gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Gerçekten Gerçekmiş...

25 Ağustos 2012, 12.33
A- A+

  Yıllardır  bilmediğim   bir  hikayenin  benim hayatımla   doğrudan kesiştiğini öğrendim dün.Sıradan bir hikaye gibi görünse de;  içinde  barındırdığı gizemlerle bende  uyandırdığı merakın,    şoku  atlattıktan sonra mutlaka ardından gideceğim..

 Bayram tatili için geldiğim memleketimde,  yaz aylarını  yaylada geçirdiğimiz için doğrudan  yaylaya geçtim.Uzun yıllar sonra ilk kez  bayram tadını  kalabalık  eş dost  ziyretleriyle aldım.Bayram geçince de   kalabalık  doğal olarak dağıldı  ve annemle şu an  başbaşa   kaldım.

 Kırsalda  bulunan yaylamız  aynı zamanda  köyümüz -de   gıda ihtiyacını giderebileceğimiz bakkal-market  bulunmadığı için, ihtiyaçlar şehir merkezinden giderilir.Bayram furyasından sonra ortaya çıkan ihtiyaçlar  ve özellikle laptopum için gereken   format  nedeniyle dün  kuzenimin şoförlüğünde  şehir merkezine 70 km lik yolculuktan sonra indik.Dönüş için akşam serinliğini tercih ettiğimiz içinde  bolca vaktim vardı şehir merkezinde.Format için laptopumu bıraktığım serviste nete  girip oyun bile oynadım.(30 bin fıstık kazandım, format bedavaya geldi ) :))

  İhtiyaçları  temin ettikten sonra  kuzeni aradım.Onun işleri henüz bitmemiş olduğundan, 1 saate  kadar geleceğini, kendisini köy garajında beklememi söyledi.Mantıklıydı aslında, gidip format çekilmiş  laptopumla  bir kaç oyunda orda yapabilirdim.Gittim garaja.Yakın çevre  köylerden kendi   köy arabalarını bekleyen  gruplar   halinde  yaklaşık  20-25 kişi vardı  garajda.İçlerinden tanıdıklarımın olması ve  hoş-beşle   başlayan diyaloglar nedeni ile  oyun oynayamadım.Çaylar   eşliğinde samimi sohbet   devam ederken ,  yan tarafta bekleyen 4  kişilik  bir grubun içinden 60  yaşlarında ki amca bana seslendi:  '' yeğenim  sen  xxx gillerdenmisin ?  ''  Aynı içtenlikle  ve  uzunca bir cevap  verirkende, yaklaşarak .. oturur haldeki amcanın sağ omuzuna  sol elimi attım  ve ''  evet amca, doğrudur...  sen kimlerdensin. Var mı bir  kan bağımız ?  Kan çekiyor gibi geldi  bana, bir bağımız   kesin  vardır ''  dedim, emin  tavırlarla  ve samimiyet  içerisinde.

  Köy  yerlerinde  herkes  ünvanları ve lakaplarıyla anılır.Babam  rahmetli de 20 yıla yakın  Avustralya'da işçi olarak çalıştığı için  Avustralyalı  olarak anılır.  Amca; kimlerden olduğunu ve  lakabını da ( lepe  Hasan) söyledikten sonra, ben tekrarladım ''  ee  varmı benim  sülalem  ile bir  bağın''  deyince amca  devam etti anlatmaya:

 '' Yıllar önce ,    XXXgillerden   Avustralyalı var, ona  kızvermiştik,ablamla evlenmişti,  yaklaşık  2 yıl evli kaldılar, sonra anlaşamadılar  ayrıldılar ...'' deyince ben önce şaka yapıyor sandım.Dinlemeye devam ettim.  ''  ayrıldıktan sonra da zaten muhtarın kızını aldı  Avustralyalı. Bir süre sonrada  ecnebi memlekete çalışmaya gitti, bacımda  sonrasında  Antep'e  yerleşti''  Amca şaka  yapmıyordu.   O anlatmaya  devam ederken, ben sözünü kestim.'' Amca  ben kimin oğluyum  biliyormusun ''  dedim  ve kimliğimi açıkladıktan sonra  amcanın yüzündeki şaşkınlık benimkine karışmıştı.Bir  kaç saniyelik sessizlikten sonra ,konuşmamıza şahit  olanlardan birinin  sesi  yükseldi gülümseyerek: ''  ee işte   dayı  yeğensiniz '' 

  Kafam  karışmıştı. Bu karışıklıkta  bile  amcaya  gerekli  samimiyeti göstermeye devam etmiştim ama  kısa aralıklarla  derinlere dalmamı engelleyemiyordum.  Kuzenim geldikten  sonra  herkesle    tokalaşıp ayrıldım garajdan ve  köyümüzün yolunu tuttuk.Sessiz ve  uzun bir yolculuk oldu.Kafamdaki soru işaretleri içimi kemiriyordu.Anlatılanlar doğruysa , kardeşim olma olasılığıda vardı.Hatta  amcanın yanında  bulunan  bayanlar  bile ; acaba sorularını getiriyordu aklıma.Bu düşüncelerle köye   ulaştık ve   annemin karşısına  oturdum. Yaşadıklarımı tek tek anlattım  ve annem babama öfke  dolu sözlerle ve evliliğini üstün kılak için '' onunla imam nikahı  yapmış sadece '' diyerek doğruladı hikayeyi. Çocuğu olmuşmuydu soruma  hayır dese de annem; yıllardır  saklanan bu  gerçek gölgesinde, gayet çocuk olayınıda saklayabilirdi.Israr ettim ve   yinede  '' hayır çocukları olmamış ''  dedi.

  Annem  bu sabah kahvaltıyı  hazırlarken, arada  ''  çayı getir, domates kes''  gibi sözlerle bana  seslenirken   ''oooo keşke bu  bayramda  diğer anneme ,antepe gitseydim. ilgi görürdüm,  sofra önüme gelirdi bari'' dedim:)))  Annem artık alternatifi olduğunu  bilmeli..Yıllardır sakladığı   gerçeğin bedelini  dilimden sık sık çektikleriyle  ödeyecek  artık. En özenli kahvaltı sofrasını bu sabah  hazırladı annem :)

   Dönüşte  araştırma yapacağım yine de.Kardeşim olma ihtimaline karşı.Öyle  bir durumla karşılaşırsam, nasıl bir tavır alırım bilmiyorum ama  ,yıllardır duyduğum  kızkardeş eksikliğimi düşününce, '' olsada  fena olmaz ''  diye iç geçiryorum.ee   hayatıma girecek  olanında   görümce eksiği  olmaz:)

 Ahhh  be  babam!!  nur içinde  yat,  ama neden söylemedin bu  gerçeği.

 İşte ne olursa olsun  ailevi gerçekler,  özellikle ebeveynler  tarafından  mutlaka  paylaşılmalı.Nikah masasında,  '' hayır evlenemezsiniz,  siz  kardeşsiniz'' seneryoları  bu yaşanmışlıkların saklanması   ve  acı  tesadüflerin ürünü  değil mi?

 Herkese;  daimi şeffaf   aile  ortamında mutlu bir  hayat,  güzel bir hafta sonu  diliyorum.

YORUMLAR

25 Ağustos 2012, 13.06

Yıllar önce benden 1 yaş büyük olan ablam, amcamları ziyarete gittiğinde, amcamın eşi yani yengem çenesini tutamamış ve annemizin babamla evliliğinin ikinci evliliği olduğunu söylemiş, annem çok gariban ve annesiz büyüdüğü için üç kız kardeş aramızda yaptığımız konuşmada bunun olabileceğini kurtuluş amaçlı bir evlilik yapmış olabileceğini,hatta belki de zorla yaşlı biriyle evlendirilmiş olabileceğini uzun uzun konuştuk ve biliyomusunuz bunu öğrendiğimizde annem 70 yaşında olduğu için bunu sormama kararı aldık aramızda,düşündük bu evliliği ablama söyleyen düşük çeneli yengemiz eğer bir kardeşimiz olsa bunuda söylerdi diye,ama zaman zaman halaaa bizler bu konuyu konuşuruz aramızda, ve eğer annemin ilk evliliğinden bir çocuğu olsa ne yapar yapar arardı veya bize duyurup aramamızı isterdi diye, kendimizi hep böyle teselli ettik neyse daha sonra öğrendik ki çok kısa 1 ay kadar kısa bir evlilik olmuş ve kardeşimiz yokmuş, çok haklısınız büyükler mutlaka yapılan evlilikleri anlatmalı ve dediğiniz gibi şeffaf olunmalı

güzel bir konuya değienmişsiniz elinize sağlık bu olayda her şey gönlünüze göre olsun sizi üzecek şeylerle karşılaşmayın inşallah

25 Ağustos 2012, 13.40
Bu olaylar filimlerde olmuyormuş demekki.Çok enteresan,gerçi diyeceksinizki filimler nerden esinlenerek kaleme alınıyor tabiki yaşananlardan.

Belki bunu geç öğrendiğiniz için şok yaşamış ve kızmışsınızdır.Ancak annenizi ve (A.Rahmet eylesin Babanızı ) bu yüzden suçlamayın eminim yaşam ve koşulları bunu dile getirmeyi geciktirip unutturmuştur.

Aklıma takılan neden görüştüğünüz kişiye kardeşlerinizin olup olmadığını  sormadınız. Bukadar açıklamadan sonra ve siz kim olduğunuzu söyledikten sonra bu sorular sanırım abes kaçmazdı sorulsaydı.
 
Ama bide şöle düşünün, şimdi eminim bu konuyu araştıracak ve belkide kardeşiniz olduğunu öğreneceksiniz heleki sizin tabirinizle bir görümce :)) olayı .Ne kadar güzel olur.Atalar boşuna dememiş kanlım olsun kardeşim olsun diye. Umarım en kısa sürede aklınızdaki soruların cevabına ulaşırsınız.

Allah gönlünüze göre versin diyerek noktamı koyuyorum.:)Paylaşım için tşkler.
Sağlık ve Mutlulukla Kalın.




25 Ağustos 2012, 14.01
beymeeeennn sana abi diyebilir miyim ( bayramda elimi öpersin ha!) vallahi ayaklarım güzel ve hiç kardeş tadı almadım:)) Ya da anlaşalım Kadeş Antlaşması olsun adı kardeş kardeşi geçinelim hem atışmayız blogda hı:) Anlaşma şöyle; sen bana abla de ben sana abi:)) ( incir satan bir amca var burada, o bana ablacım diyor ben ona iki kilo ver amca, oluyor yani )  hani sen sevmezsin ya büyük olmayı. Öyle işte:)

Bir yorum da olaya gelsin, hayatta bu tip şeyler olabiliyor evet ve olmadı- bittiye getiriyor büyükler, bunu paylaşmıyor demek. Ama asıl önemli olan, sevgili annenin sözü oldu bana;
- Onunla imam nikahı yapmış sadece...
Yani ....Şimdilerde ders alınası bir cümle bu. İçini ben doldurmayayım. Yeterince dolu bir cümle çünkü. 
Annenin ellerinden öpüyorum. Öpüyorum ama :)) kahvaltıyı hazırlayan annene giderken al beni de diyorum yine de:)))) Uuuu hem de Antep, miss yemekler. Bak benden de iyi görümce çıkar he:)) Hani geleceği varsa gelinin  göreceği de ben:)
25 Ağustos 2012, 14.16
          Sevgili beymen kazandığın fıstıkları adilane paylaşmanın zamanı geldi: çünkü ben antepteki annenin kızıyım. smile Resmi Şaka bi yana bu tür olaylar bir çok insanın yaşadığı bir şey. Senden saklandığını ise düşünmen yanlış bence. Yaşanmış ve bitmiş her olayın çocuklara aktarılacağını da düşünme. Sonuçta ilk evlilikten çocuk olsaydı anlatılırdı merak etme . Babanında bütün sırlarına vakıf olma hakkına sahip olduğunu düşünme.Çocuk demek anne ve babanın her şeyine sahip olmak demek değil.Annenin ayakkabısı annene , babanın çorabıda babana ait .(bunları bi anne olarak yazıyom benim oğlanlara bi ileti aslında birazda .Küçük adamlar özel eşyalarıma göz koyup anne bunları bize ne zaman vereceksin diye soruyolarda ).İlerde küçük beymenler senin hayatına ait her şeyi bilecekler mi sence ,birde böyle düşün .Ama söylenmeme bakma sen , annen yanındaykende hizmetini iyi yap ve  bizimle paylaştığın içinde  teşekkürler .
25 Ağustos 2012, 16.41

Öncelikle şu fıstıkları nasıl kazanıyorsunuz tiyo isterim ))) Durduk yere kendin aramışsın bilinmeyenleri ; ne işin var köye gitmisken formatla (iki gün internete girmeyiver :)), hadi gittin ne diye adama kan çekiyor galiba akrabamıyız diye karışık işlerin dibini eşeliyorsun )))

Annene hiçmi acımıyorsun zaten yaralı birde sen biber dökersin üstüne )))

Çok acımasızsınız gibime geldi... Oralarda dikkatli olun bence daha çok akraba çikabilir )

İlginç ve güzel paylaşım için teşekkürler. Not; fıstık tiyomu isterim )))

25 Ağustos 2012, 18.21
"Dünya küçük" sözünün kanıtı gibi olmuş paylaşımın.
Hoş,heyecanlı.
Araştırma sonuçlarının gönlünden geçirdiklerin gibi olmasını dilerim.

Veee, "Yeni Yayın Dönemi"ni idrak etmemize ramak kalmış şu günlerde, seni Müge Anlı'ya havale ederim.:) -Kolaylık için tabii.-
Maksat, alem Avustralyalıgillerin -Ne uzun oldu:)- beymen'ini görsün, görenlerden beğenenler çıksın bolca ve içlerinden biri anneciğine demlik olsun, sabah kahvaltılarını daha bir keyifle yapsın.:)

Bize,sonuçları da bildirmen ricası ile sevgiler.
25 Ağustos 2012, 19.16
Of yaaaa bunu sana ben söyliycektim..Sana yıllardır neden biraderim diyorum sanıyosun :)
25 Ağustos 2012, 20.33

Keşke yazmasaydım 30 bin kazandım   diye :)) ne  çok bacım varmış:)))

  Ataya; teklifini kabul ediyorum, bir açığını bulana kadar :))

  Gün;   amcayla sohbet ederken yanında 3  kadın vardı  ve   amcayı dinleyen  en az  6-7 kişi daha vardı.Çok soru  sormadım ve amca da zaten   söylemişti, çocukları olmadı diye..İnsanın  aklına  geliyor işte yine de...  ya varsa  diye.  O yüzden annemi  baya  bir zorladım.İyide oldu,  nefis bir akşam yemeği  daha çıktı  sofraya  bu  gece  :)

 Sat _Agraha;  Suriye'den gelen mülteciler  Adana-Osmaniye   arasında   belli bir bölgeyede yerleştiriliyormuş.Annem ordan demlik almayı  düşünüyormuş kendisine.Bu  duruma sinir olduğumu bile bile  bayramda bir kaç kez dilllendirdi bana  gıcık verir gibi. Fakat dün  yaşadıklarımdan sonra; anneme bugün   günboyu  arada   takıldım.Hatta  ben  İstanbul'a  dönmeden    G.Antep' e de uğrayım deyip  gıcık vermek isterken;  annem de  dedi ki ''  tamam, ordanda   kampa  uğrayın  sana kız  bulsun   analığın  ''    diyerek, öfkesini  bastırmak için laf soktu bana :)  ( Aslında iyi de olur  gibime geliyor:)  ) Sonuçları dönüşte araştırcam.Şuan  herhangi bir  telefon açsam annem yanımda bitiyor, nereyi aradın diye :)

  Kelebek;  gerçekten aramızda bir  bağ  var gibi..  EEE  anlat bakalım kimlerdensin bacım:)

 Mevsimi hazan;  neden   eşeliyorsun, nasıl  fıstık kazandığımı? 2 Günde  fıstıksız takıl..:))  Anneme iyilik yapıyorum ayrıca . Acaba  nasıl bir  kadındır?   güzelmidir ki  ?   filan dedim öğleyin .Annem utanmasa makyaj yapacaktı  köy yerinde :)) İçerde    ayaklarına vazelin sürüyor  şu an:)

  EKİM; yorumun   ışık tutar  cinsten  olmuş.Ayrıca tesellide buldum yorumunda. Teşekkür ederim .

  Özeleştiri: Anneme sitem ettim gün  boyu, ''  Neden sakladınız ki..  Hadi çocukken söylemediniz, bari büyüyünce  söyleseydiniz ...   her önüme  gelene anlatacak değildim  ya ''  dedim.Şu an  226 kişiye anlatmışım :))

25 Ağustos 2012, 21.04
Söz konusu senin baban olunca ben derim ki az daha araştır ondan değilse bile başka analıklarından kesin bir kardeşin vardır:)) Şu herkesle kardeş olmaihtimalini bile bilee nasıl hala resimli kızlara asılıyorsun anlam veremedim.)) düşünsene şimdiden bir sürü bacın var:)))
26 Ağustos 2012, 00.23

Beymen.....

Bu saatlere kaldığım için yorum yapmak için  öncelikle affına sığınıyorum... '' Elit üye olsaydın kardeşim  '' diyor Sistem .... 5 yorum yapma hakkımı da  kullanmışım sen yazana kadar....Kıskandım daaaaaaa!!!!! süper bir yazı olmuş....Ben gerçek hayat hikayelerinin anlatıldığı tam boyda filmlere de bayılırım:)))))) Seninki de öyle oldu biraz....

Hiç sıkılmadan okudum...Hatta okurken az kalsın gelişmeyi atlayıp sonuç kısmına bakacaktım... Heheheheehhhhhh büyük heyecan yaşamışsın...OH olsun sana ....Kesin Hizir_ arkadaşın ahı tuttu seni....ZUAHAHAHAHAHAHHHHHHHHH......::))))))))

26 Ağustos 2012, 01.16
strawberry; böyle bi gülüşle cezalandırılmak için seni kimlerin ahı tutttu acaba...
26 Ağustos 2012, 01.16
Anlattiktiklariniz  yasadiklariniz   ayni bizim ailemizde   yasanan  ama  biz  dort kiz  kardesis hep  abimiz olmasini  istemisizdir.Ama   hayatta   bir abimiz war  ama  babam  izin wermiydi  hic  bulmamizi  hakkini helal etmeyecegini soyledi. biz   korkumuzdan  arayamamdik  suan  benim abim bilmedigim abim  53  yasinda  falandir  tahmin ediyos.allah  babama  uzun omzr wersin  basimizdan eksik etmesin  ama  cok  zor  bir yasanti  oylede  helede  babam icin  inanin  cok  zor.Babam  zaman  zaman  okadar aglar  ki  hele  ozel gunlerde  bayramlarda  canm  babam  abimizde  aramadi  hic  bizi  konustukmu  babam  falan  babam derki  yasatmamislardir  bebegi  diye  asiret ya ah  babam neler  cekmis.canm babam  allah kimseye  oyle  ewlat  acisi yasatmasin  cok  zor..
26 Ağustos 2012, 03.16
yazınızı okudum büyük bir keyifle ama  kafama takılanı sizinle paylaşmadanda edemiyeceğim. yeğeninizin sözüne takıldım , dayı yeğen  olayına ilk evli olduğu kişinin kardeşi dayınız  oluyorsa , anneniz  o   dayının kardeşi yani imam  nikahlı eş olmakta bence araştırın içiniz rahat etsin bacı ararkene bir bakmışsınız  gerçek annenizi bulmuşsunuz  size kolay gelsin.....
26 Ağustos 2012, 11.28

Bu yazını okuyunca bundan önceki bir blog yazısına yaptığın alaycı! Yorumun aklıma geldi. Doluya tutulan bir çocuğu kurtarmaya çalışan birisinin annesiyle ilgili. Annesinin tavrını alaycı bir dil ile dalga geçmiştiniz sizin bile kendi ailenizi sorgularken başkasını bu denli sorgulamanızı gerçekten yadırgadım.

Gamyun un blog okuyucuları çok dikkatlidir. hiç bir şey gözünde kaçmaz. 
Umarım Brezilya dizilerine taş çıkaran hikâyen mutlu son ile noktalanır. Hayatının kadının görümcesine kavuşursun. 

26 Ağustos 2012, 14.45
    Benim playboydan hallice beybabanın da varmış zamanında evlenmeden önce öyle bir olayı (dedikodulara göre tabi) İlk duyduğumda çok kötü hissetmiştim nevrim dönmüştü resmen.Annem gayet rahat karşılamıştı. Senin annen gibi kıskanmak bir yana,artık adamdan nasıl bıktıysa "keşke onla evlenseydi " derdi hep  :)
    Bana gelirsek, kardeşlerimden bıkmışken araştırıp yenisini bulmak mı? Aman aman! kalsın! kapayayım üstünü daha iyi. Nikah masasında kardeş çıkma ihtimalim kalmasın diye de  afrikalı, amerikan yerlisi(kaldıysa) ve tibetliler var  listemde sadece (umarım beybaba kıtalar arası açılmamıştır) :)
26 Ağustos 2012, 15.12

  ROJ_ARYA;   arkadaşım hiç    dikkatini vermemişsin  o yorumuma. O yorumumda, annesinin bile yapmadığını ben yaptım,  herşeyi göze alıp çocuğu  kurtardım  diyen  arkadaşa gönderme yapmıştım.Hatta demiştim ki;   ''blogdaki kahramanlar evrim geçiriyor  ve oyun salonlarında bambaşka kişilik oluyorlar''  demiştim.O  yorumumda  annenin evladına  fedakarlığını küçümseyen yazara  gönderme yapmıştım, anneye değil.. Keşke  dikkatli okusaydın... Gerekirse   araştırır bulurum o yorumumu.Sabah farklı, akşam  farklı  düşünenlerden  olmadım hiç:)

 Beyazmartı;  paylaşımda  yeğenim yok... Konuşma esnasında oluşan şaşkınlığı yumuşatmak ,için  konuya vakıf  olan bir başkası öyle bir cümle kurdu''  dayı-yeğen sayılırsınız''   diye. Tepki vermek hoş olmazdı,  amcayı küçümsüyormuş  gibi..

 Tüm emek verip  yorum yapanlara teşekkür ederim.

26 Ağustos 2012, 16.59

   ROJ_ARYA;   buldum  bahsettiğiniz  blogu...Aşağıda  hikayenin  vurgusu olan  ve anne  ile ilgili bölümde  var...  Tarih:19  temmuz  2012. Blog başlığı  ''DOLU''

   Dolu öylesine hızla yağıyordu ki böylesi bir durumda ancak ve ancak bir anne yavrusu için yuvasını terk edebilirdi. Bunun haricinde dışarı çıkmak tamamen aptallık olurdu. Asıl benim ne yapacağım önemliydi olay dolu yağışını seyretmeyecek kadar vahimdi. Hemen harekete geçmem gerekirdi. Dolu çocuğu dakikalar içinde öldürebilirdi. Bu düşüncelerle boğuşurken dışarı fırladım üç adım sonra kafamdan şişlerle tekrar eve döndüm.

 Sonra  arkadaş evden  doludan korunmak için  yorgan alıp,  çocuğun annesinin yapmadığını yapıp kurtarmış  çocuğu. Yine bu  hikaye sonunda  bir anne de yıldırım çarpması sonucu ölmüş.Ama yazar arkadaş, çocuğun annesinin yapmadığını yapmış.Hikaye de  kendi kahramanlığını öne çıkarmak için  ,  başka bir anneyi pasifize etmiş.. Şimdi tekrar gözden geçirin o  günkü  dikkatinizi... ve  benim alaycı tavrımı.

   Benim yorumumda aşağıda. Aynen  aktarıyorum:

Yazının her satırına  gönülden itibar ederek  okudum.Hatta sizin yaptığınızı  annesinin  neden  yapmadığı  düşüncesine  rağmen.Taktir edilecek bir   davranış, hatta  kahramanlık sergilemişsiniz. Ama paylaşımda  büyük bir eksik  var.

  Amerika'da 20 metreden  düşen kız çocuğunu havada  yakalayan itfaiyeci de  kahraman oldu.Ve  kolu  sarılı  haldeyken mikrofon uzatıldığında , ''kolumda önemli birşey  yok, kim olsa aynı şeyi yapardı.''   diyerek  sizin kahramanlığınızda  eksik  olan  tevazuyu   fazlasıyla gösterdi.

  -  ''böylesi bir durumda ancak ve ancak bir anne yavrusu için yuvasını terk edebilirdi'' ( birde ben ) !!!      Yazarın  sözleri.

   -  ''kim olsa aynı şeyi yapardı.'' (ben de  yaptım)         İTFAİYECİ nin sözleri

Sanırım  yukardaki 2  satır arasındaki fark  yüzünden ;  blogdan  oyun salonlarına  gidene kadar bir çok  kahraman evrim geçiriyor ...:))

  Herkesin kendince  doğruları yanlışları vardır.Ben doğrularımın içinde yanlış barındırmam.Kişiye değil,  paylaşıma yorum yaparım.O gün olduğu gibi.

.

26 Ağustos 2012, 18.36
Benim baba geri kaldı mı acaba, çok merak ettim. Aklıma kurt düşürdün Beymen. Hemen soyadımı taşıyan insanlar adına sayfa açıp, tek tek ayıklamak olacak ilk işim :)
Şey bi de, senin soyadın neydi ??? :))
26 Ağustos 2012, 19.24
B irader seni tanıyan bilen biri olarak biraz hiciv katsanada yazına, hayatın ta kendisini yansıtmışsın.Allah bana rahmet eylesin. Rahmetli keşke yaşarken sana az çok bahsetseydi.Birgün bakarsın bir tane avusturalya yerlisi bir kardeşinde tombaladan çıkabilir.Bence herşeye hazırlıklı ol.Yine keyfle okudum bloğunu ellerine sağlık.
26 Ağustos 2012, 21.09

Merhaba, geçmiş olsun diyorum öncelikle . Yazınızı merakla okudum  ve yorumlarda  samimi paylaşımlar yapılmış ( istisnalar kaideyi bozmaz diyelim ) bu ortamı burada bulmak,  yazarın ve yorumcuların  satırlarda bu denli samimice buluşması gerçekten çok hoş..

İlk dikkatimi çeken, yaşadığınız şoka rağmen  olayı soğukkanlılıkla karşılamanız ve olgun davranışınız oldu . ( sanırım biz bayanların böyle bir durumda tepkileri daha farklı ve olumsuz olacaktır ).

'diğer anneme '  ' olsada fena olmaz '  bu sözler sizi anlatmaya yetiyor..

ulaşacağınız bilgilerin gönlünüze göre olmasını dilerim..

 

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın