gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

İnadına isyan

03 Haziran 2012, 21.47
A- A+

Malum gündemler ve yazılanlara sessiz kalmadım. Yinede söylenecek çok söz var.

Allah tüm canlıları ve cansızları sonsuz güzellikte yarattı. Bizlerde sahip çıktık. Tıpkı bedenlerimiz gibi.

Komşunun bahçesindeki güzel kokulu gülü beğendin diye, gözüne göründü diye koparabiliyormusun?

Kasapta vitrinde duran koyunu acıktın diye alabiliyormusun?

Bir tepsi baklava çaldı diye hapis yatan çocuk bizim değilmiydi?

Zengin ve ihtişamlı bir evi beğendin diye soyabilirmisin? ( hırsıza o kadar hak verildi ki artık yatak odasınada girse ceza verilmiyor- ispatla deniliyor)

Kadınlar açık saçık giyiniyor her şeyi hakediyor diyenler; annesi ile çarşıdan dönen öyle açık saçıkta giyinmemiş anne ve kızına yapılanları okumadınızmı duymadınızmı? (kız öldürülmüştü annesi uzun süre hastanede yattı, kimse o kızın ve annesinin yerinde yada ailesinden erkeklerin yerinde olmak istemez !!!)

Siyasi otoriteden biri çıkıp; vitrinde sergilenenlerin çalınması suç değildir. Göz hakkıdır. Çalandan yakalanınca geri alınamaz dese (siz çalın biz bakarız ) esnafın hali ne olur?

Evli eşlerin bile birbirlerine sorumlulukları ve rıza göstermeleri şarttır. Rızasız ilişkiler için Peygamberimiz (S.A.S. efendimiz çok güzel örnekler vererek açıklamış, anlaşılması için evlilik konusunda bir çok hadis söylemiştir.

Teşhirciler hakediyor mantığından giden arkadaşlara diyorum ki; aile içi ensest ilişkilerde o çocukların suçu nasıl bir teşhir olabilir?

Ülkemizde her ilde kaç dosya var bu durumla ilgili biliyormusunuz? Bir çoğu gizli tutulduğu halde sadece gebelik oluştuğunda gün yüzüne çıkan çocukların durumu hazin.

Açık saçık giyinmeyi savunmakla ilgisi yok. Öyle giyindi diye saldırıyı hakediyor demekte saçmalık. O zaman kimse sokakta dondurma yemesin (canım çeker alırım elinden yerim falan yani)...

Nasıl bir mantıktır yürütülen anlamak imkansız. Bir toplumda aksaklık varsa önce bu aksaklığın nedenleri kaldırılır.

Kumarhaneleri kapatıp yatlarda, evlerde, yurt dışına seyahatlerde kumar oynattırılması. Yerli yada yabancı kadınların çalıştırıldığı evlerin kapatılması, Savanora'yı kiralayıp bu çirkinliklerin yatta, evlerde, otellerde yada her neredeyse serbest ve kontrolsüz yaptırılması çokmu doğru?

Tamam madem bu kadar çok biliyorsunuz. O çocuklarında yaşama hakkı varsa. Çokta meraklısı iseniz Alın kendi bedeninizde yada laboratuvarda büyütün. Kadınlar sizin 40 hafta ürününüzü taşımak zorunda değiller. Hayatı boyunca yaşadığı travmayı yaşatarak ömür boyu mahkumiyete mecbur bırakacaklar. Bir kadın asla bunları haketmez.

Erkeğe gelince elinin kiri kadına gelince namustu hani. Bahsedilen durumdaki kadınların babaları abileri ne oluyor ?

 Asıl ikilik bu saçma gündemi oluşturanlarda ve destekleyenlerinde...

 Her hamilelik aynı zamanda bir çok hastalığın riskini artırır. Yaşta önemli bir faktördür. 20 yaşında tarama testi yaptıran bir kadının çocuğu sağlıklı doğacakken 35 yaşında bir kadının çocuğunun sağlıklı olma ihtimali yarı yarıya düşmektedir. Şeker hastalığı ve bir çok hastalık sık / çok sayıda hamilelikle oluşmaktadır ( 3. gebeliklerden sonra gestasyonel diabet- gebelik şekeri, kalıcı diabete dönüşmektedir) ve bu bilim adamlarınca ispatlanmıştır. Kimse istemediği halde bu risklerin altına girmek zorunda tutulamaz.

Gerçekten gamyun yönetimini ve buzlar kraliçesi ( yorumcularınıda) candan kutluyorum.

YORUMLAR

04 Haziran 2012, 12.33
Bu gerçek düşünceler, paranoyaklık olarak algılanıyor. Ve yanlış hayat doğru yasanmıyor. Yazarsın çizersin ama, herşey aynı kalır hiç bir şey değişmez değiştirilemez. :)
04 Haziran 2012, 13.23

  Kişisel olarak nasıl ki mini etek, dekolte  benim kabulümse,( ki severim ve bu konuda  hiç arıza çıkarmamışımdır) ,  aynı şekilde   başı  kapalı kadınlarımızda  aynı hak ve kabulü  görürler  nezdimde.Ve görmelidir   herkes tarafından. Giyim kuşamdaki kişisel  hak ve  özgürlüklerin sadece  dekolte ile sınırlı olmadığını  tepeden bakan arkadaşlarıma hatırlatmak isterim.Be konuda ki asıl mağdurlar  kadın olarak bile  görülmüyor   bazıları tarafından.Onların haklarını savunan birtek yazı  kaleme alınmıyor nedense.

  Ben  gündemdeki tartışmanın içine yine girmezdim.Fakat  alenen taraflılığını ortaya koyan '' yok efendim  muhafazakarlar da bol  çene  var '' deyip,  ve inançları   yüzünden o kesime tepeden bakanların tutumları  demokratik  düşüncelerimi hançerliyor.

  Ben şartsız şurtsuz muhalif düşünceye karşıyım.Düşünün ki  kadınlara   anne dendi diye   mualif olunuyor.Neymiş,  kadınlar için  anne  kelimesi kullanarak kadın  objesi yalnızlığa itiliyormuş.  PES   diyorum.Bu nasıl bir hırstır.Bu nasıl bir  nefrettir.Bu nasıl  bir  kendini inkardır.  Hiç bir ideoloji  böyle bir  çarpıklığı içinde barındıramaz, barındırmamalı.

 Kürtaj konusuna gelince; kişisel tek  bir  cümle ile  bu konuya  noktayı koyabilirim ama çok ağır  kaçar.

  Ülke   nüfüsü üzerinde  oynana oyunlar üzerinden  biraz  nostalji  yapayım.

  7O li  yılların sonları.Kardeş kardeşe  düşman edilmiş. Sağ-Sol  davasında binlerce insanımız bir  hiç uğruna  katledilmiş. 300 milyar dolarlık  zararla ekonomi çökmüş.  Ülkemde ilaç yok. Borç para için kapısını çaldığımız  tüm  avrupa ülkeleri  sırtını çevirmiş  bize.Üretim sıfır. Ve sonunda bize  ilaç  için  evet altını çiziyorum ilaç için  para yardımı yapmaya karar veren  tek ülke,  Lüksemburg  oluyor.  1milyon  dolar  ilaç yardımı yapıyor  bu ülke bize.Bu parağrafı  birazdan muhakeme  yapmak  için aklınızda tutun lütfen.

  Malumunuz  80 darbesi ile  ne hikmetse bıçak  gibi  kesiliyor  sağ-sol davası.  1983  yılında  kürtaj  yasası  kabul ediliyor.Aynı yıl  sezeryanla da tanışıyoruz.Ve çığ gibi yaygınlaşıyor. İlginçtir aynı yıl birde örgüt çıkıyor  ortaya.Ve bu  bölücü örgüt  bir çok avrupa ülkesinden ekonomik destek  görüyor.Bize ilaç  parası için sırtını dönen bir çok ülke  bu örgütü büyük destek veriyor. Yine aynı yıllarda  o  sırtını dönen özellikle avrupa  ülkelerinden hemde  bedelsiz tonlarca prezervatif geliyor ,ücretsiz dağıtılmak üzere ve  dostluklarının  nişanesi  olarak.  Sizce  daha nasıl müdahale etcekler  nüfusumuza.

   Ben  ülkemi seviyorum.Ben insanlarımı  seviyorum.Ve başta Amerika olmak üzere ,  Avrupa ülkeleri 'nin  haçlı  zihniyetine karşı asil duruşumuzu destekleyecek en büyük güç , ekonomiyle de paralel seyreden   insan gücüdür.  Gündemde ki  konuyu  tecavüz üstünden  sığ biçimde tartışmak  , ideolojik düşüncenin  basite indirgenmesidir.Her ideolojik  görüş  bu basitliği  haketmeyecek kadar içinde  büyük  fikirler  barındırır.

  Benim için ne düşünürseniz düşünün. Muhafazakar, aydın. sağcı , solcu. Hiç  farketmez .Benim için esas olan ülkemdir.Ama lütfen klavyenin başına geçip,  halkın iradesini veya inancını  hedef  olan   yazılar  yazarken, hedef  aldıklarınızın kendi insanımız  olduğunu unutmayın.

  Kürtaj  konusu ile ilgili  yazılar  benim portalıma düşmüştür artık. yorum yapmyacağım.

  Allah   hepimize  akıl,   fikir   ve zihin  açıklığı versin.

04 Haziran 2012, 14.21

Şunu anladım ki, biz ne yazarsak yazalım, karşıdakiler bunları anlamak istediği ölçüde anlayıp yine biz kadınlara yüklenecekler.

Bloğu yazmadan evvel, oluşabilecek görüş farklılıklarını zaten hesaba katmıştım. Offline msjlarda olsun, blog yorumlarında olsun…

İşin içinden çıkamayınca ve haklılık payım göz ardı edilemeyince ne inançsızlığım kaldı ne de cahilliğim. Bir anda karalamak adına, düşüncelerimi kişiselleştirip adice eleştirmekten geri kalmadı bu zihniyete sahip insanlar.

Kadın haklıdır belki, düşüncelerini anlamaya çalışalım demek yerine ‘’ seni dinsiz, imansız, iffetsiz!’’ dendi.

İsteyen hakkımda istediğini düşünsün! Umrumdışıdır!

Konunun ciddiyetini anlamak yerine sırf karşısındakini alt etmek içine dinini, anlayışını sorgulamak nasıl bir mantıktır anlamış değilim. Sözde bilmişlere, yaptığım yorumumda hem dinen hem de tıbben konuyla alakalı araştırmamı sundum. Hani hiçbir konuda hiçbir bilgiye sahip değilmişim ya!

Yılmadan usanmadan tekrarlıyorum ki; ‘’ İstenmeyen bir gebeliğin sonlanması hakkı erkek egemen yaşam biçimine karşı kadının kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmasının önemli bir aracıdır. Erkeğin kadın bedeni üzerindeki vesayetinin kaldırılması hakkıdır. Kürtajın yasal bir hak, bir seçim özgürlüğü olarak savunulması kadar, sosyal bir hak olarak savunulması da yaşamsaldır. Çünkü kadınlar için özgür, ücretsiz, ulaşılabilir, yasal bir kürtaj hakkı aynı zamanda YAŞAM HAKKIDIR!’’.

 

Gülünç örnekler ve sadece dinsel temalı içeriklerle zihin yıkamanın mantığı ne kadar vardır tartışılır.

Sat_agraha’nın süper bir yorumu vardı. Ama kimseden çıt çıkmadı. Ee normal tabi…

Madem herkes çok iyi biliyor, gelin elele verelim. Bu içler acısı durumdan nasıl kurtuluruz. Bunu düşünelim. Önemli mevzuları önemsizmiş gibi düşünüp, akla mantığa sığmayan söylemler ve farklı görüşleri karalama kampanyaları düzenlemek yerine bir orta yol bulalım.

04 Haziran 2012, 16.52
herhangi bir nedenle, devlet bebek öldürme hakkıma karışmasın demek, vicdanen ve aklen sorgulanmayıda beraberinde getirir. bebek canlı kabül edildiği andan itibaren bi hukuku oluşur ve devlet o bebeğin hukukunu korur.bu gelişmenin bir göstergesidir.en çok tepkiyi tırnak içinde söylüyorum kendini gelişmiş ve modern gören insanların gösteriyor olması nedenleri araştırılması gereken büyük bir çelişkidir.
04 Haziran 2012, 17.26

Elbette konular tartışılacaktır Mirza. Sadece, konuya ilişkin fikirlerimizi düşünce özgürlüğüyle kaleme aldığımızda, savunulan görüşe zıt fikirde olanların arka planda yazarı yıldırma çabaları adice. Görünürde kimse haddini aşmadı. Ama bu yorumda bahsettiklerim sadece offline mesajlarla bana zehrini akıtmaya çalışıp, hakaret edenler.

Ayrıca ben senin tek bir düşünceni eleştirdiğim halde, neden konunun tamamı sana yapılan bir eleştiriymiş gibi algılıyorsun? Benim senin düşüncelerine de saygım var. Diğer yorumcularada.

Dikkat çağrılarını da yüzeysel değil, daha detaylı ve kapsamlı yapabilsek zaten tartışmalar bu noktalara gelmezdi.

04 Haziran 2012, 18.52

Beymen şu cümlenle beni kanser ettin cidden.

----!!Ben  gündemdeki tartışmanın içine yine girmezdim.Fakat  alenen taraflılığını ortaya koyan '' yok efendim  muhafazakarlar da bol  çene  var '' deyip,  ve inançları   yüzünden o kesime tepeden bakanların tutumları  demokratik  düşüncelerimi hançerliyor.!!

Sözde muhafazakarlar / lafta muhafazakarlar!!!!! Muhafazarlığından şüphe ettiğim insanlardan çıkan söylemler benimde vicdanımı rahatsız ettiği için o cümle kullanıldı.Ve o cümleyi kurarken özellikle, yanlış anlaşılmaması için ''sözde muhafazakarlar'' olarak yazdım. Muhafazakarlık maskesi altında saptırılan konular vicdanımı rahatsız etti! Ben kimim ki insanların inançları yüzünden onlara tepeden bakayım????? Kaldı ki benimle aynı inancı paylaşan insanlar. Tek bir cümleyi alıp ötekileştiremezsin.  Ötekileştiripte demokratikliğinden bahsedemezsin.

''Sırf   tecavüz  yüzünden  kürtaja destek verenler  tecavüzü meşru kıldıklarının bile farkında olmamalarını  hayretle gözlemliyorum. Keşke tecavüzcülere verilecek  cezaları da konuşabilselerdi.'' demiştin ya.

Peki ''tecavüz bebeğinin'' hakkını savunucam derken, tecavüzü meşru kılmış olduğununda farkında değil misin?????  Ha gel sabahlara kadar konuşalım bu tecavüzcülere neler yapılabilir diye. Aklıma gelen gelmeyen oluşturulabilecek tüm yasaları, cezaları hatta uygulanacak işkencelere kadar herşeyi yazıp çizelim.

Benim içinde esas olan, ''insandır''.

Sıralamışsın ondan neden bahseden yok, bunu neden savunan yok? Tek bir konu üzerinden, parça parça ve tek başına ele alınması gereken konuları sıralayıp; eee bunlardan neden bahseden yok diyemezsin. Her gün bir başka başlığı gündeme getirelim o halde. Ben bugün bunu istedim ve bunu savundum. Sende yarın seni ne rahatsız ediyorsa onu yaz. Yeterki savunulan konuyu saptırma.

Savunulan düşüncelerin yanlışlığını eleştirirken, demokratik düşüncelerin hançerlendi diye savunduklarının eksiklerini ve hatalarını görmemek niye?

Neyse yaaa sana göre ister tepeden ister aşağıdan bakmış olayım fikir senin fikrindir. Benim için farketmez. Artık bu konuyu tartışmaktan sıkıldım. Diğerleride yormasın bu kadar kendilerini yarında tartışılacak başka konu bulurum, kaldığımız yerden devam ederiz:)

04 Haziran 2012, 20.42
beymen33 süper yorum yazmışsınız ,  teşekkürler.Blog yazan arkadaş seninde emeğine sağlık.
04 Haziran 2012, 21.06
EzelimAhirim,
sevgili arkadaşım, hem bu blogda yazdıkların için hem de Buzlar_Kraliçesi'nin güzelim bluguna yaptığın bir birinden güzel, birbirinden mantıklı, anlamlı yorumların için teşekkürüm ve tebriğim var sana.
İyi ki varsınız, sen ve Kraliçe gibi olanlar.

Siz ülkemin güzel kadınları,
en ufak baş kaldırdığında, ne dendiğine aldırıp dikkat etmeden tek kendi inançlıymış, tek kendi vicdanlıymış gibi bu değerleri tekellerine alanlarca "Vurun kahpeye" misali üzerine çullanıldığı halde yılmayanlar, bizlerle kol kola yürümeyi yol seçen erkeklerimizle daha güzel, daha yaşanılır bir ülke ummaktan vaz geçmiyorum sayenizde.
Teşekkürler ve gönülden sevgiler sizlere...
04 Haziran 2012, 22.25


Öncelikle EzelimAhirim blogunuz da katıldığım ve katılmadığım noktalar var. Önce katıldığım noktaları paylaşayım.

Burası özgür bir ülke, kimse kimsenin giyimine, kuşamına karışma hakkına sahip değildir. Giyim kuşam sebebiyle insanları yaftalamak çağ dışı bir yaklaşımdır. Bu sebeple çok açık giyinen teşhirci değildir. Kapalı giyinen de örümcek kafalı değildir. İnsanları benzer şekillerde etiketlemek kimsenin haddi de değildir.

Hırsızlara verilen haklardan bahsetmişsiniz. Ben de bir ekleme yapmak istiyorum. Artık zina suç değildir. Evli bir insan eşini aldattığı zaman, aldatılan eşin şikayeti artık hiç bir anlam ifade etmemektedir. Bu büyük bir çelişkidir.

Buraya kadar eleştirilecek bir yön yoktu blogunuzda. Ancak bir iki paragrafa kesinlikle kaıtlmıyorum.

Alın kendi bedeninizde yada laboratuvarda büyütün! demişsiniz. Bu cümle bende şok etkisi yarattı. Annelik kutsallığının yanında duygusallık içeren ALLAHIN bir lütfudur. Biz erkekler kadınlar kadar duygusal değiliz. O sebeple annelik vazifesi  siz bayanlara verilmiştir. YAzdığınız cümle tüm bu duygusallığı yerle bir etmiş. Bebek için ürün kelimesini kullanmayı tartışmayacağım bile. Şahsım adına bu cümleleri üstteki durumlar için kullandığınızı düşünmek istiyorum. Bu durumda dahi anneliği bu kadar basite indirgemeye hakkınız yok. 

Daha önce de yazdım. Kürtaja karşıyım. Keyfi kürtaja ( kariyer gibi mesela ) kesinlikle karşıyım. Cinayetle eş değerdir benim nazarımda. Anne ve bebek sağlığı ile tecavüz hususunda insiyatif hakkının SADECE anne de olması gerektiği  kanaatindeyim. İnsanlık bu durumda söz hakkını anneye vermekten geçer. 

Asıl tartışılması gereken tecavüz ve ensest ilişkilere verilen cezaların hafifliğidir. Bir kadının, gencin hayatını karatmaya kimsenin hakkı yoktur. Belki bu yazdığımdan dolayı tepki alacağım ama bu tür durumlar da bir tek ceza geliyor aklıma. Gönlümden geçen idam cezasıdır. 



 





 


04 Haziran 2012, 22.56
helal olsun beymen kardeşim.düşünen alnından, yazan ellerinden hürmetle öpüyorum.
05 Haziran 2012, 22.30

Sussam gönül razı değil, söylesem tesiri yok. Fuzuli

Şöyle etrafa bakıyorum fırtına durmuş gibi. Münakaşa etmeden münazara etmeyi tercih ettiğim için zamana bırakıyorum bir çok şeyi ve sözleri.

Öncelikle en baştan dediğim gibi küretajı keyfiyetle birleştirmiyorum. Tekrar vurguluyorum ki sebebi ne olursa olsun bir annenin bebeğini kaybetmesi büyük travmadır. Yıllarca bebek ağlaması duyanlar var. Bu konuda zaten herkez aynı fikirde. Ancak tek yöne bakarak yanları görmemeye dirençli arkadaşları işlerine gelince yan çizerken görmek güzel.

Konuyu ve yapılmak isteneni görmek için yazıldı bunca yazılar. Umarım insanlar buraya yazmasalarda düşündüler bir çok yönü ile bu konuyu.

Öyle nokta falanda koymam bi yere evvel ALLAH'ın izni ile nokta konulacaksa en baştan atmışımdır. Haklısınız bir çok şeyi söylemeye benimde kelimelerim yetmediği gibi edebim müsaade etmiyor. Çünkü ben eğitimim ve çalışma sürem içinde hep kadınlarla bir arada oldum, halende kadınlarlayım. Öğrencilerimin büyük çoğunluğunun kız olmasıda duyarlılığımı artırmakta. Siz kadınların özellerinde neler yaşadığını nelere maruz kaldıklarını asla bilemezsiniz. Ancak haberlere düştüğünde iki cümle görünür gözünüze ve çoğu kere asıl sebepler ve sonuçlara yer verilmez.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar. Şeker hastası biri için oruç tutmasın yerine para verelim ihtiyaç sahiplerine diye soruyoruz müftülüğe. Diyorki uzman kişi iyileşince tutsun. Şeker hastalığının bilinen bir iyileşme süreci yok bu hasta iyileşemez durumu zaten kritik diyoruz. Olsun iyileşince tutar diyor. Bu kadar basit ve açık bir konuya anlamsız yanıt veren bir sistem var önümüzde. Tavuktan balıktan kurbanıda kabul ettiler. Bu durumada gündeme uygun bir çözüm getirdiler bitti.

Ben halen cinayet mi? (Kimse keyfi küretajı zaten savunmuyor. Ancak karısı yada kızı tecavüzcünün çocuğunu doğurmak zorunda kalsa yine böyle konuşurmuydu bu bol keseden laf edenler ???, Hangi baba yada koca TECAVÜZE UĞRAYAN EŞİNİN YADA KIZININ, ABLASININ KARDEŞİNİN, AKRABASININ DOĞURMASINA İZİN VERİYOR ??? Evet görelim elleri. Bu soruya yanıt versinler mümkünse.)  bloğunda ve burada sorduğum sorulara yanıt görmedim. Konuya karşı durduğunu belirten arkadaşlar soruyu bilerek atlıyorlar.

Hani miras yüzünden birbirini parçalayan kardeşler, evlatlar, babalar varya gelecekte şu durumu yaşadıklarında ne yapacaklar ayrıca merak ediyorum.

Bir gün çat kapı bir genç geliyor (kız/ erkek), ben senin .... tarihinde .... kişiden olma oğlun/kızınım, belkide ben senin kızının/ oğlunun .... tarihinde .... kişiden olma kız/ erkek torununum. Devlet bana hakkımı verdi şimdi sen sökül şu miras hakkımı diyebilir. Ha dışa açılımlı bir toplum olduk artık melezleşiyoruz bu gelen sizin ingiliz, fransız yada alman... milletten bilmediğiniz biri olabilir.

Yabancılara mülk edindirdikya çocukta edindirsek ne olacak.

Diyeceksiniz bu kadarı filmlerde olur beni nerden bulacak. Bana bulaşmayan yılan bin yıl yaşasın. Neden? Siz bir zamanlar saraylarda yaşayan ve sonları linç edilmek olan birilerinden dahamı güvendesiniz. Bu kadar şiddetin ve saldırının ortasında bayan erkek kendinizi ne kadar koruyabilirsiniz. Cam fanuslarınız varda bizmi görmüyoruz.

Kadınların hassas oldukları ve beyler sebebi ile küretajı yaşadıkları bir durumda beylerin küretaja bu kadar karşı çıkmaları sebebi ile ürün deyimini kullandım. Kadın kuluçka makinası değil. Kadın kendi kendine eşey döllenme yaşamıyor. Sorumluluğu eşit paylaşmadan yüz yüze bırakıldığı için küretajı deniyor. Sebep ve sonuçlarını çokta güzel bilmelerine rağmen çıkıp ahkam kesen erkekler. Eğer kadınları bu kadar çok düşünselerdi şimdi kadınlar üzerinden gizli gündemler çeliştirilmezdi.

Çünkü evli çiftlerin kendilerince makul sebepleri olmadan zaten küretaja ihtiyaçları yok. Onlar zaten tekne kazıntısı, son beşik, son umut benzeri şekilde dünyaya getiriyorlar bebeklerini. Sorun getiremeyecek durumda olanlarda zaten. Kızını adeti gecikti hastamı diye getiren anneler gebelik testinin sonucunu görünce kafalarını duvarlara vuruyorlar. Öyle keyfi değil bu işler.

Biz dünyayı insan olarak paylaşan iki cinsi biliyorduk. Eşit olmaları gerekiyordu. Az çok farklılıkları olsada birbirini tamamlayan ve eksiklerini kapatan bütün biliyorduk. Aralarında üçüncü bir cins yoktu. Gördükki yanlızız. Kadın tek başınamı yaşıyor gebeliği ki tek başına cezalandırılıyor, aşağılanıyor, zarar görüyor ve mahkum ediliyor. 

Yani susmakta konuşmakta yetmiyor. En az üç ay karnınızda 10 -15 kilo arasında bir canlı ile yaşadınızmı. Kaç eş beline ağırlık bağlayıp eşinin neler yaşadığını farketmeye çalıştı? Kaç bey en az üç ay yemeden içmeden kesilmeye tahammül edecek?...Sadece denemek ya bırakın yaşamayı denedinizmi?  

Sokağa canlısı atılanda, başı kesilip atılanda kadın... Sebep asla bu durumu açıklamaz. Erkekler her hatalarında kadına yaptıkları gibi cezalandırılsa erkek diye bir canlı kalmazdı. Anne sıkıntıya düşerse ve birini kurtarmak gerekirse önce anne seçilir. Anne yine doğurabilir, başka bebeklerini büyütebilir, evdeki bebeklerinin bakımını üstlenir. Ancak anne karnındaki ceninin yaşam hakkını düşünürken; doğmuş büyümüş ve emek verilmiş emek vermiş olan annelerin kıymeti yok. Vefa istanbulda bir semtti demi?

Şu haklar konusunu biraz enine boyuna düşünsenizde öyle konuşsak.

Tek iyi yönü şu olacak; bu çocuğu istemiyorum git başının çaresine bak diyemeyecekler. Devlet kavga eden eşleri barıştırıp aynı eve gönderiyor ve kadınların çoğu ya öldürülüyor ya sakat kalıyor. Devlet eli ile zoraki gebeliklere devam denildiğindede evde düşükler denenecek. (Annene git vs. yerine ikinci eşini istemedi diye ilk eşini camdan atan adam gibi ev kazalarına kurban gidecekler belki.) Hep güllük gülistanlık yaşamayı düşünen arkadaşların belki kardeşi olacak o atılan kadın- kız... Drama değil gerçek kesitlerden örnekler veriyorum.

Her söze bir cevabım bu konuyu uzun uzun tartışacak kadarda örneğim var ancak boş işte gördük. Tahammül diye iyicilik oynayanlar malesef hayatlarının her anında bir kadına sığınanlar sınıfta kaldılar.

Hani her renge açıktınız? Hani her düşünceye saygılıydınız. Siz karnında 7 aylık bebeği ile ölen bir annenin canlı bebeğinin ölümüne şahit oldunuzmu? Geride kalan 3 çocuğunun yurda verildiğini izledinizmi?... Neyse kadın = çile...

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın