gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

UCUNDAN AZCIK...

06 Ekim 2012, 00.29
A- A+
Sünnet her erkek çocuğunun belki de en büyük korkusudur. Yaşıtlarının sırayla bıçak altına yatmasından ve günler boyu beyaz entariyle, ördek gibi salına salına yürümesiyle sıranın kendisine gelmekte olduğunu hisseder. Yine bu çocukların başlarından geçen olayı birazcık abartmasıyla da içinde ki korku büyüdükçe büyür.

Teneffüs 1 :
Akif benden bir hafta önce sünnet olmuştu. İddiasına göre bir döner bıçağı ile sünnet olmuştu. Ah Akif ah… Her dönerciye gittiğimde o bir hafta boyunca rüyalarımda gördüğüm sahneleri hala hatırlarım. Saygıyla anıyorum seni kardeşim:)

Sünnet elbisesi almaya gitmemek için mırın kırınlar, “ daha sonra alsak olmaz mı? “ şeklinde kaçmaya çalışmalar fayda etmez. Hatta bazı çocuklar kaçıp kurtulmak için uğraşırlar ama kendisinden daha büyük olan mahallenin ağabeyleri tarafından yakalanıp tekrar getirilirler ve bu ağabeyler yıllar boyu bu kalleşlikleri ile anılırlar.

Teneffüs 2 :
Benim kalleşim mahallenin kasabının oğlu idi. ( Adı hatırımda değil. ) Beni mahallenin okul bahçesinde yakalayıp eve getirmişti. İsmini hatırlayamadığım bu ağabeyimi de saygıyla anıyorum:)

Çocuklardan bazısı uyanıktır. Bu sünnet hazırlıklarını bulunmaz bir fırsat bilerek anne-babasına duygu sömürüsü uygulayarak istedikleri her şeyi elde ederler. Eeeee, kaçınılmaz bir son varsa bundan yararlanmak gerekir öyle değil mi?
Sünnet alış-verişi sadece sünnet olacak çocuk için yapılmaz. Abla veya kız kardeş varsa onlara da alış-veriş yapılır. Sünnet için elbiseyle beraber beyaz çorap, siyah bir terlik, mendil, iç çamaşırı, gömlek falan da alınır. ( Neden özellikle beyaz çorap alınır hala anlamış değilim, sonra kalkıp insanlarımızı siyah ayakkabı altına beyaz çorap giyiyorlar diye eleştiriyoruz).
Ama alış-verişin en önemli kısmı sünnet yatağı için alınacak olan süslerdir. Sünnet yatağının örtüsü genellikle göz nuru el işlemesi olur. Üstü çoğunlukla kenarları işlemeli tül ile çadır şeklinde kapatılır. Çeşitli süsler ile ( fenerler, yanardöner şeritler, balonlar) bu tül süslenir. Duvar halısını da unutmamak gerekir. Oldukça zahmetli bu iş sonrasında kaçınılmaz sona bir adım daha yaklaşılmış olur.

Teneffüs 3 :
Bizim yatak süsü için ( bizim dedim çünkü kardeşim Ahmet ile beraber sünnet olduk. ) mağaza vitrinlerini düzenleyen bir tanıdığımız yardımcı olmuştu. Ancak rahmetli cici annem ( bir blogum da yazmıştım kendisini ) süslemeyi beğenmemişti ve kendi elleri ile yapmıştı. Haşlanmış bir yumurtanın sert kabuğunu kibrit çöpleriyle delerek ve renkli kalemler kullanarak yapmış olduğu serçe şeklindeki süslemeleri uzun bir süre saklamıştık.

Evet, kaçınılmaz sondan bir önceki gün… Kına gecesi… Bizde ki kına gecelerinde erkekler sünnet evinden uzak bir evde toplanır, çay içer, sigara tüttürür ve şerbetler veya şuruplar eşliğinde börek yiyerek sünnet evinde ki kadınlardan haber gelmesini bekler.
Kadın ve kızlar ise gayet süslü şekilde sünnet evinde toplanır, kah kendileri söyleyerek kah kaset çalar eşliğinde oynarlar. Hatta yaşlı nineciklerden bile bu fındık kırma işlemine katılanlar olur. Bazı kına gecelerinde ise kadınlardan bir grup diğerlerini eğlendirmek için oyun çıkarır. Yani bir nevi eğlenceli bir tiyatro düzenler.

Teneffüs 4:
Bizim sünnet düğününde ki oyunda iki yengem ( dayımın hanımları ) bir kabadayıyı ve onun aşık olduğu bir mahalle dilberini sergilemişti. Erkek rolündeki yengemin diğerinin arkasından takma bıyığını vura vura yürüdüğü ve ona sözde askıntı olduğu sahneyi hiç unutamadım. Gerçekten çok komikti.

Artık oyun faslı bitmiştir. Şimdi Kuran-ı Kerim okumak, salavat getirmek zamanıdır. Bu esna da sünnet çocuğunun annesi genellikle sevincinden ağlar. Kınayı genellikle sünnet olacak çocuğun en sevdiği amcası veya dayısı yakar. Kına çocuğun sağ serçe parmağına yakılır çoğunlukla. Çocuğa kına yakıldıktan sonra misafirlerden isteyenlere de kına yakılır. Hatta evde yakmak isteyenlere bir mendil veya kağıt içerisinde kına verilir.
Kınadan sonra takı merasimi yapılır. Misafirlerden çocuğa hediyesini vermek isteyenler akrabalık yakınlığına göre sıraya geçer. Altınlar çocuğun göğsünde ki büyük, süslü şeride iğnelenir. Her hediyeyi verenin adı ya da lakabı hediyeyi teslim alan aile büyüğü tarafından sesli şekilde insanlara duyurulur. Artık kalkma vaktidir. Erkekler tarafına kına gecesinin bittiği çocuklar tarafından haber verilir. Ve herkes evlerine çekilir..

Teneffüs 5 :
Ciciannem büyük altınların hepsini bana; küçükleri ise Ahmet’e takıyordu. Ahmet bir benim altınlara bir kendisinin altınlarına baktı ve kendi şeridini yerinden çıkarıp yere attı:) Bu anı video ( o zamanlar video vardı) da her seyrettiğimiz de hem güleriz hem rahmetliye olan özlemimizden dolayı ağlarız. Hayat böyle; bazen insanı gülerken ağlatı veriyor işte…

Az kaldı… Bulunabilen tüm sandalyeler ortaya çıkar. Hatta sandalye bile kiralanır. Çalgıcılar için ayrı bir yer düzenlenir. Artık meydan erkelerindir. Onlar çalgılar ile coşarken sünnet olacak çocuğun babası sünnetçiyi getirir. Çocuğa abdest aldırılır. Annenin gözleri dolmuştur, bu gözlerle giydirir yavrusuna entariyi… Ve yavrusunu kirveye teslim etmeden de bir kez alnından öper. Çocuğun beti benzi atmıştır. Artık kaçış yoktur. Günlerdir zihnini meşgul eden, içerisinde korkulara sebep olan sünnet olayı için hazırdır.
Kirve onun korkusunu yenebilmesi için mümkün olduğunca güler yüzlüdür. Çeşitli esprilerle çocuğu rahatlatmaya çalışır. Birkaç saniyeliğine olsa da bunu başarır. Evet, bu birkaç saniye sürer çünkü sünnetçi tam teçhizat hazırdır… Sünnetçiyi gören çocuk son bir umutla kaçmaya çalışsa da başaramaz. Çocuğun babası ise az uzaktan seyreder bu olayları, o pek karışmaz.
Çocuğun kalbi yerinden çıkacak gibidir artık. Çocuk sünnet yatağına yatırılır. Amcası veya dayısı elini tutar. Sünnetçi ağır adım yaklaşır ve Tekbir eşliğinde sünnet gerçekleşir.
Tekbir sesleri duyulmaya başlandığı anda dışarıda ki çalgıya ara verilir. Tekbir sesine bir çığlık ve ağlama sesi de karıştığında ise gülüşmeler olur. O ilk ağlama sesinden sonra “ oldu da bitti maşallah “ sesleri yükselir.
Haydi koçum geçmiş olsun:) Artık tam bir erkeksin....

Teneffüs 6 :
Ah, ne diyeyim ben. Tamam anladık anı olsun diye tüm sünnet düğünümü kasete aldınız ama her anda alınmaz ki canım:) Kasetin o anı her geldiğinde ileriye sarmaktan kaset bozuldu zaten.

 Dip Not : 
 1. Biliyorum başlık yanlış. “ Ucundan Azcık “ değil “ Ucundan Azıcık “ olmalıydı:)
 2. Artık sünnet düğünleri salonlarda oluyor. Hatta çocuk padişah edasında tahta oturtuluyor. Ama bu düğünleri eski düğünler kadar sevmiyorum.
3. Lütfen sünnet düğünlerinin her anı kayıt altına alınmasın, istirham ediyorum:) Sonra utanıyor insan beeee…
İki dünya saadeti dileklerimle….TuRK..

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın