OLUR BÖYLE ŞEYLER 3. HİKÂYE : YANLIŞLIKLA ÂŞIK OLDUM
Benim Selçuk diye bir arkadaşım var. Yirmi beş senedir tanışırız. İyi adamdır, severim. Ama birinin hayatını düzene sokmaya karar verdiyse geçmiş olsun. Kendi... tamamını oku
Benim Selçuk diye bir arkadaşım var. Yirmi beş senedir tanışırız. İyi adamdır, severim. Ama birinin hayatını düzene sokmaya karar verdiyse geçmiş olsun. Kendi... tamamını oku
Ben kötü bir insan değilim. Hatta çevremdekiler iyi biri olduğumu söyler. Yalnız son zamanlarda iyilik yapmadan önce biraz düşünmeye başladım. Çünkü geçen perşembe, hiç tanımadığım bir kadına yardım etmek isterken kendimi onun nişanlısı olarak buldum. Üstelik kadının bundan haberi vardı. Benim yoktu.... tamamını oku
Apartmanın Yeni Komşusu Bizim apartmana yeni biri taşındı mı, ilk öğrenen ben olurum. Meraklı olduğumdan değil. Benim kapının dürbünü asansörü tam karşıdan görüyor. İnsan ister istemez haberdar oluyor. Geçen salı üçüncü kata bir kadın taşındı.... tamamını oku
Bir deniz sahili kasabasında, mavi panjurlu bir evin bahçesinde, kara incir ağacının altında başlıyor her şey. Ama bu kez sadece bir an değil, içinden kopup gelen bir dönüş gibi; insanın kendine geri yürüyüşü gibi. Sabah. Henüz gün doğmamış. Gökyüzü,... tamamını oku
Bu yazımda herkesin diline doladığı o cümleyi kullanmayacağım, “eski bayramlar kalmadı…” çünkü bayramlar eskimedi, bayramlar değişmedi, eskiyen biz olduk. Yazı bugün mü yayınlanır yarın mı bilmiyorum ama ne zaman okunursa okunsun şimdiden en içten dileklerimle bu yazıyı okuyan ya da okumayan herkesin... tamamını oku
Bir zamanlar iki kalp vardı. Aynı ekrana düşen bir bildirimle günleri aydınlanan, aynı mesajla geceleri tamamlanan iki kalp. Sabah uyanıldığında ilk refleks, telefonun kilidini açmaktı. Parmaklar sanki ezbere yazıyordu o kelimeyi: “Günaydın.” O tek kelime bütün günün ağırlığını... tamamını oku
Hayatına biri girer. O an kalbin hızlandığını sanırsın. Her şeyin bir anda değiştiğini, kaderin kapıyı çaldığını düşünürsün. Oysa ilk kıvılcım çoğu zaman kalpte değil, beynin derin bir köşesinde doğar. Bir bakış, bir ses, kısa bir an… Beyin o sinyali gönderir, kalp ritmini... tamamını oku
Bir insanın dinlediği müziği çoğu zaman sadece bir zevk meselesi olarak adlandırıyoruz, değil mi? Ve ardından zevkler ve renkler tartışılmaz diyerek ekliyoruz.Ama konuya biraz farklı bir açıdan bakmayı denesek? Bazen dinlediğimiz müzik; geçmişimizin, yaşadıklarımızın ve hatta çocuklukta içimize attığımız duyguların bir yansıması... tamamını oku
Çocukken… çocukken diyorsam on yedi yaşlarındayken, sorduklarında kaç yaşındasın? diye hep yirmi derdim. On sekizimde de yine yirmi. Sanki o yaşa varırsam önümde bir kapı açılacakmış gibi. Sanki yirmi olunca bir anda büyüyecekmişim gibi. Beklediğim bir yaştı o. Gözümde büyüttüğüm bir eşik.... tamamını oku
Mustafa Amca, namı diğer Koca Mustafa, seksen yaşındaydı. Üç erkek çocuk babasıydı. Ömrü çalışmakla, sustuklarını içine atmakla geçmişti. Eşini, hayat arkadaşını kaybedeli tam on yıl olmuştu. Koskoca on sene. Başlarda günleri saymıştı. Sonra aylar birbirine karışmıştı. Şimdi ise zaman, takvimden değil, sabahlardan... tamamını oku