Biri Yer, Biri Yİyemezken...
Yanlış beslenme yani... Devamını oku
Yanlış beslenme yani... Devamını oku
Mahalle eskiydi; duvarları yeni boyanmıştı belki ama hafızası kabuktu. Boyanın altından sızan çatlaklar gibi geçmiş her yerden kendini belli ederdi. Her taş bir şeye tanıktı, her kapı aralığı yarım kalmış bir cümleyi saklardı. Sokak lambası akşamları geç... Devamını oku
Anahtar kilide girdiğinde kapı zorlandı. Bu bir direnç değildi; daha çok hatırlama gibiydi. Sanki ev beni tanımış ama içeri almadan önce duraksamıştı. Çünkü bu kapı en son annemle açılmıştı. Onsuz açılmayı öğrenmemişti henüz. Bir adım attım, sonra... Devamını oku
Kıskançlık masum bir duygu değildir. O, içimizde saklanan bir öfkenin; kabullenilmemiş bir yetersizlik... Devamını oku
Tartıya çıkıyorsun. Rakam düşmüş. İçinden bir sevinç geçiyor: “Demek ki işe yarıyor.” Ama... Devamını oku
Gülüyoruz. İşe giderken, arkadaş ortamında, telefonda konuşurken; gamyun genelinde, oyun salonlarında… “İyiyim” diyoruz, hatta bazen kahkaha da atıyoruz. Masada şakalaşıyoruz, oyuna odaklanıyoruz, bir süreliğine her şeyi unutmuş gibi yapıyoruz. Ama... Devamını oku
Şunu yaşayan çok insan var, hatta büyük ihtimalle sen de yaşadın. Aklın “olmaz” derken, içinden bir ses hâlâ “ama ya…” diye fısıldar. Dışarıdan bakan biri için yanlış olan şey, senin içinde karmaşık bir hâl alır ve... Devamını oku
Mis gibi beyaz sabun kokan, o masum, o sıradan, o sapsade günler bitti, gitti. Yerine... Devamını oku
Herkes okur. Azı hisseder. Hayat bazen insanın üstüne üstüne gelmiyor. Daha... Devamını oku
Günaydın, diye başlamak biraz sade kalacak belki ama, herkese günaydınn (gerçekten herkese) Sabah sabah bir masada bir çiftin sohbetine dahil oldum istemeden mi denir bilemedim. Erkek, sanırım yeni tanıştığı kız arkadaşına buradaki uyması... Devamını oku