gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

“ANAMIN ADI DÖNDÜ” (!)

07 Ekim 2014, 20.25
A- A+

    Bu blog alkol içermektedir..



         Otuz gün oruç tuttuktan sonra nihayet bu mübarek ayı tamamlamış bayrama kavuşmuştuk, alışkanlığım olduğu için bayramın ilk iki günü de ağzıma alkol koymamış, nihayet beş şartın birini gerçekleştirip orucumu olsun tamamlamıştım, iki gün boyunca eve gelen giden yoğunluğundan sonra bayramın üçüncü günü kendimi dışarı atıverdim, hemen cep telefonuna sarıldım arkadaşlardan da ayartabildiklerimi ayarttım, beş kişi olup, doğru Yılanlı dağının doruğuna sürdük arabaları.

 

            Arkadaşlar da benim gibi susamış ama Ahmet abi dayanamamış bayramın birinci günü bira ile açılışı yapmış kaldığı yerden devam edecekti şimdi..

 

            Hava güzel dışarı da oturulacak kıvamdaydı dağa çıkarken Benle Ahmet abi rakı içeceğimizi diğer arkadaşlar bira, Lokman da şarap içeceğini söyledi, böylece herkese göre bir diziliş ayarladık ve çıktık dağa onlara bolca çerez alınmıştı, Ahmet abiyle biz peynir, zeytin, ton balığı ve biraz pastırmayla idare edecektik, arabadan oturakları çıkardım ve masayı kurdum keyfimiz yerine gelmiş Mustafa Cd’de çalan şarkıyı sevgilisine dinletmeye başlamıştı bile kafayı tutunca kendi kontürleri de biter tabi bizimkileri de tüketirdi.  

 

            Baygar’la bir olup, bağırdık çağırdık telefonu kapattırdık, kendi keyfimize kesin dönüş yaptık hep birlikte. Güzel fıkralar, anılar yarenlikler derken boş bira şişeleri yirmiyi geçti, bizim Tekirdağ ise yarıya indi yavaş – yavaş bu arada pastırmayı pişirmeye folye almayı unutmuşuz, ben de çareler tükenmez deyip gazete kağıdıyla pişirdim herhalde iyi oldu ki bana ilaç için bir tane bırakmadılar birayla bile pastırma yediler boğazsızlar!

           

            Mustafa boş şişelerin dört tanesini üst-üste dizdi bizle gırgır geçiyor siz dizemezsiniz diyor. Baygar’la biz hodullamayı çok severiz dizerdin – dizemezdin derken Lokman’la ikisini birbirine tutuşturduk, o dizerim diyor diğeri dizemezsin, en sonunda sihirli kelimeyi söylettirdik “nesine”  “on bira bir ufak” tamam mı tamam, Lokman dizmeye başlıyor ve iddiayı kazanıyor. Baygar hemen Mustafa’dan parayı alıp (aşağı iniş arabayla beş dakika sürer) yakınlarda bayi var arabanın biriyle “ganimetleri” almaya gidiyor.

 

            Bunların kafa ısındı bunun devamı gelecek ben biliyorum, Mustafa kılçığı atıyor ortaya “peki” diyor “Var mısın yüz milyonuna ben beş şişeyi üst-üste dizerim” Lokman da inat dizemezsin diyor ben avı yakalamış avcı gibi “Çıkın paraları” diyorum. İki adet mavi yüzlük benim cepte “Ama yenilip içilecek parayı cebe atmak yok” diyorum kabul görüyor.

 

            Süre beş dakika dördünü diziyor biri yıkılıyor, bir daha diziyor yıkılıyor, şişenin biri de kırıldı bu arada, önemli değil şişe çok  üç dakika geçti beşinci denemesi, Hakem Ahmet abi saat tutuyor. O da ne dizdi becerdi bu çocuk, beş şişe üst-üste dizildi sanat eseri gibi duruyor. Mustafa intikamı aldı kazandı iddiayı onun yüzlüğünü kendine veriyorum, akşama bağa gidilecek o para öğütülecek yetmeyen yerine Ahmet abi takviye benden diyor.

 

            Baygar geliyor devam etmeyelim vakit geçmeden gidelim diyor. Ben arabayı toplarken bunlar yine bir tartışmaya tutuşuyor mu hadi ne yapacaksan yap cadde lambaları yanmaya başladı yukarıdan manzaraya bakarken birinin elinde bira birinin elinde son bardak şarabı karşıdaki yol Hisarcığa mı gider, Hacılara mı iddiası, Lokman Hisarcık diyor Mustafa Hacılar çenem durmuyor atıyorum lafı “Nesine” “Yüz milyonuna” diyor Lokman kaybetmenin hırsıyla, “Verin paraları” diyorum Mustafa atıyor yüzü Lokman’ın üzerinde o kadar yok “Ben kefilim diyorum” “Osman Kefilse kabul” diyor Mustafa nasıl olacak bunun çözümü işte bu zor.

 

            Görünen çizgi halindeki yol bana da Hisarcık gibi geliyor. Ahmet abiyle, Baygar’da aynı düşünüyor. Lokman kurtardı diyoruz yüzlüğü ama Mustafa kararlı, çok ince tarifler yapıyor benim kafam karıştı yarma var, yol farklı gerçekten Hacılar yolu orası, Mustafa Hisarcık’da ki Kızıltepe’yi, ve Hergele Meydanı’nını da  bizlere ispat ederek tarif ediyor.

 

            İleride rakı içen arkadaşlar var onlara soralım diyoruz, biri Hacılar’lı imiş “Doğru orası Hacılar” diyor. Lokman’dan yüz daha gidiyor. Haydi kefil de benim! Adamın iki yüzünü iç ettik bir anda halen inanamıyorum. Mustafa yüzünü geri alıyor benden paranın ikisini birden çıkardım cebimden birini vereyim diye Mustafa’ya, Lokman derin – derin bakıyor iyice sarhoş olmuş şarapla,  çabuk kopar zaten, aklımda kötülük yok parayı cebime koymakta ağır kalıyorum elimden yüzü kapıyor. “Anamın adı Döndü, ben de döndüm arkadaş” diyor. “İddia – middia yok!” aynen karikatür gibi oldu Lokman, biz de takılıyoruz. Olur mu ayıptır falan diye,  kimliğini gösteriyor annesinin adı hakikaten Döndü, o da dönüyor..

 

13smile Resmismile Resmi07 – 13.15

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın