gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

BENİ SEV 1 - ANNEME------ Noel Baba

28 Mart 2013, 16.27
A- A+
Annemin katı disiplini dillere destandı. Nazi kampında yetişmişçesi ürkek olmuştum. Attığı terlik her daim 12 isabet, 5 kardeşi de bir okkalı bir okkalı. 
Babamdan aldığım asiliğimin önüne geçemiyordum bazen.Neticede çocuktum, hemde en hayalperestinden, en yaramazındam, en uçuk kaçığından. Kısacık saçlarım, yalın ayaklarım, elimde yolda bulduğum '' asa''mla bayır çayır dolanır tüm belaları üstüme çekerdim. Kolukomşu '' HAYDUT'' bu erkek olmalıymış demelerine aldırmaksızın. Kimse bilmezdi ki ben uçurum en ucunda kartallara özenip uçmayı düşlerdim. 
Gün geçmezdi meraklı köy sakinlerinin anneme şikayet raporlarını iletmeden. Günlük 5-10 öğün terliğim tatlı niyetine de üc bej 5 kardeş. Başlarda pek suluydum , ninemin değişi ile '' ağlamıyor eşek gibi anırıyor''dum. Sanki kime sesimi duyurmaya çalışıyorduysam. Sonralarda pek bi hissetmez olmuştum , ki zamanla terlikten korunma taktikleri geliştirmiştim :). 
Dünyamın daha küçük ve temiz olduğu yaşlarımda:
Ne meraktır ki bir kış bana '' Noel Baba'' hediye getirmeyi unutmuştu. Öyle burulmuştu içim , öyle üzülmüştüm ki. Sitem dolu mektuplar yazdım gönderdim. Asla cevap vermedi, ilk çocukluk hayalimin yıkılışıydı. Neden benim saçları siyah uzun bir oyuncak bebeğim olmadı. Acaba beni çok yaramazım diye mi cezandırdı. Önce kendimden utandım. Her akşam uyumadan özür dileyip söz verdim- '' Bi daha aslaa , aslaaaa ama aslaaaaa yaramaz olmayacam. Lütfen bana da bir oyuncak bebek gönder. Kırmayacam da onu , çok güzel bakacam sanki canlymış gibi.'' Bu yakarışlarım cevap bulamayınca Noel Babayı suçladım.- '' Sevmiyorum seni, ben çocuğum be , yaramaz olabilrim ama çocuğum o bebek benim de hakkım'' Ne çok ağlamıştım. Dünyalarım yıkılmıştı.
O yaz çok usluydum. Ne bi kuşa sapanla taş attım. ne bir kedinin kuyruğunu çektim, ne de komşu köpeğini kızdırdım, ne de kimsenin bahçesine girip kiraz aşırdım. O yaz RUH gibiydim.
Millet ne oldu bu serseriye , hasta mı diye anneme sorarlar. Bana acıma duyguları ile dolu gözlerle bakarlardı. 
Ben yine uçurumun ucuna gider, çöker, dizlerimi ellerimle sarardım. Ama artık süzülen kuşlara bakmıyordum. Uçurumdan aşaya düşen göz yaşlarıma bakıyordum. Sessizce ağlıyordum, ola ki biri duyup anneme şikayet etmesin diye korkuyordum.
Bir yıl geçmişti, yine kış yine Noel zamanı. 
Bir heyecan sardı içimi, yerimde duramaz olmuştum. ''Evet bu sefer bebeği hak ettim, hiç yaramazlık yapmadım'' diye düşünüp seviniyordum. 
Gün geldi çattı, okulda herkese bir hediye vardı Noel Babanın çuvalında. AMA.................
Ama benim bebeğim yoktu. ben yine unutlmuştum :( Ağlamadım, herkese karşı dimdik durdum'' BEN ZATEN HEDİYE İSTEMEMİŞTİM. BÜYÜDÜM BEN'' 
Eve nasıl gittiğimi bilemedim. Uzunca bir süre sustum, günlerce iki kelamı zor aldılar ağızımdan. Yemeden içmeden kesildim. Noel Baba'ya küsmüştüm. 
Bir gün annem akşam yemeği için seslendi. Duyuyordum, duymamazlıktan geliyordum. Anneme de küsmüştüm, Noel Baba nerden bilecekti benim ne kadar yaramaz olduğumu annem söylemeseydi. Öyle birikmişti ki öfke içimde, patlamaya hazır volkan gibiydim. Ve neticede o akşam annemin son seslenişinden ve benim duymamazlıktan gelişimden sonra, annem hışımla odama gelip '' YETERRRRR'' çığılığı. Gözlerine kan inmişti ( bana göre öfkeden). '' SOFRAYA ÇABUK'' dedi '' İstemiyorum, senin yaptığın hiç bişeyi istemiyorum. Anlamıyor musun . SENİ SEVMİYORUM ANNEE SEVMİYORUMMMMMM'' .İlk defa sesimi bu kadar yükseltmiştim anneme. Sonrasında suratıma gelen tokat. Nefesim kesilmiş, ama yine de ağlayamamıştım. Dik dik kaşlarımı çatıp bakmıştım anneme. Hiç birşey demeden çıktı odamdan kapıyı çarparak. Ben sadece 6 yaşındaydım, sadece 6 yaşında.....
Sabah ufak bir torba hazırlayıp hayatımı bana zehreden Noel Babayı aramaya çıktım. Aylardan şubat, kar insan boyu. Ne kadar yürüdüm, nereye yürüdüm hatırlamıyorum, bana her yer kuzeydi. İçim dışım üşümüştü, bütün hayallerim buz olmuş param parça olmuştu. Yorgun düşmüş, karda uyuya kalmışım. 
'' ALAMADIM KIZIM ALAMADIM, O BEBEĞİ SANA ALAMADIM. AFFET BENİ YAVRUM, ALAMADIM. O KADAR MEŞKULDUM Kİ SANA BEBEĞİ ALAMADIM. HEP BAŞKA ŞEYLER GİRDİ ARAYA, SENİ HEP İKİNCİ PLANA İTTİM. AFFET BENİ YAVRUM....... BENİ SEV, BENİ SEVMEKTEN ASLA VAZGEÇME. SEN HERŞEYİMSİN. NEFESİMSİN. CANIMDAN CANSIN, BENİ SEV KIZIM, BENİ SEV.... BENİ SEV......'' 
Yüzüme düşen kor gibi yaşlar, alnıma değen 2 dudak. Annemin sesi... Tekrardan daldım uykuya. 
Uyandığımda farklı bir gündü, farklı bir ben. Büyümüş bir ben.
Sonradan öğrendim ki evden kaçtığım gün akşam üstü eğer bulmasalarmış beni, beyaz ölüme teslim olacakmışım. Aradan geçen 3-4 gün ateşler içinde yanmış, bebeğimi istiyorum diye sayıklamışım. Kendime geldiğimde artık Noel Babanın olmadığını biliyordum. Veeeeee..... ANNEMİ SEVİYORDUMMMM.
'' Anne seni seviyorum :D '' deyip sırnaşırdım.
'' Yürü gir başımdan avare '' der göz kırpardı.

ANNEMMMMMMM SENİ SEVİYORUM- demek dua gibidir. Zamanında edilmesi gereken bir dua
 

YORUMLAR

28 Mart 2013, 18.16
Noel baba falan bilmeyiz biz...Bizim de babalarımız vardı tabi ama ak sakalları nur yüzleri yoktu. Kah demireldi kah ecevit sonradan da özal tabi..Biz bilirdik oyuncak alınamama sebeplerinin onlar olduğunu.

Seni seviyorum diyip içine etmektense denmemesi daha yeğdir bence. Boşaltıyoruz kelimelerin içlerini inanmadığımız duygulara eşlik ettirerek.
"Seni seviyorum" diyen birine sorun "Benim için naparsın?"
Gerçekten ne yapar?  "Yürü git başımdan avare" diyen bir annenin yapabileceklerini yapar mı? Hiç sanmıyorum. Ancak portakal soyar diyip Nazan Öncel'i analım :)
28 Mart 2013, 18.40
   Çok güzel  bir   paylaşım  olmuş....Yazının  sonuna  geldiğimde  göz  yaşlarıma  hakim  olmaya  çalıştım  itiraf  etmeliyim....    Anne   evlat  arasındaki  sevgi   en  kutsalıdır...  yüreğinize  sağlık....
28 Mart 2013, 19.22

Bazen zaman dursun herşey olduğu gibi kalsın isteriz. Geriye dönüş noktalarımız vardır yaşantımızda. Eminim ki senin de "o gün" bu günlerden birisidir. Bir an da büyümek gerekir bazen. Çocukluk ne güzeldir, sonsuz hayaller sonu gelmeyen istekler...... Olursa senden mutlusu olmaz, olmazsa sende ki yansımanın benzerleri kaplar düşünceleri. Sadece anı yaşar ona göre yansıtılır duygular.

Annene olan sevdanı bilenlerdenim. Annenin senelerdir süre gelen sağlık sıkıntılarını da biliyorum. Duamdır ki annen tekrar sağlığına kavuşsun ve yine seni kollarına alabilsin.                                             Ne diyorum biliyor musun?

"Her şey çok güzel olacak" masalı yerine,
"Kötü şeyler DE olacak ama ben yine yanında olacağım."

28 Mart 2013, 20.11
Öncelikle bu içli yazın için emeğine sağlık der; ama sen işi bilmiomuşssun die de ekleme yaparım :P nie dersen istemesini bilmek gerek bu hayatta!!! Nasıl mı istiyiceksin bak aynen şöle :p " Küçük bir çocuk babasından durmadan kendisine Bisiklet almasını istiyormuş. Fakat babası Bisikleti almıyormuş bir türlü. Çocuk babasından ümidi kesince İsa ya dua etmeye başlamış. Rüyalarında İsa yarın sana bisiklet göndereceğim diyormuş. Üst üste bu rüyaları gören çocuk büyük bi umutla beklemeye başlamış. Aradan uzun bir süre geçmiş ama Bisikletin geldiği falan yok. Küçük çocuğun aklına bir fikir gelmiş. Gitmiş bir kiliseye ve Meryem ana ikonasını çalmış. Ardından isa ya mektup yazmış:




""isa; ANNEN elimde bisikleti gönderdin gönderdin yoksa ANNENİ unut.""" seni seviyorum ene-lsmile Resmi vede tüm anneleri....


28 Mart 2013, 21.31
dns nin hikayesini okuyunca aklıma benzer bi tane daha geldi. kim olduğunu unutmuştum baktım Al capone, Diyor ki:

"Çocukken her akşam yatmadan önce ve aklıma geldiği her an Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim."


28 Mart 2013, 22.15
:D bilgegunes sıradaki olayımı bekle 
28 Mart 2013, 22.28
Ben ne hikayeden ne de bu yorumlardan bir şey anlamadım Yok noel yok dededi İsa'ydı kliseydı Meryem anasıydı, hırsızlık falan??

Noel di ve aylardan şubattı buda ilginç.

Burası Türkiye'mi yoksa başka bir ülke gamyunu mu çözemedim.  

Bigegunes başka yerden bakmış olaya orada gördüm işte burası Türkiye :)) (teşekkür ederim)
28 Mart 2013, 23.13
Türk'ün noelle imtihanı


28 Mart 2013, 23.24
NaturaLLy_ :) ben Türkiye'de doğup büyümedim,ondan kaynaklansa gerek. Anlattığım olay da 14 ayı kapsayan bi yaşanmışlık :) 
29 Mart 2013, 00.35
Ayrıca güzel dostum İzem'e de tşkrlerimi sunarım. Daima yanımda olduğunu biliyorum, seni bu yüzden çok farklı ve fazla seviyorum. Benim dua da Rabbim kimseyi sevdiklerinin sağlığı ile sınamasın, SENİ SEVİYORUM
29 Mart 2013, 03.10

 

 Netice itibariyle o siyah saçlı bebeğe hiçbir zaman ulaşamadın değil mi ?  =))

29 Mart 2013, 11.34
Sevgili Ene-l Aşk,
yazmaya başladığınızdan beri takip ediyorum sizi; güzel bir diliniz, hoş ifade tarzınız dikkatimi çekiyordu hep.
Bu satırları da çok sevdim, Allah sizi anneciğinize bağışlamış.
Çocukluk işte; onun olağanüstü gerçekçiliği, yapay dünyaya uymayınca böyle masalsı hale bürünebiliyor rahatlıkla.

Bilge'nin, dns'ın örnekleri de çok hoştu. Ama PİNK, yorumuyla, sabah sabah kahkaha attırdı bana, çok şekerdi.:))) Lütfen yanıtını verin.:))))
Naturally'i anlayamadım ama. Ne yani, Türkiye'de yaşıyoruz diye Noel'den, İsa'dan Musa'dan, Meryem'den,kiliseden söz edemeyecek miyiz biz?! "Başka ülke Gamyun'u, başka ülke Gamyun'u" ne garip bir söylem? Bu kadar fanatizmi anlamıyorum ve asla da anlayamayacağım.
- Bilge'ninki, bambaşka anlamlı ve bence de çok haklı, ironik bir yorumdu.-

Güzeldi.
Teşekkürler
29 Mart 2013, 13.05
Çok sevgili Sat_Agraha,Size ve yazılarımı okuma nezaketinde bulunan herkese müteşekkirim.İstedim ki, yazdıklarımda herkes biraz kendisini bulsun. Beğenilme kaygım yoktu, ama cesaretim de yoktu yaşadıklarımı anlatmaya. Sizin yorumlarınızı okuduğumda hani çocukça şımarmadım değil :)   ! PiNK____ :D o siyah saçlı bebeğe asla ulaşamadım, ama şimdi Dualarıma cevap kocaman capcanlı,uzun siyah saçlı ve dünyada gördüğüm en geveze, en tatlı bebeğe sahibim. 
29 Mart 2013, 13.42
Sevgili, Ene-l Aşk, teşekkür ederim güzel sözleriniz için.
Her zaman söylüyorum, asıl, emek verdiği satırlarını bizlerle paylaşan, bizleri buraya bağımlı hale getiren sizin gibi arkadaşlara bizim teşekkürümüz var.
Bence kaleminizin de cesarete falan gereksinimi yok, halen yaptığınız gibi özgürce,sıcacık, samimi olarak salın gitsin.:)
Siyah saçlı bebek yanıtı şahaneydi.:)
Allah bağışlasın, uzaktan öptüm tatlı bebeği.
Sevgiler

29 Mart 2013, 14.01
Ah sevilesi, ayakları öpülesi anneler. Heyhat ki, çoğumuzun tam anlamıyla ve layıkıyla değerini bilemediğimiz anneler. Çoğumuzun, bizatihi kendine değil, artık soluklaşmış hayaline "seni seviyorum" diyebildiğimiz anneler... Bu yazıdaki noel baba figürü, aslında anne mi? Eğer öyleyse, güzel bir edebi sanat yapılmış. Aksi halde, blog yazarının ecnebi bir ülkede ve ecnebi adetlerine göre yetiştiğini düşündürüyor. Her halükarda güzel bir yazı...
29 Mart 2013, 14.24
Sevgili x! Müteşekkirim hakkımdaki sitayişkar sözleriniz için. Ben de sizin hakkınızda aynen öyle düşünüyorum. Bir nevi "al gülüm, ver gülüm" yani. Aslında al gülüm ver gülüm pek uygun da değil, "al gülüm, ver bülbülüm" olsa daha hoş ve mantıklı olur. Hem böylece edebi vurgu da yapılmış olur. Malum, gül ile bülbülün aşkı, edebiyatın şaheserlerinden.Yani aslında, bir taşla kuş katliamı yapılmış olur. Ama en semiz, en leziz kuş, "al gülüm, ver bülbülüm"den elde edilir. Ötesi, üstünü, fevkaladesi yok.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın