gamyun.net'i doğru görüntüleyebilmek için tarayıcını güncellemelisin, güncelleyemiyorsan başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsin.

BLOG

Mükemmel Robotlar

18 Mayıs 2016, 16.52
A- A+

Bizler ve eğitim sisitemi bu çocuklara ne yapıyor ?
Çocuklar ki hayal dünyaları bizden bin kat hatta milyon kat daha zengin varlıklardır yani en azından öyle olması gerekir değilmi ? Ama bizler tek zihniyetçi ,motomot eğitim sistemleriyle, ne idüğü belirsiz çizgi filmler ve televizyon programlarıyla, sistemin dayattıklarıyla içi boş bir amaca hitmet etmeyen  ve çocuk gelişimine uygun olmayan müfredatlarla çocukları torna makinasından çıkmış ; bırakın bir amacı bir hayali bile olmayan insan yavrularına çeviriyoruz.
Ders Hayat Bilgisi, Konu : Dün ,bugün, yarın...Bir çocuk var kitapta geçmişte yaptığı ve gelecekte yapmak istediği şeyi düşlemiş.5,6 -6 yaş arası 15 çocuk ve ben soruyorum.
--Hayalleriniz var mı ? Neler düşlüyorsunuz ?
Canavarca ,zihni sinir cevaplar beklerken, hepsinin kurduğu tek cümle kitaptaki çocuğun kurduğu hayaldi.Zorluyorum ,farklı hayaller, kendi hayallerimi anlatıyorum ve sonunda ---Siz hayal kurmaz mısınız ? Deyiveriyorum. Aldığım cevap daha da üzücü: --- Biz hayal kurmayız ki öğretmenim. :/

Evettt... Kendimizle ,sistemle vs.. ; Akademik başarıları yüksek tek tip MÜKEMMEL ROBOTLAR ürettiğimiz için gurur duyabiliriz...

Kuğ__
17.05.2016

YORUMLAR

18 Mayıs 2016, 18.52
Milli Eğitim Bakanlığının robot öğrenci yetişmesini tetiklediği aşikar.eski adıyla dersanelerde tuzu biberi oluyor.Çocuklarımız okul ve dersane arasında koştururken , biz de çocuklarımıza okumaları ve doktor , avukat veya mühendis olmaları için hiç baskı yapmıyor muyuz ? Bir yarış içine sokmuyor muyuz ?Birde ellerine akıllı ve tablet verip , boş zamanlarını arkadaşlarıyla oynayacağına eve hapsetmiyor muyuz ? Çocuklarımızın gözlerinin bozulmasına ve saatlerce PC başında beyinlerinin hantallaşmasına vesile olmuyor muyuz ?Çocuklarımızın robotlaşmasına biz velilerde hiç suç yok mu ? Sizlere soruyorum şimdi ? BU ÇOCUKLAR NASIL HAYAL KURSUN Kİ ?
19 Mayıs 2016, 18.37
''Biz hayal kurmayız ki öğretmenim.'' Bu cevap üzerine Okul Aile Birliğinin toplanıp çözümler üretmesi gerekmez mi? Hayal kurma merkezlerini evlerinde, sokaklarında ve okulda hangi sebepler köreltiyor bunların belirlenmesi gerekiyor.
20 Mayıs 2016, 00.00
Çok derin bir konuya temas etmişsin. O çocuklar sana yalan söylemişler. Evet tek tip insan yetiştirdiğimiz doğru ama eğer sağlıklı ise 5-6 yaşındaki bir çocuğun hayal kurmaması söz konusu olamaz. Onlar hayallerini paylaşmanın dalga konusu olabileceğini, hayatin hayallerinden daha acı gerçeklerle dolu olduğunu ne yazık ki çok erken yaşlarda öğrenmişler. Hani filmde çocuk babasına soruyorduya: " insanlar büyüdükçe hayalleri küçülür mü" (babam ve oğlum) Evet malesef küçülür. Ne garip değil mi büyüdükçe gördüğümüz, duyduğumuz, tanıdığımız, öğrendiğimiz, bilgi dagarcigimiza doldurduğunuz onca şeye rağmen ufkumuzun giderek daralması, hayallerimizle birlikte dünyamızın da küçülmesi? Hiçbir ağaç bir diğerinin aynısı değildir, ta ki kesilip dalı budağı yontulup bir marangozun elinden çıkana kadar. İnsanlar da böyle işte. Suçu eğitim sistemine atmayalım. Suç bizde eğitim sisteminin böyle olmasının sorumlusu da biz degilmiyiz? Bizden olmayana farklı olana saygımızı kaybettik, hoşgörümüzü, anlayışımızı, kültürümüzü, insanlığımızı... Biz çok şeyimizi kaybettik. Ama yeni birşey bulduk. Her ne kadar ne halt ettiğimizden haberimiz olamasa da hep birlikte birşeyler yapıyoruz ve bunu çokta iyi yapabiliyoruz. Adı "popüler kültür". Henüz kendini yetiştirmemis insanların yetiştirdiği çocuklardan ne bekliyorsun ki. Bence su an bir çocuğu okula göndermek ve ona evde televizyon izletmek çok yanlış bir hareket. Erkin Koray gibi okula göndermeyip evde eğitmeli. Hatta yeni bir kampanya bile başlatılabilir: "Baba Beni Okuldan Al!"
20 Mayıs 2016, 09.53
Bybrzyfnd ve Serotonin_'in tespitlerine katılıyorum. Doğru noktalara neşter vurmuşlar teşekkür ederim. Özellikle hayallerinin duyulmasından utanan bir tür çocuk modelini ürettik maalesef. Tabi bu okuldan okula, öğretmenden öğretmene ve aileden aileye çocuklar üzerinde değişen bir tutumdur. Birbirlerinin sıra dışı hayallerine saygıyla yaklaşması gerektiğini bilen ve bu yönde eğitilen çocuklar yok mudur, vardır tabi ki. Ama bu oran Türkiye'nin geneline kıyaslandığında çok az. Serotonin_'in ''Henüz kendini yetiştirmemis insanların yetiştirdiği çocuklardan ne bekliyorsun ki.'' saptaması ise sorunun bam telidir bence.
20 Mayıs 2016, 11.58
Yoruma eklemeyi son anda unuttuğum birkaç şey var ekleyeyim. Ülkemizde verilen eğitim öğrencilerin sol lobuna (konuşma, matematik işlemleri, dizimler ve analiz/çıkarımda oldukça işe yarar) hitap ediyor. Sağ lobunu (ritim, hayal kurma, renkler, boyut, hacim ve müzik faaliyetlerinde etkin olması gereken lobumuzdur) ise atıl bırakıyoruz. Romancılığın, şairliğin, felsefenin, sanatın, ressamlığın, tasarımın, tiyatronun, operanın vs güzel sanatların merdiveni sağ lobun ayağı ile, sağ lobda yerleşecek cesaret ile çıkılıyor. 

Dersleri sözlü olarak mantıki örgü içerisinde aktarıyoruz. Mantık öğrenciye gereğinden çok stoklandığında öğrenci karşısındakinin hayalinde birebir doğrusallık arıyor, somutluk arıyor. Aykırı noktalar gördüğünde ise umursamıyor yok sayıyor ve işte dalgasını geçiyor. 

Bu sorunu alt etmek kanımca o kadar zor değil. Ben olaya tersten bakıyorum aslında. Bir öğretmenin tabularını yıkan aslında çocuğun ta kendisidir. Kendisine özgü soruları öğretmenine sormasını engelleyen faktörler var. Aile içerisinde kendisinin ne ölçüde dinlendiği dikkate alındığı gibi etkenlerin üzerine eğilinmelidir diye düşünmekteyim. Konuya bir büyüteç tutabilmişsem sevinmiş olurum. 
20 Mayıs 2016, 15.30
Değerli fikirleriniz ve yorumlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Sizlerin yorumu bana bu konu üzerinde bir kaç şey yazma ışığı tuttu. En kısa sürede paylaşacağım.
Yorum yapabilmek için ÜYE GİRİŞİ yapmalısın