gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

PUSET EHLİYETİ

26 Kasım 2013, 07.55
A- A+

         Ve annelerin bebeklerini çocuklarını kolay taşıyabilmeleri için bir araç bulundu. Adına puset dediler. Önceleri sadece hali vakti yerinde olanlar alıp kullanabilirken, yerli malı, Çin malı ve türevleri sayesinde toplumun her kesiminde annelerin yaygın kullanabildiği bir araç haline geldi puset. Her yerde sıkça rastlar olduk puset içindeki çocuklara. Gezintide, alış veriş merkezlerinde, pazarda, mahallede. Buraya kadar hiçbir itirazım olamaz. Ama şehrin en kalabalık ana arterlerinden birinde pusetli bir kadın grubu görünce oldukça yadırgadığımı söylemeliyim. Sabahın 9’unda trafiğin en civcivli saatinde karşıdan karşıya geçmeye çalışıyorlardı. Onları 20 metre kadar uzaktan fark etmiştim. Puseti süren kadın önce kaldırımdan puseti yolun kenarına indirdi.” Ne yapıyor bu?” diye düşünürken önümdeki araçlardan biri puseti sıyırıp geçti. Tüylerim diken diken olmuştu birden. Kadın umursamadan pusetle benim önümdeki arabaya doğru bir hamle yaptı. Araba uzun uzun korna çalarak pusetin önünden geçip gitti. Kadının pusetle son hamlesi benim önüme olacaktı. Durdum, önden puset arkada üç kadın önümden ilerlediler ama orta şeritteki şoför arabamın önünden orta şeride çıkartılan pusetin 15 santim yanından hızla geçti. Arkamdaki arabanın sürücüsü sabırsızlıkla kornasına asılırken dayanamadım camı açtım “ Hanımlar utanmıyor musunuz bebeği trafiğe karşı kalkan gibi kullanmaya ve ona hiç mi acımıyorsunuz? Neden ilerideki yaya geçidinden geçmiyorsunuz?”  En gerideki kadın bana seslendi “Sen kendi işine baksana!” ve duraklayan bir arabanın önünden yolun sağ tarafına doğru puseti sürüp gittiler. Önde bebek arkada üç kadın… Devam ettim. Yaya geçidi sadece 30 metre kadar ilerdeydi.

         “Acaba” dedim kendi kendime “ Durmasam daha mı iyi olurdu?” Çünkü bir yerde durarak kadının davranışını pekiştirmiştim. Ama durmasaydım dikkatsiz bir şoför pusete çarpabilirdi. “Durmayan şoförlere mi eğitim verilmeli? Yoksa yaya geçidini kullanmayan yayalara mı? “ ve de “Anne olmak için mi ehliyet alınmalı? Yoksa puset kullanmak için mi?” 

              Herkese kolay ve zevkli geçecek bir hafta dileklerimle saygılar sunarım.

YORUMLAR

26 Kasım 2013, 12.42

Cinsiyetçi bir bakışla “kadınların 'sürmek'le alakalı sıkıntıları var” diyebilirim :)

Aslında latife yapmıyorum, her ne kadar araç kullanma becerim olmasa da trafikte “kadın sürücü”lerden müşteki olan haddinden fazla sürücü serzenişine tanıklık ettim. İlginçtir bu şikayetçi grup içinde kadınlar bile vardı. “Bu kadınlara ehliyet verenin ...” diye başlayıp türevleriyle devam eden bir yığın söz. [İstatistiki veriler sunup da “ama kaza oranlarına baktığımızda en çok kaza yapan erkeklerdir” şeklinde bir karşı duruş olmasın. Evet kadın sürücülerin “kaza yapma” oranı düşüktür ama “kaza yaptırma” oranı ne olacak? :) ]

Her hafta semt pazarında, sağa sola bakmaktan önüne bakmayan kadınların sebebiyet verdiği topuk bölgemde oluşan yara kabukları şahidimdir ki kadınlar “pazar arabası” kullanmasını/sürmesini de bilmiyor :) İstisnasız her hafta aynı senaryo. Bir topuk ne kadar çekici olabilir ya hu!

Sanırım kadınların en başarılı olduğu “sürme” eylemi “sürme”, göz sürmesi :) Bir de zihnime tebadür eden, ilkokuldan anımsadığım Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Elif'in/Mustafa Kemal'in Kağnısı şiirinde geçen, Elif'in ölen öküzünün yerine kendini sürmesi. [Bu cümlede hiçbir şekilde ironi ya da aşağılama yoktur]

26 Kasım 2013, 13.45
Evet Ladin çok haklısınız. Anne ya da baba fark etmiyor, o arabaları kendilerinden önce itiyorlar ya trafiğin göbeğine dikkatsizce! Ben bir de şuna çok dikkat çekmek gerek ama bu da eğitilmez ki yani, insanın içinde olmalı; anne, elinden tutmuş çocuğu yürüyor kaldırımda, çocuk iç kısımda olması gerekirken tam arabaların geçtiği yerde çocuk yürüyor.Nasıl böyle bir aymazlıkta olunur anlayamıyorum, anlayamıyorum. Ben de yürüyorsam söylüyorum anneye, ''hiii bu küçük kız iç kısımda yürüsün annesi, arabaların geçtiği kısımda değil.'' şeklinde. Uzaylı görmüş gibi şaşırıyor bazısı. Yani anne ya da olunca ne bileyim, akan su, saksıdaki toprak, evdeki köşeler filan her tehlike ebeveynler tarafından bertaraf edilmeli ya hani, nasıl bu kadar rahatlar anlamıyorum. Hatta bazı babaları daha duyarlı buluyorum bu konuda. 
Eskiden de şeye kafamı takardım ben, hani portbebe adındaki o lüzumsuz taşıma şeyi, paket bebek gibi. Şimdilerde pek görmüyorum neyse. Onu da böyle kaldırıma doğru taşıyan annelere kızardım, torba gibi. Al kucağına bebeğini yürü, dokuz ay karnında taşıdın da şimdi neden pakette gezdiriyorsun zavallıyı. 
Sonuç olarak bu anlattığın konunun bir kamu spotu gibi dönmesini isterdim açıkçası televizyonlarda radyoda filan.
Türkiye'de bu kamu spotu pek dönmüyor ama izlemenizi tavsiye ederim:)))
Bircan'cııımm ama bu tavuk erimiş:))) Ben bizim evdekiler bir hata yaptığında bu repliği çok kullanıyorum:)
Ama Bircan'cıımm odanı temiz tutmalısın:) ( kızıma)
Ama ama Bircan'cım protein bu yemelisin:) ( oğluma)
Bak ama Bircan Bircan heeey Bircan (....... gerisini demeyeyim!) ( eşime)
Böyle işte... 
Teşekkürler duyarlı bir yazıydı Bircancım:) ( Ladin'e) 
AtayaG.
26 Kasım 2013, 13.47
Ladin'cim ben ben Ataya. Linki ekleyecektim unutmuşum o yüzden hemen bu rumuzumla geldim sıcağı sıcağına. Öpüyorum...http://www.youtube.com/watch?v=fQQQgIZ4I6s
26 Kasım 2013, 14.46
Ladin.puset çok ilgi alanıma girmese de Son cümlenize takıldım. Evet..Anne ve Baba olmak için ehliyet alınmalı. Ben kesinlikle böyle düşünüyorum.Evlendin bebek istiyorsun önce eşini alıp gideceksin psikolojik testlerden geçeceksin.Sonuç ''Siz bebek sahibi olmak için uygunsunuz'' olursa O çocuğu dünyaya getireceksin..  Yedi  çocuğu var  10  çocuğu var inanamıyorum..Sen nasıl bir cesaretle bu kadar çocuğu dünyaya getirdin??Onlar için ne yapıyorsun??'' Allah verdi..rızkınıda o verir'' Hadi  canım!!!Saldım çayıra mevlam kayıra....Olmayacak şeylerin hayalini kuruyor ve Düzelmesi mümkün olmayanlar için boş yere çıldırıyorum farkındayım..
26 Kasım 2013, 15.19
Yorumları okumamışım Şimdi okudum Bir Adam Yaratamamak '' peki kadınların  Kaza yaptırma oranı ne olacak?'' sorunuza inanamıyorum..!!!!Trafikte pis pis sırıtan  kendince show yapan tacizci erkeklerin kadınlara kaza yaptırma oranınına ne diyeceksiniz? ???Son cümleniz  için açıklama yapsanız da sevmedim..
26 Kasım 2013, 15.35

BirAdamYaratamamak, ben " kadın sürücü mü? erkek sürücü mü?" tartışmasına hiç bir zaman girmedim ve girmem de.. İki cinsiyetinde sürücülük konusunda kendilerine özgü "özürleri" olduğunu düşünüyorum çünkü.  Pazar arabası neyse de (Bu arada çoook geçmiş olsun size diyorum ve pazara giderken topukluk kullanmanızı öneriyorum :) )  çünkü içinde sebze, meyve v.b var, pusetin içinde çocuk var bebek var, CAN var CAN !!!

Ataya' cım, evet hala  bazı insanlar portbebe denen manasız şeye bebeğini koyar, kaldırımlarda sallaya sallaya dolaşırlar ya.....Gerisini yazmıyorum.   Linkdeki paylaşımda beni "Bircan'cım" repliğinden çok Türkan Şoray'ın dudak büze büze, özenti bir şive ile  konuşması güldürdü. Bir de Türkan Şoray'ın aşırı kibar olma özentisi ile "Bircan'cım" dediğini düşününce koptum valla..

anka1453 küçük bir fıkra okudum hafta sonu eklerinden birinde, anlatmadan geçemeyeceğim; başbakan güneydoğuda konuşuyor ve "Üç değil beş çocuk gerekir" diyormuş. Arkalardan bir ses gelmiş " Beşten sonrasını ne yapah? Sokağa mı atah?"

Herkese sevgiler.


26 Kasım 2013, 17.12

Sevgili Ladin...

Rahmetli büyük annem hep derdi kİ ''ANA VAR , ANACIK VAR'' . Bloğunuzda söz ettikleriniz  2, gruba dahil olanlardan. Allah onları ıslah etsin. Evlatlara yazık o evlatlara!!!!!!! Okuduğum zaman bile öfkelendim. Allah onlardan birini karşıma çıkarmasın mümkünse:(((((((.

 GünceL hayattan gözümüze takılıp, canımızı acıtan görüntülerden biriydi..DUYARLILIĞINIZ İÇİN KUTLUYORUM SİZİ...

SEVGİYLE KALIN.

27 Kasım 2013, 12.22
Sadece bir taraf eleştirilmiş ama bu Türkiye'deki sürücülerin saygısızlığını görmezden gelmek olmuş bu durum. Yazında, 30 metre ilerideki yaya geçidinden bahsetmişsin ancak burası Türkiye Ladin, yaya geçidinden de geçsen, fark etmiyor, biliyorsun hiç bir ayrıcalığı yok o çizgili alanların yayalar için, sadece görünüm olarak duruyor. Yani o anne, pusetiyle yaya geçidinden geçse, problem olmayacak mıydı sence? Yine aynı şey yaşanacaktı!

Burada asıl eleştirilmesi gereken sürücülerdir, anne ve bebeğini gördüğü anda frene basmayan, aksine, onlar karşıya geçerken, yavaşlayacağı veya duracağı için kendisine 5 sn zaman kaybettirmesin diye gaza daha çok basan sürücüdür. O sürücüler bu davranışlarını düzeltilir, ondan sonra da o puset sahipleri eleştirilir. Ama şu haldeyken, eleştiri oklarının öncelikli hedefi o anneler olmamalı (Bu eleştirimden annelerin ya da babaların dikkatsiz olma hakkı vardır gibi bir şey çıkmasın, tabi ki daha tedbirli olmalılar).
27 Kasım 2013, 15.24

Sürücülerin bebek ( ya da insan) gördüğü halde durmamalarının çok hatalı olduğu o kadar ortada ki gmsnn, o nedenle yazmaya gerek bile duymadım. Bunu özellikle belirtmemiş olmam okuyanlara onları yargılamadığımı düşündürtmüşse ben eksik ifade etmişim demektir.  Ama kadınlar bu ortamda ve bu şartları bilerek o puseti yola indirdiler. Yani önce kendileri inip trafik durunca arabayı çekseler yine bir yerde anlayabilirdim onları. Ancak bebeği öne sürüp kendilerinin görece daha emniyetli bir ortamda beklemeleri beni çok etkiledi.

Ayrıca yazının sonunda "şoförlere eğitim verilmesi" konusunda ki düşüncem, sanıyorum ki sürücülerin yanlış davranışlarının da okuyanlara hissettirilmesi anlamına da gelir.

Selam ve sevgilerle.

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın