Sessiz İnsanların Gürültüsü
Elina Beş yaşındaydı. Konuşmayı seviyordu. Sözcükleri doğru yere koyamazdı belki ama duygularını saklamayı... Devamını oku
Elina Beş yaşındaydı. Konuşmayı seviyordu. Sözcükleri doğru yere koyamazdı belki ama duygularını saklamayı... Devamını oku
Yiyip içip hiç kilo almayıp beni sinir edeni yazdım ya Eh şimdi diğerlerine de sıra geldi. İlkokula gidiyorum, ablam orta okula başlamış.... Devamını oku
Hayda ne diyor dediniz ahada heyecan verici bir kadın erkek ilişkisi mi ? anlatayım o zaman. _Yavaş git Kanka _Nasıl yavaş gideyim gördün ağlıyordu telefonda (sesi titriyordu ağlamamak için zor tutuyordu kendini. _Tamam... Devamını oku
Salona girersin; masalar doludur, oyun döner, kelimeler akar. Bir rumuz dikkatini çeker, bir cümle oyunun dışına taşar. Kaybettiğin elde “canın sağ olsun” der; acele etmez, oyunu senin hızına göre yavaşlatır. Herkes konuşurken susar, sonra tek bir cümle... Devamını oku
Bir zamanlar gökyüzü daha yakındı. Elimizi uzatsak değecek gibiydi; parmak uçlarımızda rüzgârın serinliği,... Devamını oku
Yanlış beslenme yani... Devamını oku
Mahalle eskiydi; duvarları yeni boyanmıştı belki ama hafızası kabuktu. Boyanın altından sızan çatlaklar gibi geçmiş her yerden kendini belli ederdi. Her taş bir şeye tanıktı, her kapı aralığı yarım kalmış bir cümleyi saklardı. Sokak lambası akşamları geç... Devamını oku
Anahtar kilide girdiğinde kapı zorlandı. Bu bir direnç değildi; daha çok hatırlama gibiydi. Sanki ev beni tanımış ama içeri almadan önce duraksamıştı. Çünkü bu kapı en son annemle açılmıştı. Onsuz açılmayı öğrenmemişti henüz. Bir adım attım, sonra... Devamını oku
Kıskançlık masum bir duygu değildir. O, içimizde saklanan bir öfkenin; kabullenilmemiş bir yetersizlik... Devamını oku
Tartıya çıkıyorsun. Rakam düşmüş. İçinden bir sevinç geçiyor: “Demek ki işe yarıyor.” Ama... Devamını oku