gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Sessizlikte Yankılanan Adımlar

19 Temmuz 2025, 11.32
A- A+


Bazı adımlar vardır ki ayak sesi değil, anıların fısıltısıyla duyulur.

O akşam, sokak lambasının altından geçerken kimse konuşmadı ama herkes bir şey hatırladı. Belki çocukken saklambaç oynadığımız köşe, belki birlikte yürürken susup ama her şeyi anladığımız o sessizlik. Zaman durmuştu, sadece anıların ayak sesleri yankılanıyordu. Sessizlik bazen en yüksek ses olur, hele bir dostla paylaşılıyorsa…

O yaz akşamlarında mahalle bambaşka kokardı... İki apartman arasındaki boşluk bizim dünyamızdı; saklambaçta kaybolan bir yüz, misket oynarken yere düşen gülüşler, ve gökyüzüne sessizce baktığımız dakikalar. Herkesin evine çağrıldığı o saatlerde bile ayrılmak istemeyen çocukların, “yarın yine oynarız” sözüyle birbirine tutunduğu zamanlardı. Aradan geçen yıllar, o sokakları sessizleştirdi belki ama içimde hâlâ o adımların yankısı var.

Bazen hatıralar belli bir mekâna değil, belli bir ses tonuna, bir gülüşe ya da bir kokunun tetiklediği duygulara bağlı olur. Mahalle bakkalının önünde sırayla alınan gazozlar, asla kırılmayan çocukluk kuralları gibi hâlâ içimde yerli yerinde duruyor. Herkes kendi yaşamına savruldu belki ama bir yerde hep o çocuk kalmak istedik. Şimdi, kalabalık bir günün ardından sessizce eve yürürken, gölgelerin arasından bir zamanlar misket oynadığımız o köşe çıkıyor karşıma. Sanki bir ses, “sıra sende” diyor içimden. Geçmiş konuşmuyor, ama susarak anlatıyor. Dışarda gece var, içerde yıllar.

Her sessizlik bir iz taşır. Duvarda kalmış bir çizik, unutulmuş bir okul fotoğrafı, gazoz kapaklarından yapılan taçlar… Hepsi sadece bir çocukluk anısı değil, bugünün iç sesini fısıldayan yankılardır. Belki biriyle selamlaşırken gözlerimizin dolması bundandır; bir zamanlar birlikte koştuğumuz o sokak şimdi içimizde yürüyordur. Ve biz hâlâ o adımların izinden gidiyoruz… her ne kadar büyümüş olsak da.

Her sessizlik aslında bir anlatıma dönüşür; kelimelerle değil, göz temasıyla, bir yürüyüşle, bir anıya dokunan duraksamayla konuşur insan. Bugün o sokaktan geçerken fark ettim: zaman değil, biz değişmişiz. Ama o çocukluk sesleri hâlâ duvar aralarında yankılanıyor. Bu yazı, sadece geçmişi anmak için değil; unutulmamış olmanın verdiği içsel gücü hatırlamak için yazıldı. O adımları birlikte attık, birlikte sustuk, birlikte büyüdük. Ve belki kelimelere dökemediklerimizi, bu satırlarla sessizce birbirimize söyledik.

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış :( Yazık ama blog sahibi senin yorumunu bekliyor olabilir

Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın