gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Ucuz Etin Yahnisi...

16 Aralık 2025, 00.22
A- A+
                      Bekar okul arkadaşımız ( köyde çalıştığım zamanki başka arkadaşımız) Şubat tatili dönüşü ,evlendim diye karısıyla beraber okulumuza geldiler. Karısı gencecik bir kızcağız  fen öğretmeniymiş. sessiz saygılı hoş bir kız. Trova yakınlarında bir köyde  çalışıyoruz hepimiz .İlk ve ortaokul kısmı binalar bitişik ama öğretmen odamız aynıydı .Arkadaşımız olan yeni damat matematik öğretmeniydi. Okul müdürü ve eşi ile  bu yeni evli arkadaşlar köyde oturuyorlar ben ve  diğer arkadaşlar sabah geliyoruz, ders bitince merkezde ki evlerimize dönüyoruz...Öğle arası çoğu zaman hep beraber topluca yemek yediğimiz de oluyor gruplaşarak yediğimiz de oluyordu. Yemeğimizi yedikten sonra Trova'ya kadar yürüyüş yapıp orada çayımızı içip yine okula döndüğümüz çok neşeyle geçen günler yaşadığımız bir yıl geçirdiğim zamandı. En yaşlımız 35 yaşlarında falan okul müdürünün karısı ,en gencimiz yeni evli kızcağız diğerleri bizler 25- 30 yaş arası ,neşeli gençlerdik hepimiz.

                        Neyse esas anlatmak istediğim konuya geleyim...

                        Biz hemen hepimiz deli doluyuz, şakalar fıkralar  öğle araları şahane geçiyorken bir durum yavaş yavaş dikkatimizi çekmeye başladı. Yeni evli arkadaş yerli yersiz eşine titizleniyor, sağlığına rahatına çok önem veriyor gibi kızın üstüne düşüyordu .Halbuki kızcağızın öyle ilgi bekliyor gibi falan bir hali yoktu, Mutaasıp bir ailede yetişmiş saygılı, edepli  sessiz  bir kızcağızdı. Ama bizim damat değiştirme olmuş. Dupdururken  kızın sırtına şal getirip koyuyor, ,terli misin ,terliysen sırtına havlu koyayım falan diyor. Eşinin üzerine titriyor ama abarttıkça abartıyor. Çayının şekerini karıştırıp eline veriyor ( biraz kıskandık mı acaba bilemiyorum :))) Buna benzer durumlar hepimizin dikkatini çekti. En sonunda müdürümüzün eşi ( Allah rahmet eylesin) en kıdemlimizdi ,damat arkadaşımızın eşinin yanında olmadığı bir gün, birden soruverdi: -Sana ne oldu böyle ,sanki bir tek senin eşin var, neden böyle yapıyorsun? Bir evlendin buldumcuk oldun falan saydı döktü. Damattan cevap gecikmedi: -Ablacım valla il dışına kızı vermiyorlardı ,bir istediler biz on verdik, çok masraf ettik .Benim biriktirdiklerim yetmedi, babam bile borç yaptı. Şimdi kızı üzersem ,ayrılır giderse ,ben ikinci bir eş alacak parayı nerden bulayım ,asla bulamam, babamın yüzüne bakamam , onun için üstüne titriyorum üzmüyorum vs vs demez mi.. Haklısın kardeş dedik.. 

                    Biz batıda ne başlık parası biliriz ne pazarlık bilirdik ,hala daha yoktur öyle ,adetler. Ama doğu ve güney bölgelerinde eskiden kız almak çok zormuş o arkadaş öyle anlatmıştı .Başlık adeti falan çok azaldı sanırım İyi oldu . Acaba iyi mi oldu onu da bilmiyorum...

Hayat çok becerikli, çok donanımlı özellikleri olanları tam tersi kişilerle imtihan eder diyorlar ya doğru sanırım.,,
Sanki biraz kıskançlık  var gibi olmuşum ama ,inanın kıskançlığım yoktur.. Vıcık vıcık sevgi gösterisinden nefret ederim hep...
..

YORUMLAR

17 Aralık 2025, 10.35
Ne kadar güzel bir anı paylaşmışsın, okurken o neşeli öğretmenler odasını, öğle yemeklerini, Trovaya yürüyüşleri gözümde canlandırdım. Genç, deli dolu bir ekip, şakalar, fıkralar... Gerçekten özlenen türden bir dönem. Yeni evli çiftin hikayesi de hem komik hem düşündürücü olmuş; adamın "üzerine titremesi"nin arkasında öyle pratik bir sebep çıkması herkesi şaşırtmıştır eminim. Müdürün eşinin (Allah rahmet eylesin) direkt sorması da tam kıdemli abla tarzı, bayıldım o kısma.

Başlık parası konusu da tam dediğin gibi: Batıda (özellikle Ege, Marmara gibi bölgelerde) neredeyse hiç bilinmez, pazarlık falan yok. Ama doğu ve güneydoğu Anadolu'nun kırsal kesimlerinde hâlâ devam eden bir gelenek. Eskiden çok daha yaygın ve yüksek miktarlarmış, evlenmeyi zorlaştırıyormuş, borç harç içine sokuyormuş aileleri. Son yıllarda epey azaldığı doğru; eğitim seviyesi yükseldikçe, şehirleşmeyle birlikte geriliyor. Bazı beldelerde (mesela Şırnak'ın belirli yerlerinde) topluca kaldırılmış bile. Hukuken de zaten geçersiz, genel ahlaka aykırı sayılıyor sözleşmeler.

İyi mi oldu azalması? Bence evet, çünkü kadını bir "mal" gibi gören, aileleri borç batağına sokan bir şey. Ama öte yandan geleneklerin tamamen kaybolması da kültürel bir kayıp mıdır, orasını bilemiyorum. Senin arkadaşın gibi "ikinciyi alacak param yok" diye düşünenler azalıyor en azından.

Kıskançlık demişsin ama bence hiç yok, sadece o abartılı ilgi gösterisi insanı gülümsetiyor işte. Vıcık vıcık sevgi sahnelerinden hoşlanmamak da çok normal, ben de öyleyim.
18 Aralık 2025, 11.03
Sevgili Troyka, güzel yorumun için çok teşekkür ederim.Gözünde canlandırabilmene çok  sevindim. Köy ilkokullarda da öğretmenlik yapmanın çok zor tarafları vardı ama bir o kadar da dostluk saygı sevgi kardeşlik duygularımız vardı. Onları farkında olmadan biriktirmişim, çocuklarıma kalsın  diye yazıp toparlıyorum. 
Tanışmıyoruz ama kırk yıllık tecrübeme dayanarak   ve öngörülerine güvenen bir boğa burcu olarak , senin çok özel çok güzel bir insan olduğuna görmüş kadar  eminim.

Hayatında istediğin herşeye kavuşman dileğimle sevgilerimi gönderiyorum.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın