük toplumsal projeler geliştirmemek. İkincisi ise toplumsal sistemin çelişkileri derinleştiren bu olanaklara sırt çevirerek yoksulun kaderini paylaşmak. Böyle bir yolu seçtiğinizde ise önünüze konulacak kurt kapanları bellidir. Sizin suç işlemenizi sağlayacak mekanizmaları yaratmak, toplumla ilişkilerinizi kesebilecek yasal düzenlemeleri oluşturmak ve çocuğunuzu geleneklere ve halkına düşman etmek; bu sistemin “meşru” ve rasyonel bir savunma mekanizmasıdır. Fakirin aydını, Yunus Emre de olduğu gibi vatanın bütün topraklarını bir mezar olarak kabul etmektedir. Hani başına taş maşta istemez bu aydın, karışmak için toprağa...

YORUMLAR

02 Aralık 2010, 17.26
çok güzell.yazılanlarda hersey haklı
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın