ANNEME
Anne; Annem bu ilk ayrılışımız değil ama senın en ozel en anlamlı gununde ilk ayrılısımız sımdı orda olmak kapına kırmızı guller ile gelmek elllerini doyasıya öpmek anne benı bugune getırdıgın ıcın yanında... Devamını oku
Anne; Annem bu ilk ayrılışımız değil ama senın en ozel en anlamlı gununde ilk ayrılısımız sımdı orda olmak kapına kırmızı guller ile gelmek elllerini doyasıya öpmek anne benı bugune getırdıgın ıcın yanında... Devamını oku
Acemi marangozun elinden çıkmış meşe ağacından bir masa, sigara dumanından sararmış masa örtüsü, derme çatma bir sandalye.... Doktordan kötü haberi alıyorum, akciğer kanseri; en iyi tahminle üç dört yıl ömür biçiyor bana. Bugün otuz birinci yaş günümü... Devamını oku
Anlatamıyoruz nedense hiçbir kimseye, o kafamızdan geçip de asıl söylemek istediğimiz şeylerin beynimizdeki duyguların utanç engeliyle karşılaşılmadan direkt olarak, ve de en gözü kara cümlelerin kendinden emin feryatları eşliğinde ifade ederek duyurabilmek, karşımızdaki kişilere tüm o içimizden... Devamını oku
Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya... Devamını oku
Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye Demis bilgin; iki yönlü bir yol devam eder bilinmeze. Sen görmemezlikten gelsen de vardir bir yoldas her kösesinde Bazen çikarsin zorlukla dar bir yokustan bazen de asarsin dertleri sanki uçuyormus gibi... Devamını oku
soole bi geriye donup baktigimda farkettim ki.. tam 40 yil, evet tam kirk yili devirmisim.cocukluk genclik derken orta yas ta bitmis ben farketmeden.ve artik yavas yavas yaslilik merdivenine tirman maya baslamisim. gecenlerde 38 yasindaki bi... Devamını oku
Cağaloğlu’ndayım… Eskiden çokça duyulmuş olan bu semt aklıma kitap kokusunu getiriyor. İstanbul’a gelmeden önce çok merak ettiğim bu yer her gelişimde bana eskilerden türküler söylüyor sanki… Cağaloğlu, Cağalzade Sinan paşadan almış bu ismi diye hatırlıyorum okuduğum bir... Devamını oku
Karşımda çocukluğumdan hatıra duvar saati. Tik tak, tik tak gecenin sessizliğine ağıt yakıyor. Aklıma ansızın çocukluğum geliyor. Nedenini bilemiyorum ama hep yalnızlıktan ve sessizlikten ürkmüşümdür. Aradan yıllar geçmiş hala aynı duygular kemiriyor zihnimi… Saat ikiyi çeyrek geçiyor…... Devamını oku
“Okumayın!” Kabul etsek de etmesek de insanlar sadece merak unsurlarının tetikleyicilerini bilme gayesiyle zamanın alaşımına kafa tutabilirler. Hızlı yaşıyoruz, fakat yaşanılan sadece hayat izdüşümü. Hayatı bir film kıvamına getirene dek yoğuruyor sonra başrolü gereksiz bir figürana kaptırıveriyoruz.... Devamını oku
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan başlayarak, son nefesimizi verinceye kadar sürekli hareket halinde bulunuruz. Eylemlerin adı ve şekli değişir ama eylem süreci durmaz. Eylem süreci bittiğinde yaşam da tükenmiş demektir. Çocukluk yıllarında oyun ve eğlence, yaşamımızın büyük... Devamını oku