gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Bir kadının kronolojisi

15 Ocak 2015, 14.58
A- A+

Yıl 1984 Konya da hastanede annemle sıradayım gözlerim bozuk.. 4 göz diye anılanacak endişesinde küçük bir kız çocuğuyum. Uzunca bir bekleyişten canım sıkılmış annemin gözlerini devirip durma babel bakışlarından sıkılmış, ayaklarımla ritim tutuyorum. Üç kardeşin paylaştığı bir oda da gece 22 00 da elektiriği kapama zorunluluğumuz olduğundan el feneri ile yorgan altında kitap okuya okuya, annemin kör olacaksın uyarıları tutmuş, sıkıcı ve kokulu hastanede sıra bekler olmuştum

Hasta bakıcı doktorun kapısını açtı ve az önce içeri giren kadını öne doğru hafif eli ile itekleyerek gür bir sesle “ bu malın sahibi kim “ diye sordu. Karşı sırada oturan bir adam ayağa kalkıp kadına doğru ilerledi, adam içeri girerken ben şok halde ayağa fırlamış anneme adam kadına mal dedi diye bağırıyordum. Annem kolumdan çekip beni geri yerime oturturken mal diye adlandırılan kadın başörtüsünün ucu ile ağzını kapıyordu.

Sıra bize geldiğinde annem dışarda kalmış içeri ben girmiştim. 10 yaşlarında bir kız çocuğu 15 dk sonra hasta bakıcının kucağında dışarı atıldığım ve annemden ilk dayağı yediğim gün olarak da hafızamdadır. Tabi ben içeride önce hasta bakıcıyı sonra doktoru haşlamış olmalıyım ki dışarı atılmıştım. Atılmama sebeb hakkında herkese başka şey dediğimden bu gün bile hangisinin doğru olduğunu hatırlamıyorum ama konu kadına mal denmesiydi. Sadece hatırladığım hasta bakıcıya ve doktora mal dediğim..


Yıl 1994 Eskişehir de üniversitede kız arkadaşımın evindeyiz sınav haftası ders çalışacagız. Derken kapı çalıyor arkadaşımın kapıyı açması ile çığlık çığlığa bağırması bir oluyor. Bir elimde tükenmez kalem, diğer elimde kitap olduğu halde fırlıyorum.. İri yarı bir adam kızın saçlarından tutmuş , bacaklarını ayakları arasına sıkıştırmış, yüzüne vuruyor. Arkası bana dönük adamın sırtına atlayıp bacaklarımla beline sarıp elimdeki kitabı kafasına vurup, kalemi sırtına saplayarak ilgisini arkadaşımdan bana çevirmeye başarıyorum.

O arada açık olan kapıdan komşular gelmiş, beni adamın sırtından indirmişler, adamla kız arkadaşımın değil, benle adamın arasına girip adamı benden korumuşlardı. O gün Eskişehir polis teşkilatında polisler beni komiserin yanında oturtmuş bir de çay ısmarlayıp, 3 gün iş göremez raporu alan 190 boyunda 140 kiloluk adamı nasıl etkisiz hale getirdiğimi dinleyip dinleyip gülmüşlerdi.

Yıl 2004 Girne de ağustos sıcağında bayılmak üzereyim  arabanın klimaları bile işe yaramıyor, öğle vakti önümde üstünden denizden döndüğü belli olan genç bir kız motorsikletle seyir halinde, sağdan  hızla geçen bir araba birden yavaşlayarak, kızın hizasında devam etmeye başlıyor. Yavaş yavaş  motoru sıkıştırdığını kızın paniklediğini görüp çaresizlikle kornaya basıyorum, arabada ki adam, camdan el kol hareketleri yapıp , motora  daha da yaklaşıyor.. Arabamla kızı sağ tarafıma almaya çabalasam da olmayacağını anlayınca gaza basıp  diğer arabanın önünü kesip  aşağı atlıyorum

  Her şey saniyeler içinde olup biterken arabada ki adamın şaşkın bakışlarına aldırmadan arabanın kapısını açıp tişörtünden yana doğru çekip gövdesi yerde ayakları hala arabanın içinde kalmasını sağlayıp  bir yandan kapı ile sıkıştırırken bir yandan da ayağımla boğazına basıyorum gözüm dönmüş halde. Motordaki kız ağlıyor, olayı görenler,  ki elbette benim araba yolu yanlamasına kestiği için tüm trafik durmuştu,  küfür edenlerde birlikte  yanıma gelmiş adama saydırıyolardı..


Yıl 2014 evli 2 çocuk annesi olarak akşam yemeğinden önce haberleri izlemeye çalışıyorum, Cumhurbaşkanının bir toplantıdaki konuşması yayımlanıyor, küçük oğlumun fıtrat nedir anne demesiyle irkiliyorum.. 2 erkek evladım var, kanalı değiştirip duymamazlığa geliyorum

 Yıl 2024  hayal ediyorum;  yaşamadığıma  şükreder vaziyette toprağın dokusunu hissediyorum..

 babel

YORUMLAR

15 Ocak 2015, 16.58
sizi tebrik ediyor, uzun ömürler diliyor,sizin gibilerin sayısının çogalmasını temenni ediyorum
15 Ocak 2015, 17.55
Yazınızın öznesi sanki benmişim gibi hissederek okurken, dişlerimi sıktığımı ,ellerimin de buz gibi olduğunu farkettim...Nerden nereye geldik,nasıl geldik...İçimiz acıyor,ama yetmiyoruz işte , az geliyoruz demek...
Çok güzel anlatmışsınız.Anlatımınız harika olmuş...Allah hepimizi, kadına,insana  yani medeniyete yine kavuşacağımız günlere tez kavuştursun derken ,size de sevgilerimi gönderiyorum..
15 Ocak 2015, 18.18
bu kadar şey yaşamışınız, üniversite bitirmişiniz ama fıtrat kelimesinin anlamınımı bilmiyorsunuz, yoksa anlatmayımı uygun görmediniz, merak ediyorum doğrusu...
15 Ocak 2015, 18.58
Yazınızı okurken bende bazı satırlarınızda kendimi buldum. Aslında bu zamanla başımıza dert açmayacak gibide deilsede haksızlığa pek gelemiyoruz sanırım. Emeğnize sağlık.
15 Ocak 2015, 19.22




çok büyük bir hızla azalıyoruz maalesef...

kokuyorum bende...



15 Ocak 2015, 22.09
kanal değiştireceğine fıtratın ne demek olduğunu çocuğuna izah edeydin ya
16 Ocak 2015, 00.01
Yorumlara bakarken ,bir şeyi iyi anladım.Sizin son paragrafta ''fıtrat''la ilgili ironizi ,fıtrat kelimesini bilmediğinizi sananların yüzdesi yüzünden bu gün bu haldeyiz.Ne yazık ki öyleyiz...
16 Ocak 2015, 00.15
Zaman su gibi akıp geçiyor babel ve bizlerde bu  zaman dilimi içerisinde kendi içimizde hezeyanlar yaşamaktayız
Aynı
Kuzey'den esen sert bir poyrazın  yerden havalandırdığı toprağı
Güney'de ılık bir meltem eşliğinde üzerimize örtmesi gibi
Yazın güzeldi emeğine sağlık.
Saygılar .. 
16 Ocak 2015, 10.20
"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Kelam-ı Kibar
AaSyA_ Hanım'ın deyişi ile azalıyor gibi görünsek de aslında haksızlığa isyan edenlerin çoğalmasından dolayıdır  zalimlerin katliamları, bilakis insanlarımız artık ucunda kahpece saldırılar olsa da hakkını aramaya başladı gün güne.
Anlatımların/yaşanmışlıkların hep sıra dışı Sevgili Babel, ayni başkaldırışların salonunda da biliniyor hepimizce! 
Yalnız yine Kardeşini dinlemeyip güzel giden yazıyı *bir masadan op çağırıyorlar gitmem gerek* telaşıyla bitirmişsin bu da farklı anlayıp, farklı yorumlamalarına sebep olmuş okuyan bir kaç arkadaşın,  demek istediğini tam diyerek bitirmeliydin yazını aslında, yine de çok güzel bir yazıydı tadımlık; almasını bilene !
Sen hep sevgisin, 2044 ü bile geçececek bir sevgi...
16 Ocak 2015, 17.43
Yazınızı   büyük bir keyifle okudum. Anlatmış olduğunuz    başınızdan   geçen olaylarda   göstermiş  olduğunuz   büyük cesarete  hayran  kaldım.  Sizi  yürekten kutluyorum. En son anlatmış olduğunuz olay  bana  5 yıl  önce  yaşadığım bir olayı anımsattı. 2010  temmuzun da Antalya dan   dönerken  kızım ben ve kızkardeşim bir arabanın   bizi  sıkıştırması  beni  deli etmişti. Biz korktukça üzerimize  üzerimize geliyordu girdiğimiz şehir  merkezinde  kırmızı  ışıkta durduk ve ben hemen arabadan atlayıp o magandanın arabasının  yanına gidip kapısını açıp siz insan olamazsınız diye avazım çıktığı kadar  bağırmıştım.Duran  arabalardaki tüm  insanlar  arabalarından inip  yanıma gelmişlerdi. Beni  tutmaya  çalışıyorlardı. Adam  paniğe kapılmıştı. Ben  durumu çevremdekiler  anlatınca  herkes   galeyana gelmişti. Ben  öfke ve yaşadığım   korkuyla   hırsımı  alamamış  arabasının  kaportasını yumruklamaya  başlamıştım.Adamın  plakasını alıp  ilgili yerlere   şikayette  bulunduk hala o günkü cesaretime  inanamıyorum. Haksızlıklar  karşısında  sessiz kalınamıyor   Susma sustukça sıra sana gelecek...
       Saygılarımla....
16 Ocak 2015, 22.20
      Burda yazar -gamyun siyaset  yasağı-*nı  o kadar  güzel    by-pass etmişki:) sadece bu beceri için bile  zekice yazı.Fıtrattan bahseden adamın sırtına çıkıp kalemi batırası geliyor aslında  yazarın.Ya da  kapı arasına sıkıştırıp boğazına  basmak hissi .Ancak yıllar ondan çok şey götürmüş  ve   görmemezlikten gelmeyi seçer olmuş artık .Ben böyle gördüm siyasi  fikrine katılmasamda  babilin  bu kadar  nokta atış olabilirdi .tebrikler:)
17 Ocak 2015, 17.23
Blog dünyasının gizemli yazarlarından biri olan ßabilkulesi (ßenim Ablam) kendisini ve tarzını çok net özetliyor. Kaleminden cıkan dizelerßasit olmasına rağmen İnsanlıgın büyük açıgı eksikliğini vurguluyorve de bunu oyle anlatmışki okuyucuya adeta yasatıyor ve ßilgilendiriyor ANLIYABİLENE!!!Ablacıgım herzamanki gibi harıkasın; Kendimi Gamyun un en özel ve Şanslısı  hissediyorum Çünkü seni tanıyorum smile Resmi
17 Ocak 2015, 21.51

Sevgili Babil kulesi,öncelikle cesaretiniz için sizi kutluyorum.İçimizdekilerin hala fıtrat sözcüğüne takılı kaldıkları gibi ,yerlerinde saymalarındandır bu yaşadıklarımız.Sizin gibi cesaretli Cumhuriyet kadınına yakıştıramadığım tek şey,umutsuzluk.Bu millet KurtuluşSavaşını kazanmış bir millet.Unutmayın bunu.Muhtaç olduğun kudret,damarlarındaki asil kanda mevcuttur sözü geliverdi aklıma.Sevgiyle kalın. 

 

 

18 Ocak 2015, 03.33
evt sevgili babil çoğu arkadaımız bakıyorumda fıtratta takılı kalmışlar kendileri bilirlermi acaba diye kafamda soru işaretleri oluştu ne yazıkki azalmıyooruz demiş arkadaşımız ne azalıyoruz nede çoğalıyoruz sabitiz ben bundan eminim ama sadece şu bir gerçek ama asla sayılarımız azalmıyor çünkü azalanın yerine bir tane daha geliyor ne azalırız nede çoğalırız "sadece bir kardeşimi dövmüşler diye 2 kişiyi hasanelik ettim 7 kişiylede hastanelik oldum alt çenemde 2 dişim halen sallanır öldü diye gitmişim sadece yaradan allah ömür verirse bu yaşa geliyoruz." sadece fıtratı soran arkadaşlarda çok benim gibi küçük birşeyden bahsetsinler bazı arkadaşlarımız bahsetmşler
bu güzel paylaşımınızdan dolayı ve cesaretinize bir bayan olduğunuz halde bende erkek olarak imrendim saygılarımla
18 Ocak 2015, 13.09
Sevgili kule,Allah sağlıklı uzun ömürler versin.
Sen eminim 2084'ü bile görürsün,10 sene de bir karşına çıkanları da  çok acıyorum. smile Resmi
Çocuklarını da Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda yetiştirdiğine hiç şüphem yok.
Sevgi ve Saygılar.
18 Ocak 2015, 18.29
HELAL OLSUN SİZE GERÇEKTEN ÇOK HOŞ OLMUŞ 
18 Ocak 2015, 23.14
doğrusunu yapmışsınız ve çocuğunuza o küçük yaşta fıtratın ne olduğunu açıklamamışsınız,biz bu gün ne çekiyorsak  fıtratı o yaşta yanlış öğrenenlerden ve yanlış öğretenlerden çekiyoruz,, 
19 Ocak 2015, 21.48
Eskişehirde kız arkadaşinin evinde kalıyo : bu cümleyi yazan bi bayan :)) arkadaşin kızı erkeği olurmu bilmiyorum. senin fıtratında ayırımcılık varmış . demekki ki çocuğuna anlatmak istememişsindir iyisini yapmışsin iyiki anlatmamişsin. eleştirdiğin kişiyle farkın yok bence sadece kabullenememişlik sezziyorum.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın