gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Eğitime dair bir eklenti.

21 Mayıs 2016, 18.28
A- A+

Bir önceki yazıma yapılan yorumlar bana bu yazıyı yazma gerekliliği hissettirdi açıkcası.
Eğitim, çocuklarımız üzerine söylenecek o kadar söz ,yürütülecek o kadar fikir var ki ; hani neresinden başlasam diyorum bir ucundan kulağından tutmak şart.
Çocukların eğitimi üzerinde mevcut eğitim sistemini suçluyoruz evet oldukça da haklıyız ama her hamasi konuşmada söylendiği gibi eğitim dediğimiz olgu çocuk doğduğu andan itibaren başlıyor yani “ailede” başlıyor.
Ama durun önce eğitimi kısaca açıklamam gerek nede olsa bir eğitimciyim en dibinden başlamam gerek. Eğitim dediğimiz şey bireyde kalıcı davranış değişikliği yapma işi kabaca. Eee bunda da annenin babanın aile içindeki bireylerin rolü yadsınamaz. Çocuk içinde doğduğu aile ile şekilleniyor ve okul çağına gelip 1. Sınıfa başlayana kadar aslında bir çok davranışı kalıplaşıyor. Yani sevgili arkadaşlar bize şekilsiz bir hamur gelmiyor maalesef hem öyle bile olsa o hamura ailesi okulu çevresi medya sı hepsi el atıyor bi mıncıklıyor.  
Ailesinde yüreklendirilmiş ,saygı görmüş, söz hakkı verilmiş kısacası bir birey olarak kabul görmüş bir çocuk ile baştan savılmış tv ,bilgisayar karşısında yalnız bırakılmış bir çocuk arasındaki bariz farkı sınıf ortamında mahir gözlerin görmemesi imkansız oluyor..Çocuğun okul dışındaki hayatında deneyimlediği yaşadığı şeyler gerçekten çocuğu farklı kılıyor. Bu söylediklerim elbette kabaca okul öncesi aileyi bağlayan durumlar bu kısmıyla ilgili çok detaya girmek istemiyorum. Ben müsadenizle kendi alanıma dönmek istiyorum.
Bu yazının ihtiyacı nerden çıkmıştı “hayal kurmaktan” değil mi ? Evet Okula başladığı ilk dakikadan itibaren çocuğa dayatılan bir şey var –ha bu arada bahsettiğimiz yaş grubu 5,5-6 yaş arası-  Sus / otur/ beni dinle/ konuşma… Dakika bir gol bir hesabı ilk yontma darbelerini indirdik hem de çocuğun yaratılışına tamı tamına ters emir kipleriyle yaptık bunu. Eee Ne yapsın öğretmen de mi 2 ay içinde okuma yazma öğretecek ( ha tam da burada bi ironi aktarayım sözde müfredatta okuma yazma öğrenimi Şubat-mart hatta zorlarsanız bu mayısı bile bulur beis yoktur ama ne hikmetse gelen müfettişler veliler müdürler kasım en geç aralık ayında okumuş yazmış çocuklar ister :D ) Bunu yaparken de elindeki baltayla tak tak tak çocukları yontar. Eh bir de o çocuklar kısır bir çevre ve aile içindeyse yandı gülüm keten helva.
Okulların fiziki ,materyal ,ders kitapları ,kaynak şartlarından bahis bile açmıyorum ki O konuda ayrı bir tartışma konusu –Onu da konuşuruz bir ara-
Motomot robota dönen çocuklardanda hayaller kurmasını beklemiyorum tabi (yok aslında hala zorluyorum yalan demeyim :D ) Ama gün geçtikçe yaptığım işe saygımda azalıyor umudumda tükeniyor bu gerçek.
Aklımda gerçekten aktarmak istediğim çok nokta var ama ordan oraya derken bir çoğunu atlıyorum. Sizler yorumlarınızla hatırlıyorsunuz bunu bana.

Kuğ__
20.05.216

YORUMLAR

22 Mayıs 2016, 21.09
Doğuda ve güneydoğuda hizmet yaptınız mı hocam ? zira ben siirt'te rehber öğretmen olarak hergün biraz daha saygı duyuyorum ve umutla bağlanıyorum işime.çocuk aileden öğrenir,aile ise bizlerden...teşekkürler yazınız için.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın