gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Antik Beyaz - Pandora

19 Mart 2021, 11.38
A- A+
Birkaç sesimi yazıda birkaç cümle içinde hologram olarak yansıtmak istiyorum. Öyle vara yoğa söylemlerimden sterillediğim, direkt özgül öznelliğimle ilintili gevezeliklerime el ayak kulak göz çizmek istiyorum. 


Değiştir kelimesini ayrımlı katımlı hecelemiştim. Değiştirirken çok fazla değişmek, değiştirme işlemi bittiğinde beni alıp götüren yeni değişimlerimi terk ederek tekrar ilkel halime doğru yolculuğa çıkmak, o huyum neredeydi şu fobim neredeydi diye hepsini ayrı ayrı bulmaya mesai harcamak biraz eğlenceli kabul ediyorum ama seyrek de olsa inorganik benlerimle karşılaştığımda hepsine ayrı ayrı saygılarımı sunma zorunluluğu da benim için bir sorumluluk oluyor. Bu türden koridorlarımı tabii olarak çok berrak sunamıyorum. 


Sunmak eylemi o serüvenlerimin gösterişini gölgeledi. Hata 1 !!!



Hata 2 hata 3 hata 50 hata 300 olsa ne olurdu acaba. İnsanların umurumda olmayan o cennetlerinden [kutsallara saygı göster’incilere not: ahretteki cennetten cehennemden bahsetmiyorum] zaten kovulmuşken, bana biledikleri ve yine umurumda olmayan o cehennemlerinde geçirdiğim yaz kampları hayatımın zaten en eğlenceli günleri iken, hata 80 hata 180 rakamlarına beni ulaştırmaktan alıkoyan ne acaba dedim kendime. 


Hayatın 7 kuralı hayatın 10 kuralı gibi benim açımdan çöp postlara sadece kahkaha atmak için baktığımı hiçbir yere yorum olarak yazmamayı seçerek bari böyle iyi bir insan ol diyip durmak benim için son otobüsü beklediğim bir durak. Gelen otobüs değiştirilir, içerisindeki yolcular değiştirilebilir, beklediğim durak yok edilebilir, yol yok edilebilir, yok edilemeyecek tek şey: değiştirdiklerimin gittiği dünyaları ziyaret etme fırsatımın olmadığının bana attıkları imrenilesi melodileri dinlemek zorunda kalışım. 


Herkes buna üzüntü keder gam diyor ama onlar aslında melodiler. Ya vermiyor atıyor. Büyük, daha büyük, en daha büyük, ve katsayılı diğer akraba büyüklükleriyle attığı melodiler, ritimler, besteler, konserler, senfoniler, ler ler…. Hiçbirisinin kalbini kırmadan hepsini dinlemeye çalışırken yine bir gün (dün), sevgine ilgine, daha da berbatı; denetimine layık olmayı sürdüremiyeceklerini bildiğin halde bütün o şeyleri değiştirirken geçtiğin yolları hatırlamana rağmen bütün bunları neden yaptın sorusu her zamanki mermi olarak başımın üzerinden kılcal damarlarıma girip ayak başparmağımdan bu sefer cevap isteyerek çıkmaya çalıştı. 


İşte! 


Yansıtmak istediğim hologramın asıl gerekçesi. Cevap istemesi. Beni öldürmekten bir gün yorulacağını hiç tahmin edememiştim. Çünkü aşırı eğlenen muzip bir mermi olarak tanırdım onu. 


Kahretsin. Değilmiş!!!!!!!!!!



Ona sıkılamayacağı başka nasıl bir sonsuz can hakkı olan galactic verebilirim diye düşüne dururken, ulan acaba benim bile bilmediğim ama onun sezinlediği bir cevap mı var diye kuşkuya kapıldım. 


Değişime uğramasından en çok haz aldığım kuşku hissimin merkezine bir uğrayayım, ne de olsa yıllardır her gün beni öldüren bu merminin üzerimde ooonca emeği var diyerekten kevlar halatımı aşağıya saldım. Saaanki gezegenin çekirdeğine iner gibi, bilinçdışıma eski anılarımdan sızan kolâjlarla ıslattığım mazoşist egomu örttüm. Bu başka ego, geçelim. Bilinç yansındı, ama onun dışındaki dünyasına o saçma sapan santigrattaki sıcaklık ulaşmamalıydı. Eyvah! Odanın anahtarını yukarıda unuttumdu. Yukarı çıkamayacak kadar aşağıda olduğumu görünce bir karar aşamasında olduğumu anladım. Çaresiz, sis odamın kapısını kıracaktım. Eğer kırılırsa içerisindeki var olan tek ve bütün cennetimin tümüyle çekirdeğin sıcaklığında eriyecek olması kesin. 



Merminin istediği cevap buna değer mi, benim canımı almaktan sıkıldı diye var olan tüm dünyamı kaybetme riskini almalı mıyım, sonuçta geri zekâlı komik bir ölümsel araç olan o aptalı özgürlüğüne kavuşturma gerekçesi değildi beni aşağıda yolun yarısında böyle bekleten temel sebep. Düşünüyordum. Kendimin kurguladığı bir yanılsamanın kurbanı olmayı hiç o kadar istememiştim. Loblarımın her biriyle çarçabuk bir antlaşma imzaladım. Söz veriyorum, beni kandırdığınızı şimdi itiraf ederseniz sizden intikam almıyacağıma söz veriyorum diye imzamı attım. Valla billa bizim bu olanlarla ilgimiz yok dedilerse de çok inandırıcı gelmediğini onlar da anlamış olacaklar ki, başladılar zır zır ağlamaya. 



Onlar ve ağlamaları!!! 5 hanelik mezralarda da dahil olmak üzere dünyanın her yerinde kırmızı mor siyah bültenlerle haklarında yakalama kararı çıkartılan gezegenin en azılı suçlularını ağlarken görselerdi, en vahşi timsahların ilk uçan ataları için bile utanç kaynağı olurdu bu görüntü. Kararımı verip kapıyı kıracağımı onlara söylediğimde, emin misin, 150 milyon tane telefonla joker hakkını kullanmayacak mısın, odanın içindeki mal varlığın yanarsa bizler ne olacağız, kendine acımıyorsan bize acı gibilerinden koyun can derdinde kasap et derdinde minvalli dile getirdikleri hezeyanları bilinç dışımın gülerek dinlemesini görünce bunların o zavallı snaplarından tiksinsem mi yoksa onlara acısam mı bilememiştim. Bir lob bu kadar mı aciz olur inanılır gibi değildi. Kapıya yaklaştığımda anahtar deliğinden içerideki pandoraya baktım. ‘’Bir gün beni açmaya geldiğinde aşağıya inerken ola ki odamın kapısının anahtarını unutursan, hakkını helal et, benden yana da helal olsun’’ dediğini hatırladım evet de işte fifti fifti bir yüzdeyle seninle ya yolun sona geldik, ya da daha güzel yolculuklara çıkacağız pandoram dedim.



     - Söyle yoldaş bu sefer ki dileğin nedir?

- Sende bana ait bir cevap zarfı var, o zarfın zincirlerini çöz.
 
     - Yıllardır biriktirdiğin milyonlarca seyirci joker haklarını kullanmayacak mısın?

- Hayır, her birinden cevap almaya kalksam burada fosilleşirim.
 
     - Sahibinin avuçlarında açılmak üzere benden ayrıl kadim zarf.


Havada bana doğru uçan zarf elimin ayasına indi. İçinden çıkan solmuş lavanta renginde olan kâğıdın üzerinde tamamen antik beyazıyla kabartılmış 4 kanatlı küheylandan gözlerimi alamıyordum. Yüzü nedendir bilmem kuzeydoğuya bakıyordu. Benimle karşılaşmayı hiç istemediği bugünün bu anında kendisini böyle tasarladığından artık şüphem kalmamıştı.


-Sıran geldi, artık uçabilirsin. 4 ana yönün krallarından alınan taçları eritip sihirli tüyleri diktiğim bu 4 kanadınla artık hürsün. Kanatlarından her biri dünyanın her yönündeki varlıklara gölge ve serinlik verecek. Şu andan itibaren tabiata sonsuza kadar koruyuculuk yapma görevin başladı. Senin adın Pact. Evet, ismimin yarısını sende yaşatmak istiyorum. Şimdi doğdun. Yaşlanmamak üzere ebedi bir hayatın olacak.


        - Kanadıma basarak üzerime çık. Çekirdeğin içinden geçeceğiz. Çekirdeğin merkezine girdiğimizde duyacağın ürkütücü seslerin kalbini durdurmaması için kulaklarına soluğumdan bir efsun fısıldayacağım. Şekilleri birbirlerinden korkunç hilelerle sana meydan okuyacak olan yaratıkları görmemen içinse gözlerini ise yelemle kapatacağım. Seni korkutmak isteyecekler. O esnada benim seni savunmak isteyeceğimi biliyorlar. Bunu yaptığımda uçmaya ara vermek zorunda kalacağımdan eminler. Uçmaya ara verirsem gözlerine örttüğüm yelelerimin ateşe olan dayanıklıkları azalır, gördüklerin seni bayıltır, üzerimden düşersin. Kulaklarına vurduğum sessizliğin mührü de zaten yolun sonuna doğru tesirini yitirecek. İki kanadımla kulaklarına doğru fırlatılan sesleri engellemeye çalışacağım. Onlar o noktada hazırlıklarını bitirip bütün her şeyleriyle senin üzerine oynayacaklar. Kulaklarındaki sihir çözüldüğünde ara ara benim haykırışlarımı duyacaksın. Sakın ha benden duyduğun iniltileri merak edip gözlerini açmaya kalkışma. Yüksek ihtimalle vücudumun her tarafını ufuk kızılı rengi alevlerle yanıyor gördüğünde beni kurtarmak isteyeceğinden adları kadar eminler. Anlıyor musun, istedikleri bu. Onların kurallarıyla baş edemeyiz. Şimdi benim için üzülüp ağlamanın sırası değil. Lütfen odaklan. Orada bütün tüylerim yanarken bir de dikkatimi sana verirsem hayatta kalamam. Senin için ölmek sorun değil ama cevap eline geçmeden ölecek olmam bir şey ifade etmez. Ki ben öldüğümde seni de orada hemen öldürürler zaten. Çekirdeğin en altındaki galeriye vardığımızda orada seni bekleyen muhafız sana geri dönüş yolun için gizli geçitleri tarif edecek. O gizli geçitlerin dönüş yolunda açılmaları için muhafıza yol üzerinde gördüğümüz sembolleri anlatmamız gerekiyor. O tüneller sadece senin vücut ağırlığına ve boyuna enine göre ayarlı inşa edildiler. Eğer geri dönüş yolunda yanına tek bir iğne bile alırsan, bu ağırlık zemindeki bataklığı reaktif eder. Seninle geri gelemem. Hazır mısın?



Hazırım demiştim ama neye hazır olduğumu bilmiyordum. Onun yanan bedeninden duyacağım çığlıklara kayıtsız kalabilmeye gerçekten hazır mıydım…. Cevabımın alacağım yere vardığımızda Pact’ın bütün her şeyini kaybedecek olması benden daha önemsiz olamaz. Bir daha uçamayacak. Ya, kuzeyin güneyin batının doğunun krallarına verdiğim söz ne olacak. Taçlarından sihirli tüyler ördüğüm küheylanın hayatını korumam için bana yemin ettirdiler. Halatı aşağıya salarken böyle bir yolculuğa çıkacağımı nasıl tahmin edebilirdim. Pact içimden geçen düşünceleri sezinledi. Kanadının beyazından istemeye istemeye yakamoz alan çelik mavisi bir damla sağ gözünden süzülmeye başladığında yelesine başımı koyup boynuna sarıldım. Bana artık ağlama diyemeyeceği o eşsiz fırsatı nasıl değerlendirmezdim ki. Sustuk. Durduk. Kaldık. Zaman da bizimle beraber bizle kaldı, o da beklemeye başladı. O andan itibaren hayat kendini ikimize teslim etti. Tarih yaprak kıpırdatmadı. Bütün her şeyinden mahrum olarak muhafızın yanında sonsuza kadar kalmaması için çareler düşünüyordum….


Bulmuştum. Ama bu fikri ona kesinlikle açıklayamazdım. Bulduğumu anladı mı diye kollarımı boynundan çözüp gözlerine baktım. Umarım anlamamıştır diye içimden dualar ederken, alnından çıkan safir bir hâle burnumdan içeriye çoktan girmişti.

YORUMLAR

21 Mart 2021, 22.44

Büyük bulmaca çözmekten daha zor olsa da, ki hiç affetmem, çözecem bu yazını da bekle. Eldeki verilere bakalım:

Özdeki ilkel benlik
Dışlanmışlık ve haz
Hayatın kurallarını hiçe sayma
Pişmanlık(galiba)
Mermi(bilinmiyor)
Bilinç içi/dışı
Kimler?
Bir şeyi, birini salmış

Buldum, cevap; İbrahim Tatlıses
22 Mart 2021, 11.32
Ya hikayenin devam serisine bi şans vermediğin gibi, bulmacayı çözmek için bu yazdığın verileri çöpe dönüştürecek yeni verilere de şans vermemişsin :) 

Ve, hikayecilik serüveni başlamadan biten tipik bir mağdur olarak şimdiden devam serisi için yapım maliyetlerini düşünüyorum :)) 

Hele ki o son protez cevap hayatımın en en fobisiyken yani :) 
23 Mart 2021, 16.34
Ayar damgası ve sertifikası var mı??
23 Mart 2021, 16.43
"Onlar ve ağlamaları" bölümüne kadar, kendi kendine düşünüyormuş fasulyenin faydalarını. Sonra, sobanın alevi iyice arttığından gözleri mahmurlaşmış, uykulu bir hale bürünmüş. Yarı uyur yarı uyanık bir düş görmüş. Biraz önce, pc'yi kapatmadan, Pandora nedir acep, diye araştırdığında safir taşlı Pegasus motifli bir madalyona gözü takılmıştı. Fasulyeyle, madalyon birleşince ortaya böyle bir düş çıkmış işte. Bu olay.
23 Mart 2021, 17.41

Yahu arkadaşım sen gel burda imgenin, kelime türetmenin, olmadık yerden olmadık sözcükler çıkartıp onları bir paragrafta sırıtmadan birleştirmenin kitabını yaz sonra da git en fazla vakti bankoda geçir. Olacak iş mi bu şimdi Allah aşkına...

Karar verdim ben seni ayık kafa ile okuyamıyorum... En fazla "onlar ve ağlamaları"na kadar gelebildim. Kalburüstü bir içsel sohbet olmuş...
Kalanındaki aydınlanmamı da Cezbecime borçluyum. Kendisine teşekkür ederim.
23 Mart 2021, 19.47
Cezbe, ayar ve damga var mı sorusuna tamamen sokakta yaşayan evsiz fransız tiplemesinde kaldım :)) Olum kendi yazından mı bihabersin yoksa, daha iki gün önce yazdıklarını unutacak kadar bunadın mı diye söylenerek blogu bana tekrar okuttun aşk olsun sana var ya :)) Neyse o sorudaki espriyi anlayamamayı içselleştirdim çaresiz :) 

Fasulyenin faydalarını betimlerken böyle mezalim düşüncelere dalacağımı valla billa ben de tahmin edemiyordum. Pegasus demişsin ama benim küheylanım mit değil ki, o gerçek yaa :(( Şu anda var ya blogun devamını öyle bi hevesle buraya yorum olarak yazasım geldi ki. Pact'ı sana dair kışkırtmak için yeterince provoke olmuşken devam macerayı buraya yazmak iyi bir fikir mi bundan emin olmayı çok isterdim :)

Gri, yok be ya ne imgesi ne betimi. Baksana Cezbecimiz direkt fasulyenin rekoltesine indirgemiş o kadar serüveni :) Son çiviyi de biricik sobamın tabutuna çakmış. [:(:( ]   :)) Hmm Cezbe tarafından sobamın üzerinde yumurtalı fasulye pişirilmesi çakralarını mı açmış, yanlış okumadım di mi? :)))
24 Mart 2021, 06.20
Galactic İç Ses: Ne diyor ki bu Cezbe smile Resmi Bu bahsettiği Pandora meselesini bi ara bi yorumda görmüş müydüm sanki ben. Tüitııı'da mı rastlamıştım acep, yoksa İnstoş'ta mı rastlaşmıştım neydi, yoksa burda mıydı smile Resmi neydi yahu! Ben bu yazının adını da Pandora koymuşum. Var bi bağlantı ama çözemiyorum ki, uyuyayım bari, yarın ola hayrola smile Resmi


Şimdi bi yazının başına baktım da Galacticciim, holograma kaş-göz çizeceğim demişsin ya; bebeklerin önüne bir kağıt verirsin, bir de kalem, çiz bakalım dersin hani. Kalemi şöyle minik parmaklarıyla kağıda dik açı olacak biçimde kavrar, motor yetenekleri de henüz gelişmemiş olduğundan, vücut devinimlerini de katarak, sayfayı kalemin ucunu kırana kadar karalarlar. Aynı sen smile Resmi Kaş göz çizmişmiş :) Ne bileyim ne diyosun, fasulye geldi aklıma işte .d


Bence yazın ağlamalı bölümden sonra başlıyor. Masalsı, çok güzel anlatım. Olaya hakim olamasam da okumaktan zevk aldım. Hem uçuyor, hem yelesi var. Dedim ki bu olsa olsa Pegasus'tur. Yani, okuduğumu kendimce hem bi mantığa oturtup hem de hayalimi kattım. E sen bize bir şey anlatmamayı tercih ettiğine göre, bu da okuyucu olarak benim hakkım :) Ayrıca; Pact bana bi şey yapamaz, fasulye büyüsü var bende, garantili koruma dualı. Bakla falından önce icat olunmuş bu büyü.


Grim sen yorma güzel kafanı, ben bundan sonra Galactic'in yazılarının hangi bölümlerinin okunması, hangi bölümlerinin akıl sağlığını korumak adına okunmaması gerektiğini kendimi feda edip yazacağım smile Resmi smile Resmi


24 Mart 2021, 15.12

Kim kime ne demişti boşver sen, sen sana ne denilmiş ona bak glctc
24 Mart 2021, 19.01
Bana ne denmiş ki? 
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın