gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Ödemeli!..

05 Temmuz 2014, 10.47
A- A+

“Alo, dudaklarım da kuruyor sensizliğimde, bedenim titreme nöbetlerinde; Bak feryatlarım cam duvar akislerinde en kırılmazından, gelmezsen parçalamak geliyor içimden onları yine en olmazından!”

 

Kendi seçimlerini kendin yaptın Mihri kendi başlangıcını sen bitirdin, bendeki bütün haklarını-rötarlarını yitirdin öylesine, Elazığ uzak bizim ellere en imkansızından  boşuna bekleme!

 

Hangi çekilişlerin amortisine kaldık, hangi duyguların karmaşasında yittik öylesine, beynimden çıkarıp atıp senli düşünceleri, senli olan her şeyle vedalaştım artık, unutmayı becerdiğimi zannettiğim şu günlerde nasıl yine-yeniden çöreklenmeyi umarsın ruhumun bir yerlerine.

 

“Alo, açınca çıkmıyor o Sekreterin Arzu adlı kız da artık telefonundan, neden hep geç açıyorsun?! Neden cümlelerin hep tereddütler içeriyor, bir kere gelsen, hafta sonu iki gününü alır gelip gitmen!”

 

Ne işim var bilmediğim diyarlarda Mihri gelişim hangi çözümlerini getirecek çözümsüzlüklerin, atmışken iş görmez yanını uzuvlarımın, köreltmişken seni içimden nasıl beklersin gelmemi, nasıl istersin yeni baştan bir sonuçsuzluğa sürüklenme mi!?

 

Seni tenimde unutmuş emin ol! Vücudum bile kusmuş senli her şeyi, kalmamış sesini duyuşlarımda ki ürpertiler, sanki yaşanmamıştı o gecelere az gelen sevişmeler!

 

“Alo, inan ki çok pişmanım hiç değilse seni görme adına kalmalıydım orada, umduğum kadar maddi gelir de sağlamadı buralar, yine makyaj malzemelerine gidiyor yevmiyem, ekstralar dersen hiç sorma bela kol geziyor her yerinde buranın, bir kollayanım gözetenim dahi yok beni! Nasıl aramam nasıl özlemem seni!”

 

Özlemlerin gücü yetmiyor sevgilere, bitecekse bitmeli;Bitecekler.. Tatlı hatıralar kalmalı Tansu (!) pardon Mihri yaşananlardan geriye, kendini bu denli üzmemeli, dinlememelisin! Ve lütfen olmayacak şeylerin olurlarını bekleme yazıp-yazıp, kendince okuma yazdıklarını, kaderini bazen de böylesi kendi yazarmış insan, kendi yön verirmiş kendine çizermiş yörüngesini, oysa ki görmemişti kimse böylesini!!

 

Emin ol artık daha bir zevk almaya başladım rakıdan da, artık rakının da beni içmesine izin vermiyorum asla,  duracağım yerde durmayı öğrendim, ondan da vazgeçebiliyorum beni dinlemez hale geldiğinde, kimse sonda vuramayacak artık kanaatsiz içişlerimde mideme! (Kararında durmayı bir çaycıdan öğrendim!) Artık verilenden fazlasını almaya çalışmak ne denli yanlış diyorum!! Sabretmenin bir erdem olmadığını, geçen her anın ömürden geçtiğini, yaşanılması gereken şeylerin yaşanılması gerektiğini artık biliyorum!.

 

“Alo, ne yapsam hiçbir şey eskisi gibi olmayacak anladım; Oysa ki yeni lensler almıştım senin için en mavisinden, gelişinde nasıl süslenecektim sana, nasıl yollarını bekleyecektim! Peki öyleyse iyi bak kendine.”

 

İşte verdiğin bütün diğer sözler gibi bunu da unutmuşsun Mihri hani takmayacaktın bir daha göğ rengi olan renklerini lenslerin, takmayacaktın hani ne olursa olsun sebebin! Bu yaptığın bile bir vefasızlık ne demeli! Bir daha gecenin üçlerinde arama no’lur beni, maddi sıkışıklık bende de var biliyorsun, arayışların da  sevgin gibi ödemeli! 

 

YORUMLAR

07 Temmuz 2014, 17.37
İki kere okudum ama ne demek istediğini bir türlü anlayamadım
07 Temmuz 2014, 18.23
                    Alper      :)
07 Temmuz 2014, 19.14
hiç bir şey anlaşımıyor
08 Temmuz 2014, 20.41
Bir devam yazısıydı,öncekileri okumak lazım, siz okumayın zaten vakt-i zarar etmeyin! Öylesine yazıyorum / yolluyorum; Ötesinde anlayanlar/anlamayanlara anlatsın ne yapalım (!) Yazdım geçtiim ben unuttum bile !...
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın