GÜLER MİSİN AĞLAR MISIN
Kısa ve öz . Diyin ki bir dertleşme , hani bir şey yaşarsınız günlük yaşananlar içinde , sizi az biraz geren bir olay. İşte onun gibi bir durum. Bir arkadaşım ve annesi severim ikisini de... Devamını oku
Kısa ve öz . Diyin ki bir dertleşme , hani bir şey yaşarsınız günlük yaşananlar içinde , sizi az biraz geren bir olay. İşte onun gibi bir durum. Bir arkadaşım ve annesi severim ikisini de... Devamını oku
Aynaya baktığımda yanakları al al olan, gür kaşları ve kirpikleriyle kendine gülümseyen biri olmayı çok isterdim. Kendimi bildim bileli donuk suratlı, elimi saçlarıma attığımda avucumun içine gelen bir avuç kıl yumağıyla dans etmeye alışkınım biriyim. Kaşlarım bile dökülür. Kozmetik dünyası olmasa... Devamını oku
Saat hemen hemen 5 olmuştu. Uyku mahmurluğumu henüz üzerimden atamamışken, başımı soğuk cama dayadım. Çok ama çok uzun zaman sonra bu kirlenmiş şehre bembeyaz bir şeyler yağıyordu. Binaların çatıları… Ağaçlar, arabalar ve toprak… Hiç itirazsız kara teslim ediyordu kendini.... Devamını oku
Öğrenciyken, hayata dair en zor şeyin formüllerini ezberlediğim halde, çözemediğim matematik soruları olduğunu sanırdım. Zaman bana gösterdi ki ondan çok daha zor olan ve çok daha önemli şeyler var. Mesela insanları anlamak ve güvenebilmek… İlk defa girdiğim ortamlarda... Devamını oku
Ne zaman tüm akrabalar toplansak, mutlaka bol kahkahalı ve keyifli dakikalar garanti oluyor. Genellikle bu toplanmalar, düğün ve bayramlarda gerçekleşir. Gerçi, geçtiğimiz yaz durumu biraz değiştirdim. Yine bir düğünde buluşuldu. Uzaktan yakından gelen tüm akrabalar bir aradaydık. En... Devamını oku
Ellerimi uzattım.Tutundum da hatta.Kirli olduğuna bakmadan ellerinizin…İslerinizi bulaştırdınız.Aldırmadım…Gocunmadım…Silmedim… Gözlerime baktınız. Riya dolu şeytansı ışıltılarınızı gördüm. Her uzva yalan söyletildiğini öğrendim sizden. Anlamazdan geldim. Söylemedim…Yuttum…Sustum…Sessizdim… Sırtınızı yasladınız… Dik durmayı öğrendim. Bıçakladınız.Ağlamadım…Kanamadım…Ahlanmadım… Açtığınız kollarınıza... Devamını oku
Gözlerini kapatmadan önce yutkundu sankı son kezmiş gibi, mum ışığı titrerken avuçlarının arasında, sıcaklığını hiç hissetmediğini düşündü, parmaklarını dolastırdı usulca mum alevinde, figurlar ile süsledi o ince bileklerini kıvıra kıvıra. Uzanıp müziğin sesini biraz daha açtı, tatmin olmayıp biraz daha... telefondaki... Devamını oku
Kadınlara alışveriş dendiğinde aya merdiven kurarmış, Eskişehir'in ayazı bile kesemedi bugün alışla verişle olan muhabbetimizi. Doktordan çıktıktan sonra, Eskişehir'in en işlek caddelerinden biri olan Hamam Yolu'nda bir mağazaya girdik, pabuç almaya çabalıyorum. Eşim de fırsat bulduğu her... Devamını oku
Aklın fikrin, yad ellerdeki sessizlerin uykusunda. Bölük pörçük rüyalarında derinlerin...O uykuda, hıçkırıklara boğulmuş zebani tutkular. Hayatta, yanlışı kucaklayanların hepsi dipsiz bir kuyuda. Debeleniyorlar elleri kolları bağlı. Sıkışmışlar boylarınca, boyunlarındaki izler ise yaşları kadar taze ve... Devamını oku
Geçen gün, hayatım boyunca izlediğim en iyi dram filmi olmaya aday, güzel bir yapıta denk geldim. Belki izleyenleriniz vardır. ‘’ 12 Yıllık esaret’’ adlı filmden bahsediyorum. Filmin son dakikasına dek hem gerildim, hem üzüldüm, hem de hayrete düştüğüm noktalar... Devamını oku